Cenazeler verilmiyor: DNA bankası ve hukuki adımlar hızlandırılmalı
- 09:02 29 Ekim 2026
- Güncel
Elfazi Toral
İSTANBUL - Savcılık süreçlerinin ağır işlemesi nedeniyle cenazelerin ailelere teslim edilmediğini belirten MEBYA-DER Eşbaşkanı Hülya İlbars, "DNA bankası oluşturulması ve ailelerin DNA örneği vermesi yönünde çalışmalarımız var. Hâlâ ulaşamadığımız çok sayıda cenaze bulunuyor” dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde devletten somut adımlar atılması beklenirken, çatışmalı süreçte yaşamını yitirenlerin cenazelerine ulaşamayan ailelerin talepleri de gündemdeki yerini koruyor. Yıllardır yakınlarının cenazelerini teslim almak için mücadele eden aileler, yaşadıkları acılara rağmen barışta ısrarcı olurken, cenazelerin teslim edilmesi için hukuki süreçlerin hızlandırılmasını istiyor.
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) ise savcılık süreçlerinin ağır işlemesi nedeniyle çok sayıda cenazenin hâlâ ailelere teslim edilmediğine dikkat çekiyor. Dernek, cenazelerin kimliklerinin belirlenmesi ve ailelerine teslim edilmesi amacıyla hukuki girişimlerini sürdürürken, toplu mezarların tespiti ve DNA bankası oluşturulması için de çalışma yürütüyor.
MEBYA-DER İstanbul Eşbaşkanı Hülya İlbars, gelişen süreç, ailelerin talepleri, cenazelerin teslim edilmemesi ve yürütülen hukuki mücadeleye dair değerlendirmelerde bulundu.
‘Bir duraksama yaşansa da umut hâlâ devam ediyor’
50 yıl süren savaş gerçekliğinde büyük kayıpların ve acıların yaşandığı bir sürecin geride kaldığını hatırlatan Hülya İlbars, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürecin toplumda, özellikle de Kürt toplumunda büyük bir karşılık bulduğunu vurguladı. Ailelerin yaklaşımına değinen Hülya İlbars, "En çok da ailelerimiz bu sürece oldukça iyimser bakıyor; artık acıların bitmesi gerektiğini belirterek süreci destekliyorlar. Aileler tüm acılara rağmen süreci destekliyor. Bu durum, Türkiye siyaseti için de aslında büyük bir fırsattır. Şu anda bir duraksama yaşansa da umut hâlâ devam ediyor ve bütün beklentiler bu yöndedir" ifadelerini kullandı.
‘Hukuki yollarla cenazelere nasıl ulaşabileceğimize odaklanıyoruz’
Hülya İlbars, cumhuriyet tarihi boyunca adaleti ve hukuku olmayan, savaş ilkeleriyle bağdaşmayan bir sistemin yürütüldüğünü söyledi. Yaşanan hak ihlallerine işaret eden Hülya İlbars, “Kayıplar ve mezarlıkların bulunamaması noktasında birçok ailemiz hâlâ yakınlarının cenazelerine ulaşamıyor, cenazelerinin nerede olduğunu bilmiyor. Dernek olarak hem hukuki boyutta hem de bir kan merkezi/DNA çalışması çerçevesinde bu konuda çalışmalar yürütüyoruz. Ailelerle dayanışma göstermek, acılarını paylaşmak ve hukuki yollarla, cenazelere nasıl ulaşabileceğimiz üzerine odaklanıyoruz” şeklinde konuştu.
‘Aileler barış konusunda kararlı’
Son dönemde yaşanan kayıpların yarattığı tahribata değinen Hülya İlbars, "Son iki aydır şehadet haberlerinin gelmesi sebebiyle hem aileler hem de kurumumuz açısından çok zorlu bir süreç yaşadı. Bu da savaşın yarattığı acı verici sonuçlardan biridir. Ancak buna rağmen ailelerimiz barış konusunda kararlı olduklarını ve ısrarla barış istediklerini ifade ediyorlar. Bu durum çok kıymetli" değerlendirmesinde bulundu.
‘Çözüm demokratik toplum ve anayasal güvenceden geçiyor’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın barış iradesine ve sunduğu çözüm misyonuna işaret eden Hülya İlbars, Kürt halkının ve farklı inanç gruplarının anayasal güvenceye kavuşması gerektiğini vurguladı. Hülya İlbars, “Abdullah Öcalan'ın başlattığı bu süreçte, artık savaşın geride kaldığı ve Kürtlerin kendilerini dünyaya ispatladığı ifade ediliyor. Savaşın son bulması adına bu süreç başlatılırken, Kürt halkının ve farklı inanç gruplarının hukuki ve anayasal çerçevede yer alarak bir yaşam sürmesi gerektiği dile getiriliyor. Ancak böyle demokratik bir toplumla buluşabiliriz. Kürt halkı da bunu ifade ederken 'demokratik toplum' ve 'demokratik cumhuriyet' kavramlarını vurguluyor. Bu yaklaşım; bütün toplumu birleştiren, özgürleştiren ve yüzyıllardır Kürt halkının dilini ve kültürünü yasaklayan anayasal çerçeveyi dönüştürmeyi hedefleyen bir anlayıştır. Tekçi sistem nedeniyle hem Kürtlerin hem Alevilerin hem de bir bütün olarak toplumun birbirinden kopup kutuplaştığı açıkça görülmektedir. Savaşın sonlandırılması ve demokratik bir anayasanın inşasıyla birlikte, hem savaşın hem de ekonomik krizin etkilerinin olumlu yönde değişeceğini ve kalıcı bir barışın sağlanabileceğini söyleyebilirim” dedi.
‘Sistem ağır işliyor cenazeler verilmiyor’
Ailelerin en temel hakkı olan cenazelerini alma talebinin engellendiğini belirten Hülya İlbars, süreci şu sözlerle aktardı: "Derneğe gelen taleplerin başında ailelerin cenazelerinin nerede olduğunu öğrenme ve cenazelerini teslim alma istekleri geliyor. Biz de dernek olarak hukuki boyutta bir arayışa giriyoruz; avukatlarla ve yetkili birimlerle görüşerek ailelerin taleplerine yanıt almaya çalışıyoruz. Başvurular çok fazla. Gelen tüm başvuruları değerlendirip avukatlar öncülüğünde savcılığa ilettik. Ancak sistem şu an çok ağır işliyor. Savcılık tarafından dosyaların açılması geciktiği için şu ana kadar yalnızca bir iki cenaze ailelere teslim edilebildi, diğerleri için beklemedeyiz. Sürece tamamen olumsuz diyemeyiz, olumlu gelişmeler de var fakat işleyişin çok ağır olduğunu görebiliyoruz."
Savaşın izleri
Toplumdaki beklentilerin henüz karşılanmadığını ifade eden Hülya İlbars, "Beklentileri tam anlamıyla karşılayan bir durum yok. İçimizde o savaşın acılarını yaşamaya devam ediyoruz. Kürt özgürlük savaşçılarının somut adımlar atmasına ve güvenli bir zemin yaratmasına rağmen sürecin bu kadar ağır işlemesi, ileride farklı sorunlar yaratabileceği yönünde kaygılara yol açıyor" sözlerine yer verdi.
DNA bankası ve toplu mezarlar için çalışma
Hülya İlbars, toplu mezarların açılması ve tespit çalışmalarına dair ise şunları söyledi: "Bizim daha çok hukuki boyutta baskılarımız ve taleplerimiz var. Özellikle toplu mezarların bulunduğu alanlarda kimlerin olduğuna dair arayışımız sürüyor. Avukat görüşmelerinin yanı sıra bir DNA bankası oluşturulması ve ailelerin DNA örneği vermesi yönünde çalışmalarımız var. Hem Türkiye genelinde hem de bölgede hâlâ ulaşamadığımız çok sayıda cenaze bulunuyor. Başlatılan bu demokratik süreçte aileler haklı olarak, 'Eğer bu süreç başladıysa biz neden cenazelerimizi alamıyoruz, neden hâlâ toplu mezarlarda bekliyorlar?' diye soruyorlar. Ailelerin acılarına ortak olarak bu haklı taleplerin takipçisi oluyoruz."
‘Bu fırsatın kaçırılması Türkiye’ye kaybettirir’
Artık acıların son bulması gerektiğinin altını çizen Hülya İlbars, “Abdullah Öcalan büyük bir cesaret göstererek, sürecin tıkanmaması adına gerekli adımları attı. Dolayısıyla sıra devlette. Devletin de artık somut bir adım atması gerekiyor. Bu tarihi bir fırsattır ve bu fırsatın kaçırılması Türkiye’ye kaybettirir" diye belirtti.







