Tülay Hatimoğulları'ndan JES nöbetine destek 2026-09-27 21:37:56     MÛŞ - Gimgim’daki JES nöbetine destek veren DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 8 Ekim’deki inceleme için “Halkın burada kendi rengiyle var olması hayati önemde” dedi.   Mûş'un Gimgim (Varto) ilçesine bağlı Xwarik köyünde, Amerika merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı, Gimgim Ekoloji Platformu Gençlik Meclisi'nin başlattığı nöbet eylemi devam ediyor. Nöbet eyleminin 147'nci gününde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve Mûş Milletvekili Sümeyye Boz, dayanışma ziyareti gerçekleştirdi.    Ziyarette konuşan Sümeyye Boz, halkın gündeminin mücadele olduğunu belirterek, "Kendi topraklarına ve suyuna sahip çıkan bu direniş, 8 Ekim'de de yine aynı çağrı, ruh, inanç ve güçle cevabını verecektir" dedi.   'Sesiniz olacağız'    Gimgim'ın direnişinin sadece Gimgim'da konuşulmadığını kaydeden Tülay Hatimoğulları da "Buradaki halkın taleplerini parlamentoda da Ankara'da da dile getirdik. ABD'li bir şirket burada yürütmek istediği projeyle tamamen doğa talanını hedefliyor. Bu ABD menşeli şirketin bir kere burada ruhsatının tamamen iptali son derece önemli. Ve değerli arkadaşlar, Türkiye'de ne yazık ki mevcut olan iktidar, maden şirketlerine ve JES'lere, HES'lere, yaşam alanlarında kurulan RES'lere 'yenilenebilir enerji' diyor. Leblebi dağıtır gibi ruhsat dağıtılıyor. Aynı zamanda yasal çerçevede oyunlar oynuyorlar. Aslında kanuni olmayanı kanuni göstermeye çalışıyorlar. Varto'da 4 bin 37 hektarlık ruhsat için 8 hektara ÇED raporu çıkarılabilmiş. Bingöl için mesela Peri Vadisi, 2 bin 644 hektarlık alan için 18 hektarlık ÇED raporu çıkarılmış. Yani burada hangi yöntem izlenmiş? Parçala, alanları daralt, yönet ama esasen sahici rakamları gizlemeye çalış. Biz yapılan bütün çalışmanın doğa düşmanı çalışma olduğunun altını bir kere daha çizelim. 8 Ekim'de burada gerçekleşecek olan incelemede halkın burada kendi rengiyle var olması; bütün işçilerin, emekçilerin, köylülerin, üreticilerin kendi renkleriyle, dokularıyla, kıyafetleriyle, sembolleriyle burada olması hakikaten hayati bir öneme sahiptir. DEM Parti olarak 8 Ekim'de burada olacağız ve aynı zamanda Ankara'da da sesinizi buraya paralel bir şekilde o gün de duyuracağımızı bilmenizi isterim değerli arkadaşlar" dedi.   'Mücadeleniz mücadelemizdir'   Gimgim'ın 1966'da yaşadığı depremi hatırlatan Tülay Hatimoğulları, halkın can güvenliğinin, yaşam alanlarının göz ardı edildiğini ifade etti. Gimgim'da planlanan ağaç kesimine de dikkati çeken Tülay Hatimoğulları, şunları söyledi: "Buradaki Varto'lu köylüler bunu dile getirdikleri için, sosyal medyada paylaştıkları için ifadeye çağrılıyor. Oysa ağaç katilleri gidip ifade vermeli, ağacı savunanlar değil! Ben buradan ağacını, ormanını, suyunu, toprağını savunan başta Varto'lular olmak üzere bütün direnişçilere selam ve saygılarımızı sunuyorum. Direnişiniz direnişimizdir, mücadeleniz mücadelemizdir!   Biliyorsunuz mevcut olan iktidar, Türkiye'de Antalya'da gerçekleşecek olan İklim Zirvesi COP31'i şimdi kendine bir reklam aracı haline getirmiş durumda. Bakın COP31 bu sene Antalya'da toplanacak ve mevcut olan iktidar Varto'daki projelere, birçok yerdeki maden projelerine onay veriyor. Bu gerçekleşecek olan iklim zirvesinde de kamuoyuna, uluslararası kesimlere 'yeşil boya badana' yapıp gülerek 'Güle güle' diyecek. Gerçekse iklim krizinin derinleşmesi için adeta 'derinleşsin' diye politika izliyorlar. Türkiye iklim kriziyle ilgili parlamentoda bir yasayı geçirirken, bir uluslararası sözleşmeyi geçirirken, aynı haftada Rusya'ya şu çağrı yapıldı: 'Gelin yeni nükleer santral kurun.' Mersin'deki nükleer santral yetmiyormuş gibi. Bir yandan iklimle ilgili uluslararası sözleşme imzalıyor, öte yandan 'Gelin nükleer santral kurun' diyorlar. Bunu kabul etmek mümkün değil. Ve elbette sizin gibi ekoloji mücadelesi verenler; havasına, suyuna, taşına, toprağına sahip çıkanlar, ormanına, ağacına sahip çıkanlar, İklim Zirvesi'ne karşı halkların iklim zirvesini oluşturdular. Bugün HİZ adı altında Türkiye'nin dört bir yanında alternatif olarak bir örgütlenmenin içine girilmiş durumda. İnanın bu çok önemli, inanın bu çok kıymetli. Ve Vartolular sadece Varto'da değil, seslerini Türkiye'nin dört bir yanında duyurdular."   Konuşmanın ardından, sanatçılar Metin Kemal Kahraman çadırda müzik dinletesi gerçekleştirdi.