Semsûr’da ‘Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz’ buluşması 2026-07-05 17:10:14   SEMSÛR – DBP'nin "Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz" buluşmaları kapsamında Semsûr'un köylerinde yurttaşlarla bir araya gelen DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, yurttaşlar da devletin adım atmamasına ilişkin kaygılarını ve barışa dair beklentilerini dile getirdi.   Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), “Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz” şiarıyla sürdürdüğü halk buluşmaları kapsamında Semsûr’da yurttaşlarla bir araya geldi. DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın katıldığı program, Kolik ilçesinde sivil toplum örgütleri, yerel basın, kanaat önderleri ve muhtarlarla gerçekleştirilen kahvaltıyla başladı. Gün boyunca Kilisk ve Bersomig köylerinde yurttaşlarla buluşan Çiğdem Kılıçgün Uçar, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin mezarlarını da ziyaret etti.   ‘Bütün halklar ortak barış istiyor’   Çiğdem Kılıçgün Uçar, yapılan kahvaltı programı sonrasında burada bir konuşma gerçekleştirdi. Sürece dair kapsamlı bir konuşma gerçekleştiren Çiğdem Kılıçgün Uçar, “27 Şubat çağrısından sonra ilk defa Meclis'teki partiler çözüm için bir araya geldiler. Öyle bir coğrafyadayız ki sistemin kendisi bir kriz halini yaşıyor. Kürtler, devlet krizlerinin olduğu bölgelerde demokratikleşme mücadelesi veriyor. Bunun için de devlet adım atmayarak Türkiye’nin geleceğini elinde almaya çalışmaktadır. Bu yüzden bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var. İstiyoruz, bu ülkenin zenginliği olan bütün kimliklerin bir arada yaşadığı bir ülke inşa edelim. Bütün halklar artık barış istiyor” ifadelerine yer verdi.   ‘Neden her kesim barışın sözünü kurmasın’   Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın konuşmasının ardından yurttaşlar sürece dair merak ettikleri soruları sordu. Yurttaşlardan, “Sizler bu süreçte her kesimle bir araya geliyorsunuz, başka kesimleri de bu sürece katmak süreç açısından nasıl bir etkisi olur?” sorusuna cevap veren Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Sayın Öcalan bu durumu çok önemli görüyor ve diyor ki bu süreci bütün kesimlerle tartışmak istiyorum. Ama devlet bu noktada bir yasal çerçeve çıkarmayarak bunun önüne geçiyor. 40 gündür heyetin gitmesi için olumlu bir yanıt vermiş değil. Kurulan masada barışı isteyen tarafı güçlendirmemiz lazım. Neden her kesim barışın sözünü kurmasın? Bizler bunun için demokratik siyasete ısrar ediyoruz ve edeceğiz” dedi.   Burada yapılan kahvaltı programının ardından Kilisk köyünde yurttaşlarla bir araya gelen Çiğdem Kılıçgün Uçar, burada da yurttaşlara sürece dair aktarımlarda bulundu. Burada da yurttaşlar sürece dair kaygılarını, beklentilerini ve eleştirilerini dile getirdi.   'Güvensizlik durumu ortaya çıkıyor'   Kilisik köyünde yapılan buluşmada yurttaşlardan biri, "Devlet tarihten bu yana hep Kürt halkını kandırma politikalarını izlemiştir. Bu yüzden de devletin adım atmaması da bizlerde bir güvensizlik durumunu ortaya çıkarıyor" dedi.   Ardından söz alan bir başka yurttaş, "Meclise yasalar gelecek denildi, neden hâlâ gelmedi?" sorusunu sordu.   Bir başka yurttaş, "Bizim başkana 4 parça Kürdistan'da güvenimiz tam. Ondan ne gelirse gelsin güveniyoruz, bu anlamda tereddüt etmiyorum" dedi.   Son olarak Bersomig köyünde yurttaşlarla bir araya gelen Çiğdem Kılıçgün Uçar, burada da sürece dair aktarımlarda bulundu. Burada da halkın merak ettiği sorular yanıtlandı.   Burada yapılan aktarımın ardından söz alan bir yurttaş, "İki yıldır devlet hep yerinde sayıyor ve hep lafta kalıyor. Niye adım atmıyor?" sorusuna şu cevabı verdi: "Devlet hiçbir somut adım atmayarak bizleri başka sorun ve gündemlerle oyalamaya çalışıyor. Öcalan 27 Şubat çağrısını yaparken bizlere, gücüne güvenerek yaptı. Devletin adım atmadığını biliyoruz ama devlete biz adım attıracağız" yanıtını verdi.   'İnançla barışı inşa edeceğiz'   Toplantıya katılan başka bir yurttaş da, “Devlet varlığını biz Kürtlerin yokluğu üzerine kurmuş. Biz bir ulusuz. Bizim dilimiz ve kimliğimiz tanınmadan hiçbir çözüme inanmıyoruz. Kürtler eski Kürt değildir, artık birliğini de sağlaması gerektiğine inanıyoruz. Biz gücümüze ve mücadelemize inanıyoruz, bu inançla barışı inşa edeceğiz” dedi.   Bir diğer genç de gençlerin devlete güvenmediğini ve bu durumda neler yapabiliriz sorusuna ise şöyle cevap verdi: "Bizlerin kendi irademizle bu süreçte yer almamız lazım ve toplumun en önemli gücü gençliktir. Gençliğin herkesten önce bu süreci sahiplenmesi ve kendilerini örgütlemesi lazım."   Çiğdem Kılıçgün Uçar'ın katılımıyla program, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren yurttaşların mezarlarının ziyaret edilmesiyle sonlandı.