İzmirli kadınlar: Cezasızlık erkek şiddetini büyütüyor 2026-05-20 09:03:36    Beritan Tunç   İZMİR - Kadına yönelik şiddet ve katliamların artmasına tepki gösteren İzmirliler, cezasızlık politikalarının saldırıları artırdığını belirterek caydırıcı cezaların uygulanması gerektiğini söyledi. Kadınlar aynı zamanda erkeklerin eğitilmesi ve toplumsal dönüşümün sağlanmasıyla şiddetin önüne geçilebileceğini ifade etti.    Kadın katliamları ve şüpheli ölümler her geçen gün artarken, kadın düşmanı politikalar ve cezasızlık uygulamaları da sürüyor. Ajansımızın derlediği verilere göre nisan ayında en az 25 kadın ve 1 çocuk katledildi, 14 kadın ve çocuk ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Verilerde de yer aldığı gibi kadınlar en çok yakınlarındaki erkekler tarafından katledilirken, şüpheli kadın ölümlerinin önemli bir kısmı ise toplumda “güvenli alan” olarak görülen evlerde yaşanıyor.    İzmirli kadınlar, artan saldırı, şiddet ve katliamlara ilişkin konuşarak cezasızlık politikalarına tepki gösterdi.    Şiddet uygulayan erkeklerin kısa sürede serbest bırakılmasının kadınların yaşamını daha fazla tehlikeye attığını belirten Ayşe Çiftçiel, etkin soruşturmalar yürütülmesi gerektiğini söyledi. Faillerin tutuklandıktan kısa süre sonra serbest bırakıldığını dile getiren Ayşe Çiftçiel, “O kişi dışarı çıktığında çoğu zaman yeniden şiddet uyguluyor ve bunun sonucunda kadınlar yaralanıyor, hatta hayatını kaybediyor. Birçok çocuk annesiz kalıyor. Devletin bugün içeri alıp yarın saldığı bir sistemin caydırıcılığı yok. Devletin artık bu konuda daha sert ve caydırıcı olması gerekiyor. Cezalar ağır olmalı; bir-iki yıl değil, ciddi yaptırımlar uygulanmalı. İnsanlar, karşısındakine zarar verdiklerinde hayatlarının büyük bir kısmını cezaevinde geçireceklerini bilirse buna göre davranırlar" dedi.    'Kadınların hakları korunmalı'   Melahat Yurtkol da kadın katliamlarının önlenmesi için caydırıcı cezaların uygulanması gerektiğini belirterek, “Bir kadına şiddet uygulamanın ya da bir kadını öldürmenin cezası birkaç yıl olmamalı, müebbet olmalı ki insanlar bundan korksun. Toplumda erkeklerin kadınlardan üstün tutulması da büyük bir problem. Oysa kadın ve erkek eşittir; her ikisinin de eşit söz hakkı vardır. Bu durum biraz da çocuk yetiştirme biçiminden kaynaklanıyor. Erkek çocukları küçük yaşta üstün görülürse büyüdüklerinde de kendilerini üstün görürler. Devletin bu konuyu ciddiyetle ele alması ve anayasanın gerçekten uygulanması gerekiyor. Kadın hakları zaten geçmişte kazanılmış haklardır; bunların korunması şarttır” diye konuştu.   'Güçlenen kadın, güçlenen toplumdur'   Kadın haklarının korunmasının önemine dikkat çeken Nazan Anıl da kadınları koruyan yasaların uygulanması gerektiğini söyledi. Kadın emeğinin yaşamın her alanında var olduğunu dile getiren Nazan Anıl, “Kadın her şeyin temelidir. Kadın güçlenirse toplum güçlenir. Meclisin kadın hakları konusunda en kısa sürede adım atması gerekiyor. Her şeyden önce anayasanın gerçekten uygulanması lazım. Bugün kadın hakları konusunda yasalar var ama uygulamada ciddi eksiklikler yaşanıyor" ifadelerini kullandı.    Toplumsal değişim ve dönüşüm   İpek Aydın, kadın katliamlarında sadece bu dönemde artış yaşanmadığını belirterek tarih boyunca kadınlar üzerinde baskı kurulduğunu söyledi. İpek Aydın, “Tarih boyunca kadınlar üzerinden kurulan baskı sadece bir coğrafyaya ya da kültüre bağlanamaz. Esas mesele, insanın insan olarak yaşam hakkına saygı duymasıdır. Sivil toplum kuruluşlarının daha etkin çalışması gerekiyor. Değişim bireyden başlar; bireysel farkındalık olmadan toplumsal dönüşüm mümkün değildir” diye aktardı.    'Caydırıcı cezalar verilmeli'   Kadına yönelik şiddetin kabul edilemeyeceğini söyleyen Emine Öncül, “Eğer bir insan birini öldürüyorsa mutlaka ağır bir ceza almalıdır. Özellikle kadın ve çocuklara karşı işlenen suçlar daha ağır cezalandırılmalıdır. Kadına şiddet asla kabul edilemez. Toplumda sevgi ve saygının hâkim olduğu bir düzen istiyorum” diye belirtti.    Kadınları koruyan yasaların yeterince uygulanmadığını kaydeden Özlem Hazır, “Dünya kadın emeğiyle dönüyor ama kadınlara değer verilmiyor. Devletin göstermelik değil, gerçek destek sağlaması gerekiyor. Caydırıcı cezalar uygulanmalı ve örnek kararlar alınmalı. Kadınların toplumda gerçek bir yerinin olması gerekiyor. Ancak çoğu zaman kadınların söz hakkı bile yok sayılıyor” dedi.    'Erkekler eğitilmeli'   “Kadınlar olmazsa toplum ayakta kalamaz” diyen Nevgiye Yıldırım, “Bu yüzden erkeklerin eğitilmesi gerekiyor. Eğitim ve bilinçlendirme çok önemli" ifadelerini kullandı.    Geceleri sokakta yürürken güvende hissetmediğini söyleyen Neslişah Şahin, “Sürekli etrafımı kontrol etmek zorunda hissediyorum. Bunun en büyük nedeni suçların karşılıksız kalması ve yeterli yaptırım uygulanmaması. Eğer cezalar caydırıcı olsaydı insanlar bu kadar saldırmazdı" diye konuştu.    'Şiddeti kabul etmiyoruz'   Kadına yönelik şiddetin kesinlikle kabul edilemeyeceğini belirten Merve Sümen, “Kadınlar özgür bireylerdir ve kendi hayatları hakkında karar verme hakkına sahiptir. Bunun çözümü için toplumun bakış açısının değişmesi gerekiyor” dedi.    Nefide Dereli ise, “Kadına şiddet uygulayan ya da öldüren kişiler bir daha toplum içine karışmamalı. Kadınlar toplumun temelidir. Bu değerin farkına varılması gerekiyor” diye konuştu.