HPV aşısında eşitsizlik: Korunma hakkı parası olana mı? 2026-09-07 09:02:29   İSTANBUL - HPV aşısının ücretli olmasının kadınlar arasında sağlık eşitsizliğini derinleştirdiğini belirten Hatice Yayla, “Sağlık bir haksa HPV aşısı da ücretsiz ve herkes için ulaşılabilir olmak zorunda” dedi.   Kadınlarda rahim ağzı kanserinin en önemli nedenlerinden biri olan İnsan Papilloma Virüsü’ne (HPV) karşı aşının Türkiye’de ulusal aşı takvimine alınarak ücretsiz uygulanması beklenirken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun Türkiye’de görülen HPV tiplerinin dünyadaki tiplerden farklı olduğunu ve aşının Türkiye’de görülen tiplere karşı korumayacağını savunarak, “Neden devletin parasını boşa atalım” demesi kamuoyunda tepkiye neden oldu.   Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Anadolu Şubesi Eşbaşkanı Hatice Yayla, HPV aşısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.   ‘HPV aşısına ücret ödemek kabul edilemez’   HPV’nin kadın sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Hatice Yayla, buna rağmen aşının Türkiye’de hâlâ ücretsiz olmamasına tepki göstererek, “HPV, yani Human Papilloma Virüsü, toplumda oldukça yaygın görülen bir virüs. Kadınlarda rahim ağzı kanserinin yüzde 96’sına HPV neden oluyor. Rahim ağzı kanseri, hem dünyada hem de Türkiye’de kadın kanserleri arasında 4’üncü sırada yer alıyor. Böyle bir hastalığın önlenmesinde aşının önemi bilinirken, insanların bu aşıya ücret ödeyerek ulaşmak zorunda bırakılması kabul edilebilir değil. HPV’nin 100’den fazla tipi var ve yaklaşık 15’i yüksek riskli kabul ediliyor. Türkiye’de ve dünyada en sık karşılaşılan tipler ise 16 ve 18. Yapılan çalışmalar ve kadınlara uygulanan testler de bunu ortaya koyuyor. Türkiye’de kadınların HPV 16 ve 18 ile enfekte olma oranları dünyadan farklı değil” ifadelerini kullandı.   Türkiye’den hâlâ adım atılmadı   Diğer ülkelerde HPV aşısına erişimin kamusal bir sağlık politikası hâline getirildiğine dikkat çeken Hatice Yayla, Türkiye’de ise aşının ücretsiz hâle getirilmesi yönündeki taleplerin yıllardır karşılıksız bırakıldığını söyledi. Hatice Yayla, “Dünyada yaklaşık 164 ülkede HPV aşısının aşı takvimine girdiğini biliyoruz. Gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerde bile bu aşı, ulusal aşı takvimine girmiş durumda. Çünkü HPV’den korunmanın en güvenilir yolu aşı. Biz ise Türkiye’de yaklaşık 7-8 yıldır HPV aşısının ulusal aşı takvimine alınması için mücadele ediyoruz. Pek çok ülke bunu yapmışken, Türkiye’nin hâlâ bu konuda adım atmaması bizim açımızdan ciddi bir sorun” diye belirtti.   ‘Kapalı kapılar ardında karar istemiyoruz’   Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun HPV aşısının Türkiye’de görülen tiplere karşı korumadığı yönündeki açıklamasına tepki gösteren Hatice Yayla, Bakanlığın karar alma sürecinin şeffaf olmadığını belirtti. Söz konusu Bilim Kurulu’nun kimlerden oluştuğunun kamuoyuna açıklanması gerektiğini ifade eden Hatice Yayla, sözlerine şöyle devam etti: “En son Sağlık Bakanı’nın yaptığı açıklamada, dünyadaki HPV virüs çeşitleriyle Türkiye’dekilerin aynı olmadığından ve farklılık gösterdiğinden bahsedilmişti. Bilim Kurulu’yla görüştüğünde, HPV aşısının ülkemizde görülen tiplere karşı korumayacağı yönünde bir açıklaması olmuştu. Üstelik ‘Neden devletin parasını boşa atalım?’ gibi bir cümle sarf etmişti. Ama biz biliyoruz ki hem dünyada hem de Türkiye’de, hatta Dünya Sağlık Örgütü’nün de yaptığı açıklamalar var. Rahim ağzı kanserlerinin yüzde 96’sının sebebi olan HPV virüsü, aşıyla birlikte neredeyse sıfırlanıyor. Böyle bir gerçeklik ortadayken, hâlâ aşının gereksiz olduğu yönünde bir yaklaşım sergilenmesini kabul etmiyoruz. Açıkçası bu Bilim Kurulu’nun kimlerden oluştuğunu bilmiyoruz. Sağlık Bakanlığı’na önerimiz, şeffaf bir bilim kurulu oluşturulması. Özellikle Tabip Odası, sağlık sendikaları ya da bağımsız kuruluşlarla bir bilim kurulu oluşturulursa bu süreç çok daha net değerlendirilebilir. Bu kadar önemli bir konuda kapalı kapılar ardında karar verilmesini istemiyoruz. Toplumun HPV aşısına kısa zamanda ücretsiz olarak ulaşmasını istiyoruz.”   ‘HPV aşısı herkes için ulaşılabilir olmak zorunda’   Aşının ücretli olmasının sağlık alanında sınıfsal bir eşitsizlik yarattığını vurgulayan Hatice Yayla, ekonomik gücü olmayan kadınların korunma hakkından mahrum bırakıldığını ifade ederek, “Bu durum, belli bir kesimin sağlık hizmetinden faydalanamadığını gösteriyor. Sosyoekonomik durumu düşük olan ve HPV aşısını alamayan pek çok kadın, HPV virüsüyle karşılaştığında rahim ağzı kanseri olma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Sağlık bir haksa, HPV aşısı da ücretsiz ve herkes için ulaşılabilir olmak zorunda” şeklinde konuştu.   ‘HPV aşılarının koruyuculuğu yüksek’   HPV aşılarının farklı HPV tiplerine karşı geliştirildiğine dikkat çeken Hatice Yayla, mevcut aşıların kapsamına ilişkin tartışmaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, aşının yüksek koruyuculuğuna işaret etti. Hatice Yayla, “İlk çıkan aşı 16 ve 18 tipine karşıydı. Daha sonra dörtlü aşı çıktı; 16 ve 18’in yanı sıra siğil yapan 6 ve 11 tiplerine karşı geliştirildi. En son çıkarılan dokuzlu HPV aşısı ise yüksek riskli HPV tiplerini ve siğil yapan HPV tiplerini kapsıyor. Koruyuculuğuna ve oluşturduğu bağışıklığa baktığımızda, yüzde 90 ila 100 oranında bağışıklık sağladığını ve üzerinden 10 yıl geçse dahi koruyuculuğunu sürdürdüğünü tespit eden çalışmalar var. Bunu, Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere pek çok sağlık örgütünün çalışmalarında görebiliyoruz” ifadelerini kullandı.   Kadınlara çağrı   Hatice Yayla, son olarak kadınlara düzenli sağlık taramalarını ihmal etmemeleri çağrısında bulundu: “Rutin tarama testlerini aksatmadan mutlaka yaptırsınlar. Bunlar smear ve HPV testleri oluyor. HPV varsa da yoksa da bunları düzenli aralıklarla yaptırmak önemli. İlerleyen süreçte çok daha ciddi hastalıklarla karşılaşmamak için bu taramaları ihmal etmesinler.”