TKDF: 21 kadın katledildi 12 şüpheli ölüm 2026-11-04 14:14:29   ANKARA - Ekim ayına dair kadın katliam verilerini paylaşan TKDF, ekim ayında 21 kadın katledildiği, 12 kadının ölümü kayıtlara şüpheli olarak geçtiğini kaydetti.    Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF), Ekim 2026 “Kadın Cinayetleri Raporu”nu yayımladı. Rapora göre 1-31 Ekim tarihleri arasında 21 kadın katledildi, 12 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.   Kadınları en çok aile içindeki erkekler katletti   Rapora göre 7 kadını aile içindeki erkekler, 5 kadını boşandıkları ya da boşanma aşamasında oldukları erkekler, 4 kadını birlikte oldukları ya da yaşadıkları erkekler, 3 kadını ise ayrıldıkları ya da reddettikleri erkekler katletti. Bir kadın tanımadığı bir erkek tarafından katledilirken, bir kadının failinin kimliği belirlenemedi.   15 kadın ateşli silahla katledildi   Kadın katliamlarında en çok ateşli silah kullanıldı. 15 kadın ateşli silahla, 2 kadın ise kesici aletle katledildi.   ‘Kadınların yaşam hakkı kendi kararları üzerinden tehdit ediliyor’   Kadın katliamlarının yapısal sorunların sonucu olduğunu belirten TKDF, “Kadınların en çok kendi evlerinde öldürülmesi, eşitlikten uzak ve denetimsiz bırakılmış aile yapısının kadınlar açısından nasıl bir risk alanına dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Boşanma sürecinde olan ya da ayrılmak isteyen kadınların hedef haline gelmesi, kadınların yaşam hakkının kendi kararları üzerinden tehdit edildiğini göstermektedir. Koruma kararı bulunmasına rağmen kadınların öldürülmüş olması, koruyucu ve önleyici mekanizmaların etkin uygulanmadığını bir kez daha gözler önüne sermektedir” ifadelerini kullandı.   Koruyucu ve önleyici mekanizmalar etkin işletilmeli   TKDF, “Sonuç olarak, Ekim 2026 verileri, ataerkinin beslediği eşitsizlik, cezasızlık kültürü ve etkisiz uygulamaların kadınların yaşam hakkını doğrudan tehdit ettiğini bir kez daha göstermektedir. Kadın cinayetleri bireysel değil, yapısal bir sorundur. Yaşam hakkının güvence altına alınması için koruyucu ve önleyici mekanizmaların etkin işletilmesi, risk analizlerinin bilimsel kriterlerle yapılması, yargı süreçlerinde şiddet riskinin öncelikli değerlendirilmesi ve kadın-erkek eşitliğini esas alan politikaların kararlılıkla uygulanması zorunludur” dedi.