KCDP: Kadınların yüzde 57’sinin koruma kararı yok 2026-02-12 15:36:48   HABER MERKEZİ - KCDP raporuna göre 2025’te başvuruların en yaygın nedeni, yüzde 33 ile fiziksel şiddet oldu. Kadınların yüzde 57’sinin koruma kararı bulunmazken, kamu kurumlarında yaşanan hak kayıplarında polis kaynaklı ihlaller yüzde 46 ile öne çıktı.   Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu,(KCDP)  “0212 912 42 43”  numaralı hatta 2025’te gelen başvurularla yapılan görüşmelere dayanan raporunu yayımladı. Rapora göre 36 bin dakikadan fazla danışmanlık verildi; başvuruların en yaygın nedeni fiziksel şiddet olurken, failler çoğunlukla kadınların en yakın ilişki kurduğu erkekler olarak kayda geçti.    Platform, 2025 yılı verilerinin telefon hattına birebir ulaşan ve görüşmesi tamamlanan başvurucular temel alınarak hazırlandığını belirtti. Raporda, yıl içinde aynı kişilerle birden fazla görüşmenin, hukuki destek, dijital görünürlük ve dava takibi gibi alanlarda süreklilik taşıyan dayanışmanın başvurucular açısından güven duygusunu güçlendirdiği vurgulandı.   55 şehir, 5 ülke: En yüksek başvuru İstanbul’dan   Rapora göre 2025 boyunca Türkiye’nin farklı bölgelerinden 55 şehir ve 5 farklı ülkeden başvurucuya danışmanlık verildi. Başvuruların en yüksek oranla geldiği ilin yüzde 42 ile İstanbul olduğu aktarıldı.   En yaygın başvuru nedeni: Fiziksel şiddet   2025’te hatta ulaşan başvurucuların en yüksek başvuru nedeni yüzde 33 ile fiziksel şiddet olarak kaydedildi. Bunu yüzde 17 psikolojik şiddet ve yüzde 14 cinsel şiddet izledi. Raporda, şiddet biçimlerinin birbirinden bağımsız değil, birbirini besleyen bir bütün olduğu; “Aile Yılı” söylemiyle şiddetin “aile içi mesele”ye indirgenmesinin, iç içe geçen şiddet biçimlerini görünmezleştirdiği değerlendirmesi yapıldı. Raporda yer verilen örneklerden bazıları şöyle aktarıldı: Konya’dan başvuran bir kadın, erkek kardeşinden sistematik şiddet gördüğünü ve şikâyet etmesi halinde babasının da şiddet uygulamasından endişe ettiği için başvuru yapamadığını belirtti. İzmir’dan başvuran bir başka kadın ise uzaklaştırma ve elektronik kelepçe kararına rağmen, “sinyal alınamaması” gerekçesiyle tehditler altında yaşamaya devam ettiğini aktardı.   Fail çoğunlukla ‘en yakınındaki erkek’   Rapora göre, başvuruculara şiddet uygulayan failler içinde en yüksek oran yüzde 19 ile “tanıdığı erkekler”, yüzde 18 ile “evli olduğu erkekler” olarak kaydedildi. Platform, bu verilerin kadınların en çok en yakın çevrelerindeki erkekler tarafından şiddete maruz bırakıldığını gösterdiğini belirtti.   Kamu kurumlarında hak ihlali   Raporda dikkat çekilen başlıklardan biri de, başvurucuların şikâyet ve korunma süreçlerinde kamu kurumlarında yaşadıkları hak kayıpları oldu. Buna göre başvurucuların yüzde 22’si kamu kurumlarında çalışanlar tarafından hak kaybına uğradığını belirtirken, bu hak kayıplarının yüzde 46’sının polis kaynaklı olduğu ifade edildi.   Raporda; korunma kararı talebiyle karakola giden bazı başvurucuların “delil yetersizliği” söylemiyle geri çevrildiği, bazı durumlarda şikâyet sürecinin caydırıldığı ve kadınların savcılığa yönelmek zorunda bırakıldığı örneklere yer verildi.   Koruma kararları   Platform verilerine göre başvurucuların yüzde 25’i koruma kararı olduğunu belirtirken, şiddete uğrayan kadınların yüzde 57’sinin koruma kararı bulunmadığı tespit edildi. Raporda, koruma kararları alınsa bile uygulanmasının izlenmemesi, ihlallerde etkin yaptırım işletilmemesi ve tedbirlerin takipsiz kalmasının kadınların güvenini zedelediği değerlendirmesi yapıldı.   Dijital şiddet   Raporda Tokat’dan başvuran genç bir kadının, özel içerikli görüntülerinin rızası dışında sosyal medyada paylaşıldığını ve şikâyetine rağmen hesaplara erişim engeli getirilmediğini aktardığı örneğe yer verildi. Platform, dijital şiddete karşı hızlı koruma ve caydırıcı mekanizmaların işlememesinin mağduriyeti derinleştirdiğini belirtti.   16 şüpheli ölüm, 41 katliam    KCDP, 2025’te hatta 16 şüpheli ölüm ve 41 kadın katliamı dosyasıyla ilgili başvuru geldiğini, mağdur ailelere hukuki destek ve kamuoyu oluşturma süreçlerinde destek sunduklarını kaydetti. Raporda, cezasızlık algısının failleri güçlendirdiği; kadınların ve ailelerin adalet arayışında dayanışma ağlarına daha fazla yöneldiği vurgulandı.