Sınırın iki yanı tek bir halktır: Rojava için ortak mücadele
- 09:07 3 Şubat 2026
- Güncel
Elfazi Toral
İSTANBUL - Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi üyesi Rojda Aksoy, Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sınır hattında büyüyen dayanışmaya dikkat çekerek, halklar arasına çizilen sınırların mücadeleyi bölemediğini ve kadınların Rojava için ortak bir direniş hattı kurduğunu vurguladı.
HTŞ’nin 6 Ocak’ta Halep merkezli başlattığı saldırılarla Rojava’yı, kadın bedenini ve halkların iradesini doğrudan hedef alan yeni bir saldırı dalgasını açığa çıkardı. Bu saldırılara rağmen hem Rojava’da hem de Kürdistan ve Avrupa’nın dört bir yanında direniş sürdürüldü. Sahada ortaya konulan güçlü direnişin ardından Demokratik Suriye Güçleri (QSD) ile HTŞ arasında bir anlaşma imzalanırken, Kobanê’ye yönelik kuşatma ise tepkilere rağmen devam ediyor.
Rojava’ya yönelik saldırılar karşısında sınır hatlarında askerî hareketlilik artarken, halk da sınır hattına akın ederek tepkisini dile getirmeyi sürdürdü. Kobanê ile sınırı bulunan Riha’nın Pirsûs ilçesinde neredeyse her gün binlerce kişi bir araya gelerek Rojava ile dayanışma çağrıları yaptı, saldırıları protesto eden açıklamalarda bulundu.
Pirsûs–Kobanê sınırına gelen Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi’nde yer alan Rojda Aksoy, yaşanan sürece ve Rojava’da derinleşen insani krize ilişkin ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
Sınırın her iki yanındaki halkın tek bir gövde olduğunu vurgulayan Rojda Aksoy, bölgedeki kadınların sadece savaşla değil; açlık, soğuk ve temel ihtiyaçlara erişimin engellenmesiyle de sınandığını belirtti. Rojda Aksoy, “Kadınları yok sayan barbar bir zihniyete karşı yürütülen bu mücadelede tarafız ve bu dayanışmayı büyütmek bir borçtur” diyerek tüm halklara çağrıda bulundu.
Rojda Aksoy devamında şu ifadeleri kullandı: “Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi olarak Suruç’a gittik. Biz Suruç’a oradaki kadınlara ve halka sadece destek olmak için değil, ortak bir mücadelede olduğumuzu hatırlatmak için gittik. 11 yıl önce de kadınlar yine Suruç’a gitmişlerdi; aslında şu an aynı durumun farklı bir biçimini beraber yaşıyoruz. Şu an Rojava’da Kürtlere karşı yürütülen çok ciddi bir savaş var. Savaşın karşı tarafının cihatçı ve barbar çeteler olduğunu çok iyi biliyoruz. Şu an bütün egemen güçlerin, aslında bir zamanlar ‘terörist’ dedikleri kişilerin etrafında durduklarını görüyoruz. Kürtleri bu savaşa karşı yalnız bıraktıklarını ve hatta onlara gidecek yardımların önünü kapatarak halkı bu duruma maruz bıraktıklarını bir şekilde görüyoruz; böyle bir ittifak olduğunu görüyoruz. Aslında bir borç olarak gittik.
Kadınlar orada ne dedi? Arkadaşlarımız basın açıklamasında da söylediler ama acil ihtiyaçları tekrarlamanın çok önemi var. Kadınlar orada; mazot ve odun olmadığı için, ellerinde un olmasına rağmen ekmek yapamadıklarını söylediler. Çocuk mamasına ihtiyaç olduğunu söylediler; çünkü kadınlar beslenemedikleri için çocuklarını emziremiyorlar. Kadınlar için pede, çocuklar için beze ihtiyaç var. Ellerinde ilaç olmadığını söylediler. Zaten biliyorsunuz, ısınamıyorlar. Şu an Rojava’da çok ciddi bir kriz hâli yaşanıyor.”
‘Kadınları yok sayan bir zihniyet ile karşı karşıyayız’
Rojava’daki halkın yaşadığı sorunlara ve bölgedeki insani krizin boyutlarına dikkat çeken Rojda Aksoy, “Biz Suruç ve Kobanê diye ayrı telaffuz ediyoruz ama arkadaşlarımız oradaki halkın aslında tek bir halk olduğunu; birbirleriyle akraba, arkadaş ve dost olduklarını söyledi. Bunun da altını çizmek gerekiyor. Biz de İstanbul’dan giden kadınlar olarak aslında bu mücadelenin bir parçası olduğumuzu ve Kürtlerin, Kürt kadınların yanında olduğumuzu tekrar hatırlatmak için oradaydık. Bugün hem Türkiye’de hem de dünyada, özellikle kadınların bu mücadeleye ses vermesi gerekiyor. Çünkü Rojava’da kadınlar, kadınları yok sayan bir zihniyete karşı mücadele ediyorlar; bu çok önemli. Özellikle Türkiye’de şu an çok yükselen bir faşist söylem var. Kadınların gerçekten belirli bir farkındalıkla buna yaklaşması gerekiyor. Faşist söylemin bu şekilde büyütülmesine karşı çıkmaları gerekiyor. Orada mücadele edenlerin ve bu cihatçı çetelerin saldırılarına maruz kalanların da kadınlar olduğunu hatırlamaları gerekiyor” sözlerini kullandı.
‘Elimizden geleni yapacağız’
Rojda Aksoy şöyle konuştu: “Biz feminist kadınlar olarak bugüne kadar aslında hep barıştan ve eşitlikten yanaydık; bugünden sonra da buna devam edeceğiz. Öncelikle bugün Rojava’da yaşanan o katliamın her yere duyurulması için elimizden geleni yapacağız. Kadınlar olarak biz nasıl bir barış politikası yürütüyoruz, barıştan ne anlıyoruz? Bunun politikasını yapmaya ve sözünü yaymaya elimizden geldiği kadar devam edeceğiz.”







