Yerel tohumlar Agroekoloji Yerleşkesi’nde koruma altında 2026-06-20 10:26:41   AMED - Amed Büyükşehir Belediyesi tarafından, biyoçeşitliliği korumak amacıyla hayata geçirdiği Agroekoloji Yerleşkesi’nde çalışmalarını sürdürüyor.   Amed Büyükşehir Belediyesi, kadim tarım kültürünü yaşatmak, sağlıklı gıdaya erişimi desteklemek ve biyoçeşitliliği korumak amacıyla hayata geçirdiği Agroekoloji Yerleşkesi’nde çalışmalarını sürdürüyor. Yerleşke, yerel tohumların korunması, çoğaltılması ve yeniden üretime kazandırılması için önemli bir merkez olarak faaliyet yürütüyor.   İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Agroekoloji Yerleşkesi, kurulduğu günden bu yana yoğun ilgi gördü. Son iki yılda 105 farklı grubu ağırlayan yerleşke; çocuklar, lise ve üniversite öğrencileri için düzenlenen atölyelerle bir açık hava okuluna dönüştü. Yerleşkenin temel hedefleri arasında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan yerel tohumların korunması, çoğaltılması ve çiftçiler aracılığıyla yeniden toprağa kazandırılması yer alıyor.   ‘Temel amacımız çocuk ve tohum ilişkisini güçlendirmek’   Yerleşkede yürütülen çalışmalar ve yerel tohum stratejisine ilişkin bilgi veren Agroekoloji Koordinatörü Bişar İçli, çocukların toprak ve tohumla bağ kurmasının öncelikli hedefleri arasında olduğunu belirtti. Yerleşkede bir tohum kütüphanesinin bulunduğunu ifade eden Bişar İçli, bu kütüphanenin yerel tohumların korunması ve çoğaltılmasının yanı sıra çiftçilerle kurulacak ağlar aracılığıyla daha geniş kesimlere ulaştırılmasını amaçladığını söyledi.   ‘Kimyasal yok, geleneksel ve ekolojik çözümler var’   Yerleşkede agroekolojik tarım uygulamalarının hayata geçirildiğini belirten Bişar İçli, bu yaklaşımın geçmişten gelen kültürel tarım bilgisinin sürdürülmesine dayandığını kaydetti. Yerleşkede yaklaşık 100 çeşit ürün bulunduğunu aktaran Bişar İçli, bu çeşitliliğin temel amacının tohum üretimi ve çoğaltılması olduğunu ifade etti. Toprak verimliliğini artırmak için bazalt tozu kullandıklarını belirten Bişar İçli, ayrıca meşe külü, kadife çiçeği, reyhan ve çeşitli yeşilliklerden yararlanarak bitkileri zararlılar ve hastalıklara karşı doğal yöntemlerle koruduklarını dile getirdi.     Kadim tarım kültürü yaşatılıyor   Amed’in tarımının simgelerinden olan karpuz yetiştiriciliğinde geçmişte yaygın olarak kullanılan güvercin gübresi ve boranhane kültürünün yerleşkede yeniden canlandırıldığını ifade eden Bişar İçli, güvercin gübresinin yağmur suyu depolarında doğal yöntemlerle fermente edilerek damlama sistemi aracılığıyla bostanlarda kullanıldığını anlattı.   100’e yakın çeşit arasında 5 kadim buğday türü de bulunuyor   Yerleşkedeki ürün çeşitliliğine dikkat çeken Bişar İçli, 14 farklı buğday çeşidinin bulunduğunu, bunların 5’inin geçmişten günümüze ulaşan kadim buğday türleri olduğunu söyledi. Buğdayların yanı sıra nohut, susam, kişniş, sarımsak, karpuz, kavun, salatalık, arpa ve mısır gibi birçok ürünün yerleşkede üretildiğini belirten Bişar İçli, yerel çeşitliliğin korunması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.   ‘Çiftçilerimizle tohum alışverişi sağlamalıyız’   Yerel tohumların yalnızca bir merkezde muhafaza edilmesinin yeterli olmadığını vurgulayan Bişar İçli, üretimin sürdürülebilirliği için çiftçilerle güçlü bir iş birliği kurulması gerektiğini ifade etti. Çiftçilerin yerel tohum üretimine teşvik edilmesinin önemine dikkat çeken Bişar İçli, tohumların üreticilere ulaştırılması ve karşılıklı tohum alışverişinin sağlanmasıyla yerel tohumların korunabileceğini ve çoğaltılabileceğini belirtti. Böylece kadim tarım mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasının mümkün olacağını sözlerine ekledi.