‘Kürtler kazanımlarını zaferle taçlandıracak’
- 09:05 24 Ocak 2026
- Güncel
Rabia Önver
AMED - Rojava’daki kazanımların hedefte olduğunu vurgulayan DEM Partili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, “Burada barış süreci yürütüp orada Kürt’e vurmayı hiçbir Kürt kabul etmez” dedi.
Mazlum Abdi ile HTŞ lideri ve Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara arasında 19 Ocak’ta Şam’da yapılan ve Özerk Yönetim’e teslimiyetin dayatıldığı görüşmenin ardından Rojava’da saldırılara karşı direniş başladı. Kürt halkının yıllar süren mücadeleyle inşa ettiği kazanımların hedef alındığı bu süreçte seferberlik ilan edildi. Rojava’da halk özsavunmaya geçerken, Kürdistan’ın birçok kentinde halk sınır hatlarına yürüyerek HTŞ ve çetelerin saldırılarını protesto etti. Mahalle mahalle örgütlenen halk, demokratik ve kadın özgürlükçü yaşam iradesinin teslim alınamayacağını vurguladı. Dört parça Kürdistan’ın bir araya geldiği Rojava için mücadele sürüyor.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sêrt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, Rojava’ya yönelik devam eden saldırılara ilişkin değerlendirmede bulundu.
‘Kürt halkının kazanımları öyle kolay alınmadı’
6 Ocak’tan bu yana Kürt halkının ayakta olduğunu ifade eden Sabahat Erdoğan Sarıtaş, alanlarda olan halkın değerlerine ve topraklarına sahip çıkmak için günlerdir mücadele ettiklerini belirtti. Sabahat Erdoğan Sarıtaş, “27 Şubat'a dönecek olursak burada bütün Kürt halkının yıllardır birikmiş mücadelesinin getirdiği ve demokrasiyle barışla uzlaşıyla diyalog ile taçlandırmak istediği bir süreç vardır. Türkiye'de yürüyen bu süreç ilk günden bu yana hep ağır aksak, zamana yayılan ve gerçek talepleri görmezden gelen bir realitedir. Burada Türkiye'de bir barış süreci yürütüyorsan, orada Kürt'e vuracaksan burada hiçbir Kürt bunu kabul etmiyor. Nitekim bunu günlerdir sokakta ayakta olan Kürt halkı her gün her dakika tekrar tekrar dile getiriyor. Ama bir realiteye, bir gerçekliğe dikkat çekmek gerekiyor. Orada Kürt halkının kazanımları öyle kolay alınmadı. Binlerce değerle, bedelle alındı ve Kürt halkı buradan evlatlarını verdi” diye konuştu.
‘Halklara zulüm edilen bir süreçten geçiyoruz’
Dünyaya model olan kadın öncülüğünde gerçekleşen devrime saldırı olduğunu kaydeden Sabahat Erdoğan Sarıtaş, “Bu saldırı sadece Kürt halkına da değildir. Bu aynı zamanda Suriye'nin huzuruna, barışına, birlikte yaşam mücadelesine, birlikte yaşam isteğine, iradesine karşı bir saldırıdır. 2011 öncesine gidip Kürtleri olduklarından daha statüsüz hale getiren, halkları, inançları görmezden gelen Baas rejiminin bir başka modeli, bir başka daha radikal, dinci ve kafa kesen IŞİD'çilerin iktidara geçip tekrar halklara zulüm edecekleri bir süreçten geçiyoruz” dedi.
‘Kürt halkı yıllardır mücadele ediyor’
Birçok aktörün Suriye ve Orta Doğu halklarına kaosu savaşı farz kılan bir yerden yaklaştığını söyleyen Sabahat Erdoğan Sarıtaş, bütün bunlara rağmen Kürt halkının ise yıllardır mücadele ettiğini, geri adım atmadığını dile getirdi. Sabahat Erdoğan Sarıtaş, “Ama yine Kürt özgürlük hareketi, Kürt halkı oradaki özerk yönetim halkın onurunu, yaşamını, kadını, çocuğu, genci, doğayı ve orada da açığa çıkan birlikte yaşam modelini savundu ve 6 Ocak'tan bu yana Kürtlerin gözü kulağı Rojava'dan gelen bir haberdeydi. Nitekim gördük ki Kürt gençleri Kürdistan'ın dört bir yanından Rojava'da yaratılan değere, oradaki yaşam modeline sahip çıkmak için ayaktadır ve onların yanına gidiyor. Dolayısıyla biz diyoruz ki 27 Şubat çağrısını yapanlar dün çıkıp ‘kardeşim Şara Kürtleri katletti’ diye tebrik edenler oturup düşünsünler” ifadelerini kullandı.
‘Kürtler kazanımlarını savunuyor’
27 Şubat’tan bu yana yürütülen Barış ve Demokratik toplum sürecine dikkat çeken Sabahat Erdoğan Sarıtaş, şu mesajı verdi: “Siz burada barış süreci yürütüyorsanız, orada Kürt'ü katlediyorsanız yüzyıllık politikanızın bir prototipini orada inşa etmek istiyorsanız, Kürt halkı deneyimlidir, tecrübelidir ve kazanımlarını asla bir daha kaybetmemek üzere birlik ruhuyla hareket ediyor. Bugün gitsinler Süleymaniye Meydanı'na baksınlar, Hewlêr'e baksınlar, Rojhilat'a, Bakurê Kürdistan'a baksınlar ki, Kürtler nasıl birliktir, nasıl kazanımlarını savunuyor. Dolayısıyla bu akılla devam edecek olurlarsa Kürt halkını değil iç cepheyi tahkim böyle olmaz. İç cepheyi tahkim dört parça Kürdistan'ın, Kürtlerin hakkını, hukukunu savunmaktır. Onun dışında o devletlerin hiçbirine ne huzur vardır, ne rahat vardır. Çünkü Kürtlerin olmadığı, halkların inançlarının olmadığı bir sistemde hiçbir zaman huzur ve refah gelmeyecektir. Kürtler Rojava'da, Bakûr'da, Rojhilat'ta her yerde bu açığa çıkan onurlu yaşamı savunacak ve kazanımlarını mutlaka zaferle taçlandıracaktır.”







