‘İşkenceler kadın mücadelesini sindirmeye yöneliktir’
- 13:39 30 Haziran 2020
- Güncel
HABER MERKEZİ - Sevil Rojbin Çetin’in köpekli işkenceye maruz kalmasına tepki gösteren İHD'li kadınlar, “Bu yöntemi 1980’li yıllarda Diyarbakır’da Esat Oktay’ın tutuklulara yaptığı işkenceleriyle tanıyoruz. İşkenceler ve baskılar kadın mücadelesine, demokrasiye ve insan haklarına yönelik darbedir ve sindirilmek istenmektedir” dedi.
İnsan Hakları Derneği (İHD), Diyarbakır'da 26 Haziran günü yapılan ev baskınında 3 buçuk saat işkence edilerek gözaltına alınan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu üyesi ve Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Sevil Rojbin Çetin'e dönük köpekli işkenceye karşı birçok kentte basın açıklaması gerçekleştirdi.
İstanbul
İHD İstanbul Şubesi Kadın Komisyonu, işkenceye karşı açıklamayı dernek binasında gerçekleştirdi. “İşkence insanlığa karşı işlenen suçtur, Sevil Rojbin Çetin’nin yanındayız” pankartı açılan açıklamaya İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin de katıldı.
Eren, Kürtlere yönelik baskı ve operasyonların her geçen gün daha da arttığına dikkati çekerek, yapılan baskınlarda gözaltına alınanlara işkence edildiğini dile getirdi. Rojbin’e dönük işkenceyi anımsatan Eren, “Türkiye Cumhuriyeti polisleri bir kadına ağır işkence uyguladı. Köpekleri araç olarak kullanıp işkence yapıldı. Biz bu yöntemi 1980’li yıllarda Diyarbakır’da Esat Oktay’ın tutuklulara karşı ‘Co’ isimli köpeğini araç olarak kullanarak yaptığı işkence ile tanıyoruz. Türkiye aynı zamanda kadına yönelik şiddeti engellemeye yönelik son derece önemli bir sözleşme olan Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi’nde birinci imzacı. Kendi imzalarını hiçe sayarak işkence yapmaya devam ediyor” diye konuştu.
İHD İstanbul Şube Eşbaşkanı Gülseren Yoleri ise kadın siyasetçilere ve aktivistlere yönelik baskı ve yıldırma politikasının süreklileştiğini söyledi.
Van
İHD Van Şubesi, Rojbin’e dönük işkenceye ilişkin şube binasında basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı Ruken Demir okudu. Ruken, siyasetçi ve aktivist kadınlara yönelik baskı ve yıldırma politikasının süreklileştiğini söyleyerek, “İşkenceler ve baskılar kadın mücadelesine, demokrasiye ve insan haklarına yönelik darbedir ve sindirilmek istenmektedir. Resmi gözaltı ve resmi olmayan gözaltı alanlarında yapılan işkence yaşamın bir rutini haline getirilmeye çalışılmaktadır. Oysa işkence, insanlığa karşı telafisi mümkün olmayan bir suçtur” dedi.
Ankara
İHD Merkezi Kadın Komisyonu, Rojbin’e uygulanan işkenceye karşı İHD Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan İHD Merkez Yürütme Kurulu üyesi Nuray Çevirmen, “adeta rutin haline gelen işkence uygulamalarına” dikkat çekerek, “Resmi gözaltı ve resmi olmayan gözaltı alanlarında yapılan işkence yaşamın bir rutini hale getirilmeye çalışılmaktadır. Oysa işkence, insanlığa karşı telafisi mümkün olmayan bir suçtur” dedi. Rojbin’e uygulanan işkence ile Anayasa’nın 90’ıncı maddesinin ihlal edildiğini kaydeden Nuray, Anayasa’nın 17/3 maddesi ve Türk Ceza Kanunu’nun “İşkence” başlıklı 94’üncü maddesinin insan onuruyla bağdaşmayan her türlü insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleyi yasakladığına dikkat çekti.
‘Failler hakkında yasal işlem başlatılsın’
İşkence uygulamalarına derhal son verilmesi ve failler hakkında yasal işlem başlatılarak cezalandırılması çağrısı yapan Nuray, işkenceye karşı mücadele anlamında TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu başta olmak üzere tüm ilgili kurum ve kuruluşları mücadeleye davet etti. Nuray, şöyle konuştu: “İşkence görenlerin muayeneleri Türkiye’nin taraf olduğu İstanbul Protokolüne uygun olarak yapmalıdır. ‘Ulusal Önleme Mekanizmasının işlevlerini yerine getirmek üzere yetkilendirilmiş olan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, iktidar politikalarına uygun davranmayı bırakıp bu işkence iddialarına karşı görevini derhal yerine getirmelidir, getiremiyorsa feshedilmelidir.”
Diyarbakır
İHD Diyarbakır Şubesi de işkenceye, dernek binasında yaptığı açıklamayla tepki gösterdi. Şube adına açıklama yapan İHD Diyarbakır Şube Yöneticisi Derya Yıldırım, işkenceye karşı imzalanmış sözleşmenin çiğnendiğini kaydederek, “Türkiye, imzacısı olduğu ve işkenceyi suç sayan sözleşmemelere uymalı ve bu işkence vakalarına dönük önleyici tedbirleri almalıdır" diye seslendi. Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunu ve tüm ilgili kurum ve kuruluşları işkenceye karşı mücadeleye çağıran Derya, "İnsanlığa karşı işlenmiş olan bu suçlara karşı ortak zeminde ses vermelerini talep ediyoruz. Sevil Rojbin Çetin yalnız değildir, mücadelemizle yanındayız" ifadelerini kullandı.
Batman
İHD Batman Şubesi’nin Rojbin’e yapılan işkenceye karşı gerçekleştirdiği basın açıklamasında ise İHD Batman Şube Eşbaşkanı Rumeysa Deniz Kaya konuştu. Rumeysa, "Çetin'e yapılan işkence ile kadın mücadelesi de bastırılmak isteniyor" vurgusu yaptı.
İzmir
İHD İzmir Şubesi Kadın Hakları Komisyonu ise dernek binasında basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı komisyon adına Ayşenur Kizaroğlu yaptı. Kadın siyasetçilere ve aktivistlere yönelik baskı ve yıldırma politikasının süreklileştiğini belirten Ayşenur, resmi ve resmi olmayan gözaltı alanlarılnda yapılan işkencenin yaşamın bir rutin hale getirilmeye çalışıldığını ifade etti. Anayasa’nın 90. Maddesini hatırlatan Ayşenur “ ‘Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır’ hükmü eklenmiştir” diye ekledi.
İHD Adana, Mersin, Hatay, Antalya ve birçok kentte de eş zamanlı olarak açıklama yaparak Rojbin'e yönelik işkenceye dikkat çekti.







