Çocuğa yönelik cinsel saldırı davasında üç yıldır adalet bekleniyor
- 09:52 13 Temmuz 2026
- Hukuk
Rabia Önver-Dilan Babat
COLEMÊRG- Bir köyde yaşanan çocuğa yönelik cinsel saldırı davası yaklaşık üç yıldır sonuçlanmaz ve fail tutuklanmazken, aile ise tehditlere rağmen adalet mücadelesini sürdürüyor. Yarın görülecek duruşma için çağrıda bulunan anne, “Kızımın başına gelenler başka hiçbir çocuğun başına gelmesin diye uğraşıyorum. Adalet yerini bulsun” dedi.
Colemêrg’in bir ilçesine bağlı bir köyde 9 Eylül 2023 yılında N.G. isimli erkek, bir çocuğa cinsel saldırıda bulundu. Çocuğun olayı ailesine anlatması üzerine çocuğun annesi 112’yi ararken, Jandarma olay yerine gelip incelemelerde bulunmuş ve soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında fail N.G. ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmıştı.
Bir yıl sonra iddianame
Bir yılın ardından 11 Nisan 2024 yılında Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianame hazırladı. İddianamede, fail G.N. hakkında “çocuğun cinsel istismarı” ve “tehdit” suçlarından cezalandırılması istendi. Cinsel saldırıya uğrayan çocuğun beyanlarına yer verilen iddianamede, failin çocuğa cinsel saldırıyı anlatması halinde çocuğu öldürmekle tehdit etmesine de yer verildi.
Fail hakkında yakalama kararı
İddianame Yüksekova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafınca kabul edildi. İlk duruşma 16 Ekim 2024 yılında görülürken, mahkeme fail hakkında adli kontrol tedbirinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi. Görülen 6 dava boyunca mahkeme fail hakkında tutuklama kararı vermezken, duruşma eksik evrakların giderilmesi talebiyle ertelendi. 7 ve 8’inci duruşmada mahkeme fail hakkında duruşmaya zorla getirilme kararı verdi. Görülen 9’uncu duruşmada avukatlar tarafından failin yakalanma kararı çıkartılması talep edilirken, mahkeme talebi kabul etti. Davanın 10’ncu duruşması ise yarın Yüksekova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
Olaya dair görüştüğümüz çocuğun ailesi, baskılardan kaynaklı görüntü vermezken, 3 yıldır sürdürdükleri adalet mücadelesini JINNEWS’e anlattı.
‘Kendimizi güvende hissetmiyoruz’
Yaklaşık üç yıldır adalet mücadelesi verdiklerini belirten anne, ekonomik yoksulluk, yaşadıkları yerde maruz bırakıldıkları dışlanma ve tehditlere rağmen davadan vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Aynı yerde yaşamaya devam ettiklerini ifade eden anne, fail hakkında yargılama sürmesine rağmen, kendilerini güvende hissetmediklerini belirterek, süreç boyunca yalnız bırakıldıklarını söyledi. Anne, yaşadıkları ekonomik koşulların da adalet mücadelesini ağırlaştırdığını dile getirerek şunları söyledi: "Herkes bize yardımcı olsun. Dört çocuğumuz var. Dört yıla yaklaşıyor, hiç kimse bize inanmadı. Ama Allah bize yeter. Üç yıldır nelerle mücadele ettiğimi bir ben bilirim, bir de Allah bilir."
'Dosyayı kapatmamız için tehdit edildik'
Aynı kentte yaşamaya devam ettikleri için sürekli baskı altında olduklarını söyleyen anne, davadan vazgeçmeleri yönünde tehdit edildiklerini belirterek, "Aynı kentin içindeyiz. O kişi buralarda dolaşıyor. Eşim bir işe gidemiyor. Bizi 'dosyayı kapatın' diye çok tehdit ettiler. Başımıza gelmeyen kalmadı. Ama ilk ifadem neyse bugün de odur. Asla davadan geri çekilmeyeceğim. Kızım için adalet istiyorum. Bir an önce adalet yerini bulsun istiyorum. Yeter ki kızıma yaptıklarının cezasını çeksin" diye belirtti.
'Kızım eve ağlayarak geldi'
Olay gününü de anlatan anne, çocukların dayılarının yanından ayrıldıktan sonra koşarak eve geldiklerini söyledi. Büyük çocuğunun yaşadıklarını ağlayarak anlattığını ifade eden anne, yaşananların ardından hem çocuğunun hem de kendisinin büyük bir travma yaşadığını söyledi. Anne, bunun üzerine failin evine giderek hesap sormak istediğini, failin eşiyle görüştüğünü söyledi. Failin eşine, “Nasıl böyle bir şey yapabilir? Ben çocuğumu öpmeye kıyamazken eşin bunu nasıl yapar?” diye sorduğunu, failin eşinin ise kendisine, “Eşim böyledir, hep bu tür şeyleri yapar” cevabı ile karşılaştığını kaydetti.
'Kızıma deli muamelesi yaptılar'
Soruşturma sürecinde yaşadıkları uygulamalara da tepki gösteren anne, çocuğunun psikolojik olarak yıpratıldığını belirterek, "Aradan aylar geçtikten sonra kızımı muayeneye götürdüler. Duruşmaya gittiğimizde kızıma deli muamelesi yaptılar. Oysa kızımın aklı da yerindeydi, başarısı da ortadaydı. Yaşadıklarından sonra bir ay okula göndermedim. Buna rağmen eğitimine devam etti” dedi.
‘Adalet yerini bulsun’
Çocuğu için adalet istediğinin altını çizen anne, yalnızlaştırıldıklarını söyledi. Anne, yoksulluk nedeniyle sözlerine inanılmadığını ifade ederek, "Bu köyün içinde herkesi bize düşman ettiler. Herkes onlara inanıyor, bize değil. Sırf fakiriz diye. Ama bizi asla satın alamayacaklar. Daha önce ne söylediysek bugün de aynısını söylüyoruz. Sonuna kadar direneceğim. Kızım için, çocuğum için mücadele edeceğim. Ben bir anneyim. Kızımın başına gelenler başka hiçbir çocuğun başına gelmesin diye uğraşıyorum. Adalet yerini bulsun" sözlerine yer verdi.







