İstanbul'da MESEM paneli: MESEM çocukları köleleştiren sistem 2026-06-12 19:11:24   İSTANBUL – İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi ile Öğrenci Sendikası panelinde MESEM’ler ve çocukların çalıştırılması konuşuldu. Panelde MESEM’lerin eğitim programı değil, çocuk işçiliğini meşrulaştıran bir sistem olduğu vurgulandı.    İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi ile Öğrenci Sendikası Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü dolayısıyla baro merkez binasında “Sistematik Çocuk İşçiliği ve MESEM’le Mücadele” başlıklı panel düzenledi. Panelde Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamalarında çocukların maruz kaldığı sömürü, denetimsizlik ve iş cinayetleri ele alındı. İstanbul Barosu Merkez Bina’da gerçekleştirilen panelin açılış konuşmasını İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu yaptı. Çocuk hakları, eğitim hakkı, çalışma koşulları, iş cinayetleri ve MESEM uygulamalarının yarattığı hak ihlallerinin tartışıldığı etkinlikte, çocukların yalnızca korunması gereken bireyler olmadığı, aynı zamanda hak sahibi özneler olduğu vurgulandı.   ‘MESEM doğrudan çocuk hakları ihlali demek ’   Panelde konuşan İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı avukat Kardelen Ateşci, çocukların kendilerini ilgilendiren tüm süreçlerde söz hakkına sahip hak özneleri olduğunu belirtti. Çocuk işçiliğinin yalnızca ekonomik ya da çalışma hayatına ilişkin bir sorun olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kardelen Ateşci, bunun doğrudan çocuk hakları ihlali olduğunu söyledi. MESEM uygulamalarında eğitim ile emeğin sömürülmesi arasındaki sınırın giderek ortadan kalktığına dikkat çeken Kardelen Ateşci, “MESEM denildiği zaman ne yazık ki yalnızca aklımıza eğitim gelmiyor. İş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocuklar, pres makinelerine sıkışan çocuklar, yüksekten düşen çocuklar geliyor” dedi.    MESEM’li öğrencilere hak arama rehberi   Çocukların güvenli eğitim ortamlarına erişiminin sağlanması gerektiğini belirten Kardelen Ateşci, İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak MESEM kapsamındaki hak ihlallerine ilişkin yürütülen çalışmaları aktardı. Merkez tarafından MESEM’li öğrencilerin haklarını öğrenebilmesi amacıyla bir hak arama rehberi hazırlandığını söyleyen Kardelen Ateşci, çocuk işçiliği ve MESEM uygulamalarına ilişkin yayın ve savunuculuk faaliyetlerinin sürdüğünü belirtti.   ‘MESEM eğitim programı değil, çocuk işçiliğini meşrulaştıran bir sistem’   Öğrenci Sendikası adına konuşan Pelin Yıldız ise MESEM’in resmi olarak bir mesleki eğitim programı şeklinde sunulduğunu ancak uygulamada çocuk işçiliğini yasal bir çerçeveye oturtan bir mekanizmaya dönüştüğünü ifade etti. MESEM kapsamında öğrencilerin haftanın bir günü okulda, dört günü ise işletmelerde bulunması gerektiğini hatırlatan Pelin Yıldız, sahadaki uygulamanın bu düzenlemeden çok farklı olduğunu söyledi. Çocukların çok daha uzun çalışma sürelerine maruz bırakıldığını belirten Pelin Yıldız, Öğrenci Sendikası’nın Gebze’de gerçekleştirdiği ankete göre birçok MESEM öğrencisinin haftada 6 ya da 7 gün çalıştırıldığını aktardı. Pelin Yıldız, çocukların eğitim hakkı ile çalışma hayatı arasındaki dengenin bozulduğunu belirterek, MESEM’in çocukların gelişimini önceleyen bir eğitim modeli olmaktan çıkarak sermayenin ucuz emek ihtiyacına yanıt veren bir sisteme dönüştüğünü ifade etti.   ‘Çocuklar haklarını bilmiyor’   Panelde söz alan MESEM’li bir öğrenci ise öğrencilerin büyük bölümünün sahip oldukları haklardan haberdar olmadığını ifade etti. Okullarda başarısız görülen ya da ekonomik zorluk yaşayan çocukların çoğu zaman MESEM’e yönlendirildiğini belirten öğrenci, bu durumun çocukları eğitimden uzaklaştırdığını söyledi. Bir arkadaşının ailesine destek olmak için günde 15 saat çalışmak zorunda kaldığını aktaran öğrenci, “Hiçbir çocuk günde 15 saat çalışmak istemez. MESEM’li arkadaşlarımıza haklarının ne olduğunu, nasıl mücadele edeceklerini anlatmamız gerekiyor” dedi.   “Denetimler göstermelik yapılıyor”   MESEM kapsamındaki iş yerlerinde yapılan denetimlerin gerçek çalışma koşullarını ortaya çıkarmadığını belirten öğrenci, denetimlerin çoğu zaman önceden haber verilerek gerçekleştirildiğini söyledi. Denetimlerden önce ustalara haber verildiğini, çocukların kıyafetlerinin düzeltildiğini ve çalıştıkları alanların değiştirildiğini anlatan öğrenci, bu nedenle iş yerlerindeki gerçek tablonun gizlendiğini ifade etti. “Türkiye’deki mesleki eğitim programı bir sömürü düzeninden başka bir şey değil” diyen öğrenci “Öğrenciler evinden oraya iş öğrenmek amacıyla gidiyor ama iş öğrenmek için gittiği yerden köle olarak, köleleştirilerek evine geri dönüyor. Hatta bazen hiç dönemiyor” şeklinde ifade etti.    ‘İş kazaları bize her gün oluyor’   MESEM’li öğrencilerin iş kazalarına maruz kalmasının sıradanlaştırıldığına dikkat çeken öğrenci, öğrencilerin iş kazasının ne demek olduğunu bile bilmediklerini ifade etti. İşyerlerinde her gün yaşanan kazaların sıradanlaştığını ifade eden öğrenci çocukların güvenli olmayan koşullarda çalıştırıldığını vurguladı.   Talepler: Çocuk işçiliği yasaklansın, eğitim hakkı güvence altına alınsın   Panelde Öğrenci Sendikası’nın MESEM sistemine ilişkin talepleri de paylaşıldı. Talepler arasında çocuk işçiliğinin yasaklanması, çocukların eğitim hakkının güvence altına alınması, çalışma sürelerinin çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimine uygun biçimde sınırlandırılması yer aldı. Mesleki eğitim sisteminin patronların ihtiyaçlarına göre değil, çocukların üstün yararı gözetilerek yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca iş yerlerinde bağımsız denetim mekanizmalarının oluşturulması, MESEM öğrencilerinin sağlık, psikolojik destek, yemek ve ulaşım haklarının güvence altına alınması, mesleki eğitim veren kişilerin ise pedagojik yeterliliğe sahip olması gerektiği vurgulandı.   ‘Çocuk işçiliğine karşı örgütlü mücadele hattı kurulmalı’   Panelde yapılan değerlendirmelerde, MESEM’in mevcut haliyle çocukları eğitim ortamından uzaklaştırdığı ve ucuz emek gücüne dönüştürdüğü ifade edildi. Çocukların güvenli, özgür ve eşit koşullarda eğitim hakkına sahip olması gerektiği belirtilirken, çocuk işçiliğine karşı kalıcı, örgütlü ve denetlenebilir bir mücadele hattının kurulmasının zorunlu olduğu vurgulandı.   Panel soru ve cevaplarla devam etti.