‘İnfaz erteleme değil, siyasi tutsaklara özgürlük’

  • 14:56 15 Ekim 2026
  • Güncel
ÊLIH - Cezaevlerindeki tutsaklar için adliye önünde yapılan açıklamada konuşan TUAY-DER Eşbaşkanı Nuriye Başçı, cezaevlerindeki hak ihlallerinin sona ermesi çağrısı yaparak, “Cezası sona erdiği halde tahliyeleri ertelenen, infazları yakılarak özgürlüklerine kavuşmaları engellenen siyasi tutsakların yaşadığı mağduriyetler devam etmektedir” dedi.
 
Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) Êlih temsilciliği, Kürdistan ve Türkiye cezaevlerinde bulunan siyasi tutsakların tahliye edilmeleri için Batman Adliyesi önünde açıklama yaptı. Siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda tutsak yakınının katıldığı açıklamada, “İnfaz erteleme değil, siyasi tutsaklara özgürlük” pankartı açıldı.
 
Açıklama metnini okuyan TUAY-DER Eşbaşkanı Nuriye Başçı, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yaklaşık iki yıldır devam ettiğini belirterek, “Sayın Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıyla birlikte çatışmasızlığa yönelik yeni bir dönem başlamış, barışa dair umutlar her geçen gün biraz daha büyümüştür. Anneler ve aileler, tam da böylesi bir süreçte umutla ve inançla cezaevlerinin kapılarının açılmasını beklerken, cezaevlerinde bulunan siyasi tutsaklar açısından da bu süreç büyük bir heyecan ve umut yaratmıştır” dedi.
 
‘Tutsakların mağduriyetleri devam ediyor’
 
Siyasi tutsakların beklentisinin özgürlüklerine kavuşarak demokratik toplumsal yaşama bir an önce katılmak ve bu sürece özgür koşullarda katkı sunmak olduğunu aktaran Nuriye Başçı, “Ancak aileler ve siyasi tutsaklar açısından durum böyleyken, cezaevlerinde yaşananlar ve ısrarla devam eden hak ihlalleri karşısında ortaya çıkan tablo hiç iç açıcı değildir. Özellikle cezası sona erdiği hâlde tahliyeleri ertelenen, infazları yakılarak özgürlüklerine kavuşmaları engellenen siyasi tutsakların yaşadığı mağduriyetler devam etmektedir” diye konuştu.
 
‘Baskılar daha da ağırlaştı’
 
Demokratik siyasetin güçlenmesi ve toplumsal barışın kalıcı hâle gelmesi için çabaların sürdüğünü kaydeden Nuriye Başçı, böyle bir dönemde toplumun özgür iradesini ve demokratik yaşama katılımını zayıflatan uygulamaların devam etmesinin çelişki yarattığını söyledi. Özel savaş politikalarının yalnızca askeri yöntemlerle sınırlı olmadığını aktaran Nuriye Başçı, “Cezaevlerinde ısrarla sürdürülen hak ihlallerini ve cezası sona erdiği hâlde tahliye edilmeyen tutsakların yaşadığı mağduriyetleri de bu açıdan değerlendirmek gerekiyor. Böylelikle yaşananlar, cezaevlerinde her geçen gün baskıların daha da ağırlaştırıldığını göstermektedir. Oysaki içinde bulunduğumuz bu süreç, cezaevlerindeki koşulların normalleşmesini ve uygulamaların daha adil ve vicdani olmasını zorunlu kılmaktadır” diye aktardı.
 
‘Somut adımlar atılmalı’
 
Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere Adalet Bakanlığına, ilgili devlet kurumlarına ve yetkililere çağrıda bulunan Nuriye Başçı, “İçinde bulunduğumuz Barış ve Demokratik Toplum Süreci, tüm halklarda ve toplumun her kesiminde umudu, inancı ve kararlılığı büyütmeye devam etmektedir. Bu beklentilerin gerçeğe dönüşmesi için ülkenin kangrenleşen sorunlarının başında gelen hukuksuzluğa son verilmeli, cezaevlerinde bulunan tüm tutsakların özgürlüklerine kavuşması sağlanmalı ve sürece gölge düşüren uygulamalar kaldırılarak barışın yolunu açacak somut adımlar bir an önce atılmalıdır” dedi.
Açıklama, “Bijî berxwedana zindana” ve “Siyasi tutsaklar onurumuzdur” sloganları ile sona erdi.