Koçer kadınlar: Devlet barış için somut adımlar atmalı 2026-10-11 09:02:16   ÊLİH- Barış ve Demokratik Toplum sürecinde kök yasanın uygulanması ile devletin yasal ve somut adımları beklenirken, koçer kadınlar, barış için ellerinden geleni yapmaya hazır olduklarını belirterek, “Biz nasıl adım atıyorsak, devletin de adım atmasını istiyoruz. Herkes gibi eşit olmak istiyoruz” dedi.    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te deklare ettiği Barış ve Demokratik Toplum süreci bir buçuk yıldır sürüyor. Süreç kapsamında Abdullah Öcalan’ın çağrısı üzerine Kürt Özgürlük Hareketi ilk tarihi adımı PKK’nin feshi ile yaparken, akabinde silah yakma, gerillaları Bakur sahasından çekme gibi önemli adımlar attı. Son olarak Hareket Yönetimi, 8 Ekim’de yaptığı açıklama ile tüm silahlı güçlerini geri çektiklerini açıkladı.    Hareket Yönetimi açıklamasında, “Özgürlük Hareketimiz AKP iktidarının artık hiçbir bahanede bulunmaması ve sürece yetersiz yaklaşımına gerekçe yapmaması için Türkiye içinde herhangi bir çatışma riski yaratmayan güçlerimizi de birkaç gün önce tümden geri çekmiş bulunmaktadır. Ayrıca sınırdan uzakta olsa da Türkiye devletinin bir tehdit olarak görmemesi açısından Zap’ın batısında bulunan Metina’daki 4 savaş tünelini ve mevzilerini de aynı günlerde boşalttık. Özcesi Türkiye sınırları içindeki ve Türkiye dışında sınıra yakın olduğu söylenebilecek tüm silahlı güçlerimizi çekmiş bulunuyoruz. Böylece Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma ve demokratik siyasal mücadele stratejimizin gerekleri tümüyle yerine getirilmiştir” dedi.    Barış ve Demokratik Toplum sürecinde gözler, MGK kararına bağlanan kök yasanın bir an önce uygulanması ve Özgürlük Hareketi’nin attığı adımlara devletin yasal ve somut adımlarla yanıt vermesinde.    Kürt halkı, Barış ve Demokratik Toplum süreci kapsamında devletin yasal ve somut adım atmasını beklerken, Êlih’in (Batman) Körük mahallesinde yaşayan koçer kadınlar sürece dair değerlendirmelerde bulundu.    ‘Silahlar yakıldı sıra artık devlette’   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması gerektiğini belirten Leyla Çetinkaya, “Devletin de artık bir adım atmasını istiyoruz, onların istediği adımları biz atıyoruz ama onlar atmıyor. Silah bırakmalarını istediler silah bıraktılar, hatta silahlarını bile yaktılar ama hala devlet tarafından atılmış bir adım yok. Artık devletin de bir adım atmasını istiyoruz ki bizim de bu adımla başımız dik olsun. Biz de haklarımızı istiyoruz, dilimizi ve kimliğimizi istiyoruz. Topraklarımız var ama o topraklarımıza da el koymak istiyorlar. Önderimizin serbest bırakılmasını ve kendi halkının içinde olmasını istiyoruz. Zindan kapılarının açılmasını istiyoruz” diye konuştu.   ‘Barış için elimizden geleni yapmaya hazırız’   Hediye Çetinkaya, barış için ellerinden geleni yapmaya hazır olduklarını belirterek, “Beklentimiz dünyada barışın sağlanmasıdır. Çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz. Artık savaş olmasın, barış sağlansın. Kendi ülkemizde özgür olmak istiyoruz. Barış için elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız” dedi.   ‘Herkes gibi kimliğimiz olsun’   Wetha Çetinkaya da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün bir an önce sağlanması gerektiğini dile getirerek, “Herkes gibi kimliğimizin olmasını istiyoruz. Artık ölümler olmasın ne bizim ne de onların içi yanmasın. Haklarımızı istiyoruz” şeklinde konuştu.    ‘Devlet artık bir adım atmalı’   Artık halka bir cevap verilmesi gerektiğini dile getiren Elif Çetinkaya ise, “Cezaevlerinde ne kadar kötü kişiler varsa serbest bırakıldı ama siyasi tutsaklar bırakılmadı. Devletten beklediğimiz şey bu değildi. Zindandaki arkadaşlarımızın serbest bırakılacağını ve devletin bir adım atacağını düşünüyorduk ama kulaklarını tıkayıp evlerine çekildiler. Devlet artık halka göre bir adım atmalı. Halk nasıl adım atıyorsa, onların da adım atması gerekiyor. Zindandaki hasta tutsakların serbest bırakılması gerekiyor. Hasta tutsakların ilaçları verilmiyor, hastaneye götürülmüyor, artık halka bir cevap vermeleri gerekiyor” sözlerine yer verdi.    ‘Devlet adım atacak mı atmayacak mı?’   Hatun Çetinkaya, kendi haklarının tanınması gerektiğinin altını çizerek, Türkiye’nin bir an önce adım atması gerektiğini belirtti. Cezaevi kapılarının açılması gerektiğini vurgulayan Hatun Çetinkaya, “Zindandakileri serbest bırakacaklarını söylemişlerdi, hırsızlık yapan ve birilerini öldürenleri bıraktılar ama neden siyasi tutsakları serbest bırakmadılar? Devlet adım atacak mı atmayacak mı? Biz de dilimizin, okulumuzun ve haklarımızın olmasını istiyoruz” diye vurguladı.   ‘Eşit olmak istiyoruz’   Rabia Çetinkaya ise talep ve beklentilerini şöyle dile getirdi: “Biz nasıl adım atıyorsak, devletin de adım atmasını istiyoruz. Şu ana kadar atılmış bir adım yok, artık şehit haberleri almak istemiyoruz. Artık ne bizim ne de diğerlerinin ölmesini istiyoruz. Barış istiyoruz. Zindandaki arkadaşlarımızı serbest bırakacaklarını söylüyorlar ama serbest bırakmıyorlar. Artık biz herkes gibi eşit olmak istiyoruz.”