TJK-E’den 8 Mart çağrısı

  • 16:45 20 Şubat 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - 8 Mart kapsamında açıklama yapan TJK-E, “Kadın özgürlüğünü savunmak ise demokratik toplumu savunmaktan ayrı düşünülemez” dedi. 
 
Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) yaptığı yazılı açıklamada, 1–10 Mart tarihleri arasında Avrupa’nın çeşitli kentlerinde eylem ve etkinlikler gerçekleştireceğini belirtti.  
 
Yeni yıla Kürt halkına ve özelde de Rojava’ya yönelik saldırılarla girildiğini, bu saldırıların salt askeri olarak ele alınamayacağını belirten TJK-E,  “Bu süreç, ulus-devletçi, merkeziyetçi ve erkek egemen modernitenin; demokratik toplum deneyimlerine karşı geliştirdiği yapısal bir refleksin yeni bir evresidir” dedi. 
 
Açıklamada, “Reber Apo geçmiş süreçten bugüne özellikle Rojava'ya dönük saldırılara karşı öngörüleri ve halkın güvenliğini önceleyen yaklaşımlarını her seferinde belirtmiştir. Asıl hedef alınan yalnızca bir coğrafya değil; halkların eşit ve ortak yaşam iradesi, kadın özgürlüğü paradigması ve alternatif toplumsal örgütlenme modelidir. Rojava’da filizlenen kadın devrimi, devletçi modernitenin hiyerarşik, militarist ve tekçi karakterine karşı; komünal, çoğulcu ve yerel-demokratik bir yaşam anlayışını savunuyor” denildi.  
 
Kadının iradesinin bastırıldığı bir yerde demokratik toplumdan söz edilemeyeceğinin altını çizen TJK-E, “Bu nedenle kadın mücadelesi; yalnızca cinsiyet eşitliği talebi değil, aynı zamanda demokratik siyaset, ekolojik yaşam ve halkların birlikte var olma hakkının savunusudur” vurgusunda bulundu. 
 
“8 Mart’ın tarihsel anlamı da tam burada şekillenir” diyen TJK-E, “Halkların ortak yaşam iradesini savunmak; kadın özgürlüğünü savunmaktan, kadın özgürlüğünü savunmak ise demokratik toplumu savunmaktan ayrı düşünülemez. Barışı savunmak, yalnızca savaşın karşısında durmak değildir; eşitliği, adaleti ve özgürlüğü kurumsallaştıracak toplumsal mekanizmaları inşa etmektir. Kadın devrimi olarak ifade edilen dönüşüm de, bu inşa sürecinin merkezinde yer almaktadır” diye belirtildi. 
 
Rojava’nın “özgür kadınlar diyarı” olduğunu ve “onu savunacaklarını” vurgulayan TJK-E, “Bu çerçevede 1–10 Mart tarihleri arasında Avrupa’nın çeşitli kentlerinde gerçekleştirilecek etkinlikler; yalnızca protesto değil, demokratik kamuoyunun kolektif vicdanını görünür kılma çağrısıdır. Kadınların, gençlerin ve tüm demokratik çevrelerin bu sürece katılımı; toplumsal dönüşümün meşruiyetini ve sürekliliğini güçlendirecektir” dedi.