'Okullarda sosyal destek mekanizmaları güçlendirilmeli' 2026-09-23 18:52:57   WAN - Eğitim Sen Wan Şubesi, Manisa’da 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırıya tepki göstererek, okullarda şiddetin “münferit vakalar” olarak ele alınamayacağını belirtti. Eğitim Sen, MEB’e okullarda önleyici, koruyucu, pedagojik ve sosyal destek mekanizmalarını güçlendirme çağrısı yaptı.   Eğitim Sen Wan Şubesi, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okul önünde düzenlenen ve 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırıya tepki göstermek amacıyla Şekerbank önünde basın açıklaması yaptı. “Eğitimde şiddete dur de” pankartının açıldığı açıklamaya siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile eğitim emekçileri katıldı. Açıklamayı Eğitim Sen Wan Şube Eşbaşkanı Murat Atabay okudu.   ‘Öğrencilerin can güvenliğini yok sayan ihmallerin sonucudur’   Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde yaşanan saldırıda 11 öğrencinin yaralandığını hatırlatılan açıklamada, okullarda artan şiddet olaylarının basit bir asayiş sorunu olarak ele alınamayacağını söylendi. Açıklamada, “Okullarda her geçen gün tırmanan şiddet olayları ve öğrencilerin yaşam hakkını tehdit eden saldırılar, artık münferit vakalarla geçiştirilebilecek basit bir asayiş sorunu olarak görülemez. Okullarda yaşananlar; eğitim sistemimizin içine sürüklendiği yapısal krizin, derinleşen toplumsal şiddet ikliminin ve öğrencilerin can güvenliğini yok sayan ihmaller zincirinin doğrudan bir sonucudur” denildi.   ‘Sosyal destek mekanizmaları güçlendirilmeli’   Okulların aşırı güvenlikçi denetim alanlarına dönüştürülmesinin çözüm olmadığı vurgulanan açıklamada, eğitim kurumlarının toplumsal ve demokratik dokusunu zedeleyen yaklaşımlardan vazgeçilmesi gerektiğinin altı çizildi. Açıklamada, “Bu doğrultuda kalıcı çözüm, okulları sadece güvenlikçi bir anlayışa teslim etmekte değil, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) hizmetleri ile sosyal hizmet uzmanlarını eğitim sürecinin tam merkezine koymakta yatmaktadır. Okullarda psikolojik danışman, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanlarının görevlendirilmesi sıradan kontenjan hesaplarına ya da masa başında belirlenen sayılara göre değil, her okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik koşulları, öğrencilerin ihtiyaçları ve somut riskler dikkate alınarak planlanmalıdır” diye belirtildi.   MEB’in eğitim ortamlarında yaşanan sorunlara “şekilci ve polisiye yöntemlerle” yaklaşmaktan vazgeçmesi gerektiğinin altı çizilen açıklamada, önleyici, koruyucu, pedagojik ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.   Mêrdîn   Eğitim Sen Mêrdîn Şubesi, Mardin İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde “Güvenli okul, güvenli gelecek istiyoruz” pankartıyla açıklama yaptı. Siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile eğitim emekçilerinin katıldığı açıklamayı Eğitim Sen Mêrdîn Şube Eşbaşkanı Sümeyra Oğur okudu.   Saldırının münferit bir olay olarak ele alınamayacağını belirten Sümeyra Oğur, yaşananların eğitim sistemindeki yapısal sorunlar ve öğrencilerin güvenliğine ilişkin ihmallerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.   Okulları aşırı güvenlikçi denetim alanlarına dönüştüren yaklaşımların çözüm üretmeyeceğine dikkat çeken Sümeyra Oğur, psikolojik danışman, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanlarının her okulun ihtiyaçları gözetilerek görevlendirilmesini istedi. Sümeyra Oğur, kalabalık sınıfların azaltılması ve müfredatın akran zorbalığıyla mücadele, kültür, sanat ve sporla desteklenmesi çağrısında bulundu.   Sümeyra Oğur, “Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlandığı, güçlü pedagojik bağların kurulduğu nitelikli ve demokratik okul iklimi inşa etme yönündeki her türlü adım derhal atılmalı” dedi.   Amed   Eğitim Sen Amed Şubeleri de İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. “Güvenli okul, güvenli gelecek istiyoruz” pankartının açıldığı açıklamaya kentteki sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.   Eğitim Sen Amed 2 No’lu Şube Eşbaşkanı Duygu Özbay, saldırının eğitim sisteminden ve toplumsal şiddetten bağımsız ele alınamayacağını belirterek, “Çözüm sadece güvenlikçi yöntemlerde değil; eğitim sistemi ve kamusal yaşam içinde şiddet üreten yapıları da incelemek gerekiyor” dedi.   Eğitim sisteminin merkeziyetçi ve çoğulculuktan uzak bir anlayışla yürütüldüğünü ifade eden Duygu Özbay, “Müfredat ve öğretim materyalleri tekçi bir anlayışla hazırlanıyor. Demokratik, yerel ve özgürlükçü bir eğitim sistemi gerekiyor. Kalabalık sınıflar ve rehber öğretmen eksikliği çocukların okula aidiyetini zedeliyor” diye belirtti.   ‘Şiddet okulda yeniden üretiliyor’   Çocukların farklı kimlik ve ekonomik koşullarla okula geldiğine dikkat çeken Duygu Özbay, “Toplumsal eşitsizlikler okulda yeniden üretiliyor. Kimlikler okulda ötekileştiriliyor ve dışlanıyorsa çocuk yabancılaşma sürecine giriyor. Kendini okula ait hissetmemesi bir süre sonra şiddet olarak karşımıza çıkabiliyor” ifadelerini kullandı.   Ardından açıklama metnini okuyan Eğitim Sen Amed 1 No’lu Şube Eşbaşkanı Faruk Ercan, okullarda artan şiddetin münferit vakalarla geçiştirilemeyeceğini belirterek, Eğitim Bakanlığı’na somut önlemler alma çağrısı yaptı.   Dêrsim   Eğitim Sen Dêrsim Şubesi, Seyid Rıza Meydanı’nda “Güvenli okul, güvenli gelecek istiyoruz” pankartıyla açıklama yaptı. Açıklamayı Eğitim Sen Dêrsim Şube Başkanı Mehmet Aşkın okudu.   Çocukların şiddetle kurduğu ilişkinin yalnızca okulda aldıkları eğitimle biçimlenmediğine dikkat çeken Mehmet Aşkın, “Siyasal tartışmalarda, medyada, sosyal medyada ve gündelik yaşamda kullanılan dil, çocukların anlaşmazlıklar karşısında benimsedikleri tutumları da etkilemektedir. Hakaretin, tehdidin ve karşısındakini susturmanın sık başvurulan yöntemlere dönüşmesi, şiddetin olağan ve sonuç alıcı bir davranış olarak algılanmasına yol açabilir. Bu nedenle çocuklara yalnızca şiddetin yanlış olduğunu söylemek yeterli değildir” dedi.   Riha   Eğitim Sen Riha Şubesi, Novada Park AVM önünde yaptığı açıklamayla saldırıya tepki gösterdi. Açıklamaya DEM Parti Riha İl Örgütü, KESK bileşenleri, öğretmenler ve veliler katıldı.   “Güvenli okul, güvenli gelecek istiyoruz” pankartının açıldığı açıklamada konuşan Eğitim Sen Riha Şube Eşbaşkanı Murat Oruç, okullarda güvenli ortamın oluşturulması için gerekli önlemlerin alınmasını istedi.   Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunan Murat Oruç, öğretmen ve öğrencilerin kılık kıyafeti yerine okulların güvenli hale getirilmesine odaklanılması gerektiğini söyledi.   Açıklama, “Bakan istifa” ve “Güvenli okul, güvenli gelecek” sloganlarıyla sona erdi.   Rize   Eğitim-İş Rize Şubesi de Rize Valiliği Protokol Meydanı’nda açıklama yaptı. Sendika üyeleri, “Çocuklarımızı koruyamayan düzenin sorumluları istifa” pankartı açtı.   Eğitim-İş Rize Şube Başkanı Hamza Kutay, saldırının münferit bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, okul güvenliğinin okul kapısından ibaret olmadığını söyledi.   Okullarda yeterli sayıda rehber öğretmen bulunmadığını belirten Hamza Kutay, devamsızlığı artan veya davranışlarında ciddi değişiklikler görülen çocukların yeterince takip edilmediğini ifade etti. Risk altındaki çocuklara olay yaşanmadan önce ulaşılması gerektiğini kaydeden Hamza Kutay, okul, aile, sosyal hizmetler, sağlık ve güvenlik kurumları arasında etkin bir erken uyarı sistemi kurulmasını istedi.   Ordu   Eğitim Sen Ordu Şubesi ise Köprübaşı Ceren Özdemir Meydanı’nda açıklama yaptı. Siyasi parti, sendika ve derneklerin destek verdiği açıklamada konuşan Eğitim Sen Ordu Şube Başkanı Nursen Kaymaz, okullardaki şiddeti sona erdirecek somut adımların atılmasını istedi.   Okullarda artan şiddetin yalnızca bir asayiş sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Nursen Kaymaz, “Okullarda yaşananlar, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği yapısal krizin, derinleşen toplumsal şiddet ikliminin ve öğrencilerin can güvenliğini yok sayan ihmaller zincirinin doğrudan bir sonucudur” dedi.   Okul güvenliğinin yalnızca protokollerle sağlanamayacağını ifade eden Nursen Kaymaz, polisiye yöntemler yerine öğrencilerin sosyal, duygusal ve pedagojik ihtiyaçlarına yanıt verecek yeterli sayıda psikolojik danışman, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanının istihdam edilmesi gerektiğini söyledi.