Sezin Uçar hakkında tahliye kararı 2026-09-24 17:16:32   İSTANBUL – ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar’ın “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Sezin Uçar hakkında tahliye kararı verildi.    Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP)  Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar’ın “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma salonunda Sezin Uçar ve avukatları hazır bulundu. Aynı zamanda duruşmayı çok sayıda gazeteci, siyasi parti ve hukukçu izledi. Katılımın yoğunluğundan dolayı ikinci bir salon açıldı.  Duruşma ikinci salonda SEGBİS ile takip edildi.   ‘Avukatlık adli salonlarla sınırlı değil’   İlk olarak Sezin Uçar’ın savunmasıyla başladı. Sezin Uçar üzerine atılan iddiaları kabul etmediğini belirterek, “ Sosyalist bir kadın avukat olarak Ankara Gar Katliamı, ve Suruç gibi çeşitli toplumsal davalara müdahil oluyorum. Avukatlığı yalnızca duruşma salonlarından ibaret görmüyorum. Kürt özgürlük mücadelesinin önderi Abdullah Öcalan’ın serbest kalmasını dile getirmek ya da Netanyahu’nun yargılanmasını dile getirmek gibi ifadelerim var. Kadına yönelik şiddete karşı kadın örgütleriyle yan yana durmayı da, hak ve özgürlük meselesinin, adalet talebinin yükseldiği eylem alanları dahil her yer bizim için avukatlık mesleğinin icra edildiği yerdir” dedi.    ‘Özgürlük mücadelesi yürütenler her şeyi göze almıştır’   İddianamede yer alan iddialara ilişkin değerlendirme yapan Sezin Uçar, “Atılım Gazetesi'ne yer verilmiş; bunun bir suç unsuru olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Dosyada itirafçıların tanıklıkları var. İçeriği ne olursa olsun, pek çok siyasi dava dosyasında olduğu gibi itirafçıların hedefi haline getiriliyoruz. Ben 20 yıldır Ezilenlerin Hukuk Bürosu'nda çalışan bir avukatım. Şiddete maruz kalan bir kadını savunurken de, bir işçinin yanında durduğumda da yargılandım. Karşınızda gerçekleri ve doğruları söylüyorum. Bugün bu memlekette hak ve özgürlük mücadelesi yürütenler her şeyi göze almıştır. Çeşitli toplantılara ve etkinliklere katılıyorum; ki artık pek çok etkinlik çevrimiçi (online) olarak yapılıyor. Dosyadaki bu yönlü suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Bir diğer suçlama konusu ise sosyal medya paylaşımlarım ile benim de şüphelisi olduğum 3 Şubat tarihli gözaltı ve tutuklama kararlarını eleştirdiğim bir televizyon programıdır. Bir hukukçu olarak bu kararları eleştirmemden daha doğal bir durum olamaz” diye konuştu.   ‘Vereceğiniz karar toplumsal alan için de bir karardır’   ESP'nin ve Suruç Aileleri İnisiyatifi'nin açıklamalarını kendi hesaplarımda paylaşmanın suç sayılmadığına dikkat çeken Sezin Uçar, “Ben Suruç Katliamı dosyasının avukatlığını yapıyorum ve ailelerin adalet mücadelesine bizzat katılıyorum. Adalet arayışı kapsamındaki bu meşru eylemler hiçbir şekilde suç unsuru yapılamaz. Vereceğiniz karar toplumsal alan için de bir karardır. Bir hukukçu olarak yaptıklarımın hiçbiri suç konusu yapılamaz” diyerek beraatini talep etti.   ‘Anayasal dayanak yok’   Devamında İstanbul Barosu Başkanı  İbrahim Kaboğlu, söz aldı. İbrahim Kaboğlu, “Sevgili Sezin Uçar’ın 5-6 aydır tutuklu. Tutukluluğunun anayasal bir dayanağının olmadığı açıkça görülüyor” ifadelerine yer verdi.   ‘İfade özgürlüğüne doğrudan müdahaledir’   Sezin Uçar’ın avukatı Serhat Çakmak ise, "İddianamede yer alan olguların tamamı mükerrerlik kapsamında değerlendirilmelidir. Bugüne kadar yanlış yürütülen bu soruşturmanın zaten buraya kadar gelmemesi gerekirdi. 2015 yılından bu yana ESP, SGDF, ETHA ve BEKSAV gibi siyasi partilerin, yayın organlarının ve sosyalist derneklerin maruz kaldığı durum; demokratik haklarının ve örgütlenme özgürlüklerinin engellenmesidir. Müvekkilin doğrudan tahliyesini talep ediyorum” dedi.   Tahliye kararı   Savunmanın ardından iddia makamı Sezin Uçar hakkında tutukluluğa devam kararı verdi.    Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Sezin Uçar hakkında tahliye kararı ve yurt dışı yasağı vererek, duruşmayı 19 Ocak 2027 tarihine erteledi.