DAİŞ’liler serbest bırakılıyor: Dünyanın güvenliği tehdit altında 2026-01-23 09:14:19   MERSİN - HTŞ ve Türkiye destekli çetelerin Rojava’ya yönelik saldırılarda özelikle DAİŞ'lerin tutulduğu cezaevleri hedef alınarak, birçok DAİŞ'li serbest bırakıldı. Bu duruma dikkat çeken DAD'lı Hüsniye Çelik, “Dünyanın güvenliği tehdit altındadır. En yakın tehdit ise Türkiye’de yaşanacaktır” dedi.   HTŞ çeteleri, Suriye’de “Geçici Hükümet” olma sıfatıyla sahneye çıktıkları ilk andan itibaren katliamlarını Suriye’nin kıyı kesimlerinde yaşayan Alevi ve Dürzi halklara yönelik gerçekleştirdi. 6 Ocak’ta Halep’in Şêx Meqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik başlayan saldırılar Rojava ile sürüyor.  Saldırılar kapsamında, 2014 yıllarında çok sayıda katliam ve soykırım geçmişi bulunan DAİŞ çetelerinin tutulduğu cezaevleri hedef alındı ve şimdiye kadar çok sayıda DAİŞ’li serbest bırakıldı.   Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Mersin Şubesi Eş Başkanı Hüsniye Çelik, DAİŞ’lilerin serbest bırakılmasının başta Ortadoğu olmak üzere tüm dünyanın güvenliğini tehdit ettiğini belirterek, tüm inançların ve kimliklerin Rojava’ya yönelik saldırılara karşı ses çıkarması gerektiğini vurguladı.   Rojava’da özgür yaşam yaratıldı   2014 yılında Kobanê ’de cihadist İŞİD terör örgütünün Kürt halkına yönelik katliam girişimine hatırlatan Hüsniye Çelik, “O dönemde Suriye Demokratik Güçleri dünyanın bütün kesimlerini takdirini alacak şekilde bir mücadele ördü. Yaklaşık on yılı geçti, bir yönetim oluşturuldu. Rojava’da bütün halkların ve inançların birlikte özgürce yaşadıkları temsil edildikleri bir ortam yaratıldı. SDG’nin İŞİD barbarlığına karşı mücadelesi dünya kamuoyunda takdirle karşılanırken geldiğimiz noktada bütün dengeler değişti. Kürtler tekrar tek başına bırakıldı” dedi.   İŞİD’çi anlayışa Suriye teslim edilmek isteniyor   HTŞ’nin ve Colani’nin de İŞİD’çi bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Hüsniye Çelik,  “Özellikle kıyı kesimlerinde ki Alevlere, Dürzilere karşı yapılan katliamları, kadınlara, çocuklara karşı uygulamalarını biz buradan dehşetle izledik. Dünya kamuoyu da bunun farkında. Böyle bir yapıya Suriye teslim edilmek isteniyor. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yok. Daha dün Suriye’nin öz halklarından olan Kürtler katliamlara karşı karşıya gelmişken bugün Kürtlere diyorlar ki: Gelin bize teslim olun. Neyine güvenip teslim olacaksın. Dün de diğer halklara da aynı şeyi söyleyip katliamlardan geri durmadılar. Üç gün önce Halep’te yapılanları izledik. Öldürülen insanların bununla yetinmeyip dördüncü kattan atıldıklarına da şahit olduk” diye belirtti.    Türkiye'nin desteği   27 Şubat’tan bu yana bir barış sürecine girildiğini söyleyen Hüsniye Çelik, gelinen noktada Türk devletinin Kürtlerle barış görüşmeleri yaparken Lozan’da çizilen sınırlarla Kürtlerin akrabalarıyla olan kan bağını yok sayarak HTŞ’nin katliamlarına rağmen desteklemesine dikkat çekti. Yine Türk devletinin ‘Kürtlerle kardeşiz’ söylemlerine atıfta bulunan Hüsniye Çelik, “Madem kardeşsek o zaman sen kendi kardeşlerinin var olma mücadelesini destekleyeceğine nasıl cihadist bir örgütle yan yana durmayı tercih ediyorsun?” diye sordu.   ‘Rojava dünyada eşi az görülen bir yapılanma’   Rojava örneğinin dünyada eşi az görülen bir yapılanma olduğunu ifade eden Hüsniye Çelik, Emperyal sistemlerin bundan rahatsız olduğunu söyledi.  Bu sistemlerin Ortadoğu’da kaotik ortamlardan beslendiğini dile getiren Hüsniye Çelik, Rojava örneğinin bu beslenmeye meyil verecek bir yapı olmadığını aktardı. Hüsniye Çelik, “Bu durumu baltalamak için de Rojava’yı gömmeye çalışıyorlar. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Türkiye Cumhuriyeti’nin tavrını Kürtlerden yana koymasını hepimiz aruzlarız öyle de olması gerekiyor. Maalesef geldiğimiz nokta gerçekten çok kaygı verici boyutlarda. Bu bir onur varlık meselesidir. Sen bir halkın kimliğini varlığını inkâr edip toptan katletmeye çalışırsan bu halkta direnmekten başka tavır göstermek durumunda değil” ifadelerini kullandı.    İŞİD’liler serbest bırakılıyor: Dünyanın güvenliği tehdit altında   İki yıl öncesinden Amerika kamuoyunda İŞİD’in yaptığı katliamların önünde duran Suriye Demokratik Güçlerine müthiş bir takdirin  hakim olduğunu hatırlatan Hüsniye Çelik, “Şimdi sanki onlar yaşanmamış gibi bin 550’ye yakın İŞİD militanı serbest bırakıldı. Bunların Türkiye, dünyaya ve Ortadoğu’ya yayılacaklarını düşünüyorum. Nasıl katliamlar yaptıklarını da biliyoruz. Dünyanın güvenliği tehdit altında olmuş olacak. En yakında kendi ülkemiz olduğu için en yakın tehditte Türkiye de yaşanır. Bunların bize zaman gösterecek. Keşke zaman bize yanılsa ve bunlarla karşılaşmasak. Ama böyle bir zihniyetin geçmişteki pratikleri yarının pratiklerine örnek teşkil edecek. Bunlara güvenip bu tür tavırlar içerisinde olması ne bizim ne de diğer dünya ülkelerinin hayrına bir şey olmayacaktır” diye aktardı.   ‘Tüm kimlikler bu katliama karşı ses yükseltmeli’   Kimlik ve inancın insanların onuru olduğunu söyleyen Hüsniye Çelik şöyle konuştu: “İnsanı yapan değerlerdir. Ve bütün vicdan sahibi herkesin her hangi bir inanç, etnik kimlik üzerinden değil vicdan sahibi bütün kesimlerin bu saldırılar karşısında tavır göstermesi gerekir. Özellikle Türkiye kamuoyunun Türk halkının bunun karşısında yek vücut durması gerekir. Bunun yanlış olduğunu Türk hükümetine anlatması lazım. Birlikte bunun mücadelesini yaparsak belki devletlerde yaptıkları yanlışın ayırdına varırlar.  Türkiye’de ki bütün inançlar, etnik gruplar, kimlikler bu yapılan haksızlığa katliamlara karşı mutlaka seslerini yükseltmeleri gerekir” şeklinde konuştu.