Ege Bölgesi Hapishaneleri hak ihlalleri raporu açıklandı
- 13:14 14 Şubat 2026
- Güncel
İZMİR - İHD, 2025 yılı Ege Bölgesi Hapishaneleri hak ihlalleri raporunu açıkladı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, "2025 yılı Ege Bölgesi Hapishaneleri hak ihlalleri" raporunu dernek binasında açıkladı. Açıklamayı İHD İzmir Şubesi yöneticisi Nazlı Turan yaptı.
Raporun, Aydın, Afyon, Balıkesir, Muğla, Manisa, Uşak, Denizli, Kütahya ve İzmir illerindeki cezaevlerindeki ihlalleri kapsadığını açıklayan Nazlı Turan, "Hapishanelerden gelen başvurular, mahpus yakınlarının aktarımları, avukat görüşmeleri ve basın taramaları sonucunda elde edilen veriler temel alınarak hazırlanmıştır. 2025 yılı boyunca yapılan başvurular ve incelemeler sonucunda; işkence ve kötü muamele iddialarının, çıplak arama ve onur kırıcı arama uygulamalarının, uzun süreli tecrit ve izolasyon uygulamalarının, sağlık hakkına erişimin engellenmesinin ve hasta mahpusların tedaviye ulaşamamasının, hastaneye sevklerin geciktirilmesinin veya hiç yapılmamasının, keyfi disiplin cezaları ve infaz yakmaların, koşullu salıverme hakkının belirsiz ve öngörülemez değerlendirmelere tabi tutulmasının, haberleşme, aile görüşü ve avukat görüşü haklarının kısıtlanmasının, kitap, gazete ve diğer yayınlara erişimin keyfi biçimde engellenmesinin, koğuşların aşırı kalabalık, hijyen ve ısınma koşullarının yetersiz olmasının, yeterli, sağlıklı ve diyete uygun beslenme sağlanmamasının, içme suyu, sıcak su ve temel ihtiyaçlara erişimin ekonomik koşullara bağlı hale getirilmesinin süreklilik arz eden hak ihlalleri niteliğinde olduğu tespit edilmiştir" dedi.
Temel haklar ihlal ediliyor
Uluslararası sözleşmelerin ve ulusal mevzuatın tutsakların insan onuruna uygun koşullarda tutulmasının devlet açısından bağlayıcı yükümlülükte olduğunu hatırlatan Nazlı Turan, infaz rejiminin ek bir cezalandırma aracına dönüştürülemeyeceğini ifade etti. Hasta tutsakların hastalıklarına rağmen tahliyelerinin engellendiğine dikkat çeken Nazlı Turan, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları uyarınca, sağlık durumu hapishane koşullarında kalmaya elverişli olmayan kişilerin tutulmaya devam edilmesi insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele yasağı kapsamındadır. Haberleşme özgürlüğü, aile hayatına saygı hakkı ve ifade özgürlüğü bakımından da ciddi ihlaller söz konusudur. Mektupların verilmemesi, yayınlara erişimin keyfi biçimde engellenmesi ve aileye yakın hapishaneye nakil taleplerinin somut değerlendirme yapılmaksızın reddedilmesi; Anayasa’nın 22. maddesi ve AİHS’nin 8. maddesi kapsamında ihlal niteliğindedir. Koğuşların kapasite üstü doluluğu, yetersiz havalandırma, hijyen sorunları ve temel ihtiyaçlara erişimin kantin fiyatlarına bağlı hale getirilmesi; 5275 sayılı Kanun’un 63. maddesinde düzenlenen insani barınma koşulları yükümlülüğüne açıkça aykırıdır. Hapishanelerde kurulan İdare ve Gözlem Kurullarının bağımsız ve tarafsız kişilerden oluşmadığı, üyelerinin çoğunlukla hukuki formasyona sahip olmadığı ve verdikleri kararların objektif, denetlenebilir ölçütlere dayanmadığı görülmektedir. Bu kurulların mahpusların 'iyi halli olmadığı' yönündeki değerlendirmeleri, büyük ölçüde subjektif kanaatlere dayanmakta; bu kararlar sonucunda mahpusların başta kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı olmak üzere birçok temel hakkı ihlal edilmektedir” sözlerine yer verdi
Talepler
"* İşkence ve kötü muamele iddiaları hakkında bağımsız ve etkili soruşturmalar yürütülmeli
* Hasta mahpusların tedaviye erişimi sağlanmalı ve infaz erteleme mekanizmaları etkin biçimde işletilmeli
* Sağlık, haberleşme, kitap, spor, yayın ve görüş haklarına yönelik keyfi uygulamalara son verilmeli
* Koşullu salıverme ve disiplin süreçleri hukuki güvenlik ilkesi doğrultusunda yeniden düzenlenmeli
* Hapishaneler bağımsız ulusal ve uluslararası denetim mekanizmalarına açılmalıdır."







