YJA Star: Tek bir gözyaşı hesap sormanın sebebi
- 12:43 22 Ocak 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - Kuzey ve Doğu Suriye’de çetelerin saldırılarına dair açıklama yapan YJA Star Merkez Karargah Komutanlığı, “Direnen Rojava halkımız en büyük değerimizdir. Çocuklarımızın tek bir göz yaşı bile sınırsız direnişin ve hesap sormanın sebebidir. Onurumuzu çiğnetmeyeceğiz” dedi.
YJA Star Merkez Karargah Komutanlığı, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’ye bağlı çetelerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarında kadın direnişçilere yönelik saldırılara dair açıklama yaptı.
YJA Star Merkez Karargah Komutanlığı açıklaması şöyle:
“Devletçi sistemin tüm kötülüklerine, özgürlük umudunu tüketen karanlığına rağmen Rêber Apo öncülüğünde bir özgürlük vahası olarak kökleri, emeği, inancı, güzellikleri, kadın öncülüğü üzerinden yükselen Rojava Devrimi kadınların, Kürt halkının, halkların ortak değeri olarak vücut bulmuştur. Başta Türk devleti olmak üzere hegemon güçlerin yıkım aparatı olan cihadist örgütlere, DAİŞ’e karşı büyük bir savaş yürütmüş, insanlığın onurunu, yaşamını ve özgürlüğünü korumak adına on binlerce şehit vermiş, hiçbir fedakarlıktan kaçınmamıştır. Başta ABD ve uluslararası bazı güçler olmak üzere bir planlama dahilinde, Türk devletinin koordinesi ve fiili yürütücülüğünde HTŞ–DAİŞ çeteleri Rojava Devrimine yönelik insanlık dışı saldırılar geliştirmektedir. YJA Star güçleri olarak bu saldırıları lanetliyor, bedeli ne olursa olsun halkımızın, özgürlüğü gerçeğe dönüştüren kadınların yanında olacağımızı belirtiyoruz. Bu saldırılar karşısında büyük Rojava Devrimi’nin gerçeğine denk duruş gösteren Ziyad, Denîz, Faraşîn arkadaşlar şahsında tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Başta Efrîn ve Şêxmeqsûd halkımız olmak üzere, bu saldırılar karşısında baş eğmeyen Kuzey–Doğu Suriye halklarını, dört parça Kurdistan’da ortaya çıkan ulusal direniş ruhunu saygıyla selamlıyoruz.
Bu saldırı demokratik ulus projesine saldırıdır
Kurdistan merkezli Ortadoğu’da yoğunlaşan 3. Dünya Savaşı içerisinde demokratik uluslaşmayla halkların kendi çözümünü geliştirme ve inşa etme seçeneği Rojava Devrimi ile somutluk kazandı. Bu alternatifi ortadan kaldırmak için El Nusra, HTŞ, DAİŞ, Türk devlet çeteleri eliyle sürekli Rojava’ya saldırılar geliştirilmiş, büyüyen devrim ruhu ve duruşu karşısında Türk devleti tarafından Efrîn, Girê Spî, Serêkaniyê işgal edilmiştir. Rojava devrim alanları Türk devletinin sürekli saldırılarına maruz kalmış, Türk devleti Kürtleri kırıma uğratmak adına hegemon güçlere her türlü tavizi vermiş, uluslararası güçlerin hizmetinde bir kötülük ve yıkım gücüne dönüşmüştür. Suriye’nin HTŞ terörist örgütü ve çete başı Colani’ye teslimi ardından Suriye’nin teröristlerin yuvasına dönüştürülmesi, bunlara meşruiyet sağlanarak halklar karşısında kırımın örgütlendirilmesi konsepti devreye konuldu. Rêber Apo’nun tam da bu süreçte 27 Şubat çağrısı, Demokratik Toplum ve Barış Hamlesi demokratik uluslaşmanın gelişme koşularını büyüttü. Uluslararası güçlerin ‘böl-parçala-yönet’ politikasının önünü alacak bir perspektif ve örgütlenme alanı yarattı. Bunun karşısında ABD’nin İngiltere ile görüşmesi ardından yıllardır tavır koydukları Erdoğan’la birkaç gün içinde görüşmeleri özünde bu sürece yapılmış bir müdahale oldu. Bunun devamı olarak Türk devleti sözde Ortadoğu barışı adına Mısır’da kurulan masaya oturdu ve Gazze’yi pazarladı. Son olarak Paris’te gerçekleştirilen anlaşma ile Güney Suriye’nin İsrail’e bırakılması karşılığında Türk devletinin dahiliyeti ve yönlendirmesinde Kuzey–Doğu Suriye bir soykırımla karşı karşıya bırakıldı. Milliyetçiliğin bilinçli körüklendiği, halklar arası çelişkilerin derinleştirildiği bu savaşla kadın özgürlük devriminin boğdurulması, Kürt halkının soykırıma uğratılması, Rojava Kurdistanı’nın çete yuvası olarak Irak ve İran’a gerçekleştirilecek müdahaleler için bir sıçrama tahtası haline getirilmesi hedeflenmektedir. Rojava Devrimi, DAİŞ karşısında on binlerce şehit vermesine rağmen şu an DAİŞ çetelerine peşkeş çekilmektedir. Tüm bu nedenlerden dolayı yaşanan durum; Rêber Apo’nun da belirttiği üzere, yeni bir 15 Şubat Komplosu’dur. Kadın devrimimize, halkımıza büyük bir soykırım dayatılmaktadır. Her türlü ahlaksız ve insanlık dışı saldırılar geliştirilmektedir. Bu saldırı özde Rêber Apo’nun Demokratik Ulus projesine saldırıdır.
Rojava devrimi etrafında direnişe geçilmeli
Rêber Apo çizgisinde kendini yapılandırmış özgür kadın, özgür insan, özgür Kürt kimliği kesinlikle teslimiyeti kabul etmez, kimseye dayanmaz, öz gücüyle örgütlenmiş bir direnişin tek kurtuluş yolu olduğunu bilir. Bu temelde tüm dünya halklarının, kadınların Rojava Devrimi etrafında Kobanê ruhuyla birleşmesi, ABD ve İngiltere devletlerinin kirli siyasetlerine direnilmesi gerekir. Türk devletinin süreç algısı tasfiyedir, geleceğini karartacak kadar öngörüden yoksun, Kürt kanına, katliamına heveslenmiş, büyük bir kötülük kaynağı olarak faşizandır. Tüm Türkiye halklarının bu gerçeklik karşısında direnme görevi vardır. Kadınlar başta olmak üzere tüm Kürt halkımızın siyasal duruşu ne olursa olsun Rojava Devrimi etrafında ateşten çembere dönüşmesi 15 Şubat karşısında ortaya konulan direniş ruhuyla direnişe geçmesi ve tüm dünyaya gerçek gücün özgürlük onuru ve duruşu olduğunu göstermesi gerekir. Ele geçen bazı YPJ savaşçılarına, onurlu Kürt kadınlarına çetelerin uygulamaları basına yansımaktadır. Kendini özgürleştirerek halkının özgürlüğünü sağlayan kadınları hiçbir güç kirletemez. Bu uygulamaları yıllardır Türk devletinden biliyoruz. Ne bunu unutacak ne de unutulmasına izin vereceğiz. Serhildanlarda tutumunu ortaya koyan bir Kürt kadını “bizden korkuyorlar, çünkü biz insanız” dedi. Temel farkımız insan olma gücü ve erdemini kazanmış olmamızdır. Saldırı bunadır ve bundan dolayı elbette bizden korkulmaktadır. Bu gerçeğimize denk davranacak ve kadına, ülkemize, halkımıza, çocuklarımıza uzanan elleri kıracağız. Özgürlük onuru yaşamın adıdır ve vazgeçilmezdir.
Kadınlar direnişe öncülük etmeli
Direnen Rojava halkımız en büyük değerimizdir. Çocuklarımızın tek bir göz yaşı bile sınırsız direnişin ve hesap sormanın sebebidir. Onurumuzu çiğnetmeyeceğiz. Bu temelde kadınlar direnişe öncülük etmeli, seferberliği etkili kılmalı ve hesap sorma gücü olmalıdır. Dört parça Kurdistan ve yurtdışında yaşayan halkımız tüm alanları 15 Şubat ruhuyla serhildana ve hesap sormaya dönüştürmelidir. Gün; ideolojisi, partisi, inancı ne olursa olsun tüm Kürtlerin yekvücut olma günüdür. Kürtlerin kadınıyla, genciyle, yaşlısıyla ortak ruhta buluştuğu Kürt ulusal serhildanıyla tüm soykırım saldırılarını boşa çıkaracağımızdan kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Ya onurumuzla, kimliğimizle var olacağız ya da kastik katiller katlimiz üzerinden dünyayı daha da kirli ve yaşanmaz bir hale getirecek. Bunun bilinciyle öz savunmamızı yapacağız ve özgür kadının, özgür Kürdün kendini var etme savaşını bedeli ne olursa olsun kazanacağız.
Bu kararlılık ve duruşla tüm kadınları, halkımızı, dünya halklarını, enternasyonalist devrimcileri, özgürlükçü kadınları direnişe çağırıyor, tüm imkanlarımızla halkımızın yanında olacağımızı belirtiyoruz. Sürece katılım tutumu Ziyad, Deniz ve Faraşînler’in tutumudur. Bu onurlu duruşu zafere taşıma sözüyle şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyor, Rêber Apo öncülüğünde faşizmi, erkek devlet sistemini yenilgiye uğratacağız diyoruz.”







