Söylem var pratik yok!

  • 09:01 8 Şubat 2026
  • Güncel
Neslihan Kardaş
 
ŞIRNEX - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne dair konuşan kadınlar, Devlet Bahçeli'nin "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" sözlerini hatırlatarak, “Söylenenler çok, yapılan bir şey yok” dedi.
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan “Barış ve Demokratik Toplum” süreci bir yılını doldururken, sürecin baş müzakerecisi olan Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne dair atılmış bir adım yok. Abdullah Öcalan için “umut hakkı” ise hala gündemde. "Umut hakkı", ömür boyu hapis cezası verilen ve koşullu salıverme imkanından yararlanamayan tutsakların durumuyla ilgili bir düzenleme. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), "Öcalan-2" kararıyla Türkiye’yi "umut hakkı" konusunda 2014 yılında mahkum etti. Ancak aradan 12 yıl geçmesine rağmen herhangi bir düzenleme yapılmadı. “Umut hakkı” sık sık tartışılırken, en son MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 3 Şubat'ta gerçekleştirilen haftalık grup toplantısında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için "umut hakkı" çağrısında bulundu. Devlet Bahçeli, "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" açıklaması yaptı. 
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü gündemine dair Şirnex’te mücadele yürüten kadınlara mikrofon uzattık.
 
‘Sayın Öcalan özgür olursa tüm Orta Doğu kandan temizlenir’
 
İlk olarak mikrofonumuza konuşan Barış Annesi Meliha Atak, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yaptığı 27 Şubat çağrısını hatırlatarak, bu çağrıdan sonra herkesin barış için bir olması gerektiğini vurguladı. 27 Şubat çağrısının desteklenmesi ve sonuca ulaşması sonucunda artık hiçbir annenin gözyaşının akmayacağını ifade eden Meliha Atak, “Maalesef söylenen çok şey var ama yapılan bir şey yok. Umut hakkından bahsediyor ama bir şey yapmıyor. Ben bir anne olarak herkesin elini taşın altına koymasını istiyorum. Herkes Sayın Abdullah Öcalan’ın uzattığı ele el uzatsın. Kürt Halkı Önderi artık özgür olsun. O sadece Kürt halkı için değil, herkes için barış istiyor. Bu yüzden özgür olmasını istiyoruz. Sayın Abdullah Öcalan herkesin haklarının korunmasını ve insanca yaşamasını istiyor. Sayın Öcalan özgür olursa tüm Orta Doğu kandan temizlenir” dedi.
 
‘Devlet Bahçeli’nin söylemleri formalite’
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Silopiya İlçe Eşbaşkanı Besê Ceviz de Abdullah Öcalan’ın yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısı ile tüm dünyaya seslendiğini söyledi. Besê Ceviz, “Sayın Öcalan ile görüşmeler yapılıyor ama bir sonuca varılmıyor. Bizler de birçok halk buluşması gerçekleştirdik. Birçok çalışma oldu. Ama Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için atılmış hiçbir adım yok. Kürt halkı olarak, tüm dünya önderleri gibi bizim de önderimiz özgür olsun istiyoruz. Sayın Öcalan sadece Kürt halkı için değil, tüm halklar için mücadele ediyor. Rojava’ya dönük çok ağır saldırılar oldu buna rağmen önderimiz hala barışı savunuyor. Devlet Bahçeli, daha önce de umut hakkına dair konuşma yapmıştı. Söylenen çok şey var ama yapılan bir şey yok. Artık Devlet Bahçeli’nin bu söylemlerinin formalite olduğunu düşünüyoruz. Devlet Bahçeli gerçekten isterse somut bir adım atar” sözlerine yer verdi.
 
‘İmralı’nın kapıları açılmalı’
 
Yaklaşık bir yıldır devam eden sürece dikkat çeken Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Aycan Azman ise süreçte misyon sahibi olan kişinin Abdullah Öcalan olduğunu söyledi. Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne dair atılan bir adım olmadığını belirten Aycan Azman, “Orta Doğu’nun her yeri yanıyor ama bu savaşa karşı bir alternatif bulan kişi Sayın Öcalan’dır. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü bir an önce sağlanmalı. Süreç için muhatap Sayın Öcalan’dır ama koşulları onun önünü kapatıyor. Orta Doğu’daki tüm bu savaş, katliam ve olumsuzluklara karşı alternatifi de Sayın Öcalan yaratmıştır. Biz, Kürt halkı olarak Öcalan’ın söylediklerinin dinlenmesini istiyoruz. Sürecin muhatabı Sayın Öcalan ise İmralı’nın kapıları açılmalı. Bundan birkaç gün önce yine Devlet Bahçeli, umut hakkına dair bir konuşma yaptı. Baktığımızda çok şey dile getiriliyor ama pratikte yapılan bir şey yok. Orta Doğu’da nereye bakarsak bakalım her yerde savaş yaşanmış. Bütün bu savaşların önünü durduracak kişi ise yine Sayın Öcalan’dır. Devletin de bu noktada adım atması gerekiyor” şeklinde konuştu.