GABB'dan kadın yoksuluğu haritası

  • 12:34 15 Şubat 2026
  • Güncel
AMED - GABB, Amed’in 3 ilçesinde 2 bin 975 kadınla yüz yüze yaptığı saha araştırması sonucunda “Diyarbakır’da Kadın Yoksulluğu Haritası Araştırması Raporu”nu hazırladı. Raporda, kadınların büyük çoğunluğunun yoksulluk sınırı altında geçinmeye çalıştığı yer aldı. 
 
Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği (GABB), Amed’de kadınların yaşadığı derin yoksulluğu tespit etmek ve yaşanan eksikliklere çözüm bulmak amacıyla “Yoksulluğun Kadın Hali: Diyarbakır’da Eşitsizliğin Haritası” adıyla bir saha araştırması yaptı. Yapılan çalışmalar kapsamında hazırlanan  “Diyarbakır’da Kadın Yoksulluğu Haritası Araştırması Raporu” açıklandı.
 
Geçtiğimiz yılın Ocak ayında başlayan ve Amed’in Rezan (Bağlar), Sûr ve Peyas (Kayapınar) ilçelerinde yapılan saha çalışmaları sırasında 2 bin 975 kadınla yüz yüze anket yapıldı, 29 kadınla derinlemesine görüşme gerçekleştirildi. Raporda, yoksulluğun kadınlar tarafından nasıl deneyimlendiği, ev içi emek ve bakım yükü, istihdam, işsizlik, gelir-gider dengesi, sosyal yardımlar, borçluluk, barınma ve temel ihtiyaçlara erişim bütüncül biçimde ele alındı. Kadınların gelir durumu, yaşadıkları sorunlar ve temel ihtiyaçlarına dikkat çekildi. Kadınların ekonomik sorunlar nedeniyle toplumsal, kültürel ve psikolojik anlamda da sorunlarla karşı karşıya kaldığı belirtilen raporda, özellikle boşanmış ya da şiddet gören kadınların ekonomik kaygıları daha sık yaşadığı tespit edildi.
 
Rezan 
 
Rezan’da 12 merkez mahallede yapılan çalışmanın yaş ortalaması 38 olarak belirlenirken, okuryazar olmayanların oranının yüzde 30 olduğuna yer verildi raporda. Kadınların yüzde 4’ünün üniversite mezunu olduğu kaydedilen raporda, ayrıca araştırma grubundaki kadınların yaşadıkları hanelerin büyük oranda asgari ücrete dahi erişemediği aktarıldı. Kadınların yaşadıkları evlerin yaklaşık yüzde 75’inin tek çalışanla geçindiğine yer verilen raporda, kadınların yüzde 46’sının herhangi bir kişisel aylık gelire sahip olmadığı vurgulandı. Kadınların yüzde 86’sının gelirini evin gündelik ihtiyaçları için harcadığına yer verilen raporda, yaş büyüdükçe gelirini evin ihtiyaçları için harcayanların oranının düzenli olarak arttığı kaydedildi. 
 
Raporda, “Anket yapılan kadınların yüzde 90’ından fazlası gelir getiren herhangi bir işte çalışmadığını beyan ediyor. Kadınların istihdamda olmama nedenlerinin başında yüzde 58,2 ile çocuk bakımı geliyor. Bunu sırasıyla yüzde 14,8 ile çalışmak istemeyenler, yüzde 13,9 ile ‘iş yok/arıyorum bulamıyorum’ diyenler ve yüzde 4,3 ile evdeki erkeklerin izin vermemesini gerekçe gösterenler geliyor. Kadınların Türkiye’de çocuk bakımı ve ev içi iş yükü nedeniyle ücretli emek gücüne katılmamaları gerçeği burada da karşımıza çıkıyor. Araştırma grubunun yüzde 60’ından fazlası temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını, yüzde 77’si faturalarını ödemekte zorlandığını, yüzde 70’i çocuklarının eğitim masraflarını karşılamakta güçlük çektiğini belirtiyor. Görüşülen kadınların 53’ü yaşadıkları evin kendilerine ait olduğunu söylerken kadınların yüzde 83’ünün üzerine kayıtlı herhangi bir mülk bulunmuyor. Yüzde 54’ünün kendi adına bir banka kartı da bulunmuyor. Eğitim düzeyi yükseldikçe, yaş küçüldükçe, evli olmayanlarda banka kartı sahibi olma oranında artışlar dikkat çekiyor” denildi. Kadınların yüzde 48’inin borçlu olduğu belirtilen raporda, kadınların yaklaşık yüzde 52’sinin gıda ve giyim gibi temel ihtiyaçları karşılamak için borçlandığına yer verilerek, “Borçlanma ise büyük ölçüde (yüzde 68) erkekler adına yapılıyor. Kendi adına borçlandığını söyleyen kadınların neredeyse dörtte biri herhangi bir gelir getirici işte çalışmıyor. Dolayısıyla birçok kişi temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek bir gelirden yoksun olduğu için borçlanıyor, borçlandıkça da yoksulluk döngüsü içinde kalıyor” diye belirtildi. 
 
Sûr 
 
Sûr ilçesindeki anket, 19 mahallede 782 kadınla yüz yüze yapıldı. Yaş ortalaması 40 olan katılımcıların yüzde 80’ini evli kadınlardan oluştu. Raporda, Sûr’daki kadınların yaklaşık yüzde 36’sının okuryazar olmadığı ve kadınların yüzde 45’inden fazlasının okula hiç gitmediği belirtildi. Kadınların yüzde 47’sinin herhangi bir aylık gelirinin bulunmadığına yer verilen raporda, hanelerin büyük bir kısmının asgari ücret veya altında bir gelire sahip olduğu kaydedildi. Kadınların yaşadıkları evlerin yüzde 66,5’inin tek çalışanla geçindiğine yer verilen raporda, “Kişisel geliri olan kadınların yüzde 85’i gelirini evin gündelik ihtiyaçları için harcarken, sadece yüzde 11’i gelirini kişisel ihtiyaçları için harcadığını belirtiyor. Yaş büyüdükçe gelirini evin ihtiyaçları için harcayanların oranı artıyor. Evli kadınların yüzde 88,6’sı gelirini evin gündelik İhtiyaçları için harcarken, bu oran bekar kadınlarda yüzde 62’ye düşüyor. Araştırma grubundaki kadınların yüzde 89’u gelir getiren herhangi bir işte çalışmıyor. Kadınların yüzde 59’u çocuk bakımı nedeniyle çalışamadığını söylüyor. Yaklaşık yüzde 88’i ev işlerini ve çocuk bakımı gibi işleri kendisinin yaptığını belirtiyor. Yüzde 10’u ise iş bulamadığı için çalışamıyor. Kadınların yüzde 56’sı ikamet ettikleri konutun kendilerine ait olduğunu belirtirken yüzde 81’inin adına kayıtlı herhangi bir mülk bulunmuyor. Yüzde 63’ü kendi adına bir banka/kredi kartına da sahip değil. Katılımcıların yüzde 62’si faturalarını ödemekte, yüzde 68’si çocuklarının eğitim masraflarını karşılamakta zorlanıyor. Gelirinin giderini karşıladığını söyleyenlerin oranı sadece yüzde 6. Halihazırda borcu olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 50. Yüzde 43,6’sı evin ihtiyaçları ve gıda, giyim gibi temel gereksinimleri karşılamak için borçlanmış durumda. Borçlanma büyük ölçüde (yüzde 57) eş adına yapılıyor. Kendi adına borçlananların oranı ise yüzde 30. Herhangi bir geliri olmayan grup içerisinde borçlananların oranı yüzde 47” aktarımlarında bulunuldu.
 
Peyas
 
Peyas ilçesinde ise 8 mahallede bin 123 kadınla anket yapıldı. Anketin sonuçlarına göre, katılımcıların yaş ortalaması 40 olarak öne çıktı. Araştırma grubunda yer alanların yaş aralığı yüzde 29,8 ile 25-34 yaş olurken, katılımcıların yüzde 66’sının evli olduğu görüldü. Raporda, Peyas’a dair şu ifadelere yer verildi: “Okuryazar olmayanların (yüzde 17,4) ve diplomasız okuryazarların (yüzde 11,3) oranı yine de Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde. Eğitim düzeyinin yüzde 23 ile lise mezuniyetinde yoğunlaştığını, yüzde 15’inin de lisans mezunu olduğunu görüyoruz. Kayapınar, Diyarbakır’ın diğer merkez ilçelerine oranla gelir düzeyi ortalama olarak yüksek olmakla birlikte kadınların yüzde 16,1’inin kişisel gelire sahip olmaması, bir gelire sahip olanların yüzde 63’ünün ise 0-22 bin 103 TL arasında bir gelire sahip olması kadınların hane aylık gelirindeki payının ne denli düşük olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte Kayapınar’daki hane gelirinin yüzde 47’sinin 22 bin 104-40 bin TL, yüzde 37,2’sinin ise 40 bin TL ve üstü olması, Türkiye genelindeki resmi rakamlar baz alındığında yoksulluk sınırında kaldığını gösteriyor. Katılımcıların sadece yüzde 16’lık bir kısmı gelirinin giderini karşıladığını söylüyor. Kayapınar’da da katılımcıların yüzde 51’i borçlu. Ancak buradaki fark, ilk sırada ev almak için borçlananların (yüzde 31), ikinci sırada ise evin ihtiyaçlarını/gıda, giyim gibi ihtiyaçları karşılamak için borçlananların (yüzde 26) olması. Gelir ile kıyaslandığında Kayapınar’da da yaşam masraflarını karşılamada zorluk çekildiği görülüyor. Örneğin yüzde 56’sı faturalarını ödemede, yüzde 62’si çocuklarının eğitim masraflarını karşılamada zorluk çektiğini belirtirken, sadece yüzde 23’lük bir kesimin temel ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşıladığını görüyoruz. Yüzde 36’sı temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını, yüzde 40’ı ise kısmen karşıladığını belirtiyor.”
 
Kadınların yaklaşık yüzde 74’ünün gelir getiren herhangi bir işte çalışmadığına yer verilen raporda, “Yüzde 63’ünün tek çalışanlı evlerde yaşaması kadınların gelirlerinin büyük ölçüde aileye ve eşlere bağlı olduğunu gösteriyor. Bununla bağlantılı olarak yarısından fazlası SSK’lı olan katılımcıların sosyal güvencesi yine büyük ölçüde aileye ve eşlere bağlı. Yeşil Kart sahiplerinin oranı yüzde 20, hiçbir sosyal güvencesi olmayanların oranı yüzde 8,4. Sosyal yardım alanların oranı ise yüzde 13,3 ile Sur ve Bağlar’a nazaran daha düşük. Sosyal yardım alanların yüzde 73,4’ü ise sosyal yardımların ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini belirtiyor. Kayapınar’da kadınların önemli bir kısmı (yüzde 68) kişisel gelirini evin gündelik ihtiyaçları için harcarken, birikim yapabildiklerini söyleyenlerin oranı yüzde birin altında. Katılımcıların yüzde 65’i ikamet ettikleri konutun kendilerine ait olduğunu belirtirken, yüzde 75’inden fazlasının üzerine herhangi bir kayıtlı mülk bulunmuyor. Yüzde 45’i ise kendi adına bir banka kartına sahip değil. Kadınların yüzde 74’ü gelir getiren herhangi bir işte çalışmıyor ve bunun temel nedeni yüzde 53,6 ile çocuk bakımı. Yaklaşık yüzde 10’u çalışmak istemediğini, yüzde 8,6’sı iş arayıp bulamadığı için istihdamda olmadığını belirtiyor. Evdeki erkeklerin engellemesi nedeniyle istihdamda olmama oranı diğer ilçelere göre oldukça düşük, yüzde bir düzeyinde” ifadelerine yer verildi.
 
Sonuç 
 
Raporun sonuç kısmında, kadınların belediyelerden beklentilerinin oldukça yüksek olduğuna yer verildi. Anketlerde çıkan sonuçların kadınların öncelikli olarak istihdam ve mesleki eğitim eksenli taleplerinin olduğu kaydedildi. Devamında da şunları belirtildi: “Kadınlar için istihdam alanlarının yaratılması, mesleki kursların kapasitelerinin artırılması ve bu kurslarla bağlantılı üretim için pazar alanlarının oluşturulması ön plana çıkan talepler. Yine anketlerde olduğu gibi kadınlar kreşle birlikte kendilerinin de sosyalleşebilecekleri alanların ve aktivitelerin artırılmasını talep ediyorlar. Kurslar dışında belediyelerin kadınlara yönelik gezi, piknik ve benzeri etkinlikleri hayata geçirmesi bir başka talep. Sur ve Bağlar ilçelerinde de taleplerin benzer olduğunu söyleyebiliriz. Talepler istihdam, kreş ve nakdi yardım ya da gıda, fatura ve giysi yardımında yoğunlaşıyor. Öte yandan, birkaç katılımcı özellikle boşanmış ya da başka nedenlerle yalnız yaşayan kadınlarla, aynı zamanda eşi çalışmayan kadınlarla dayanışma bekliyor.” 
 
‘Adli yardım protokolünün hayata geçirilmesi önemli’
 
Kadınların çözülmesi gereken en önemli sorunlarından birinin istihdam olduğu vurgulanan raporda, “Belediyelerde daha önce hayata geçirilen ancak kayyımlar nedeniyle kesintiye uğrayan ya da belli yerlerle sınırlı kalan Adli Yardım Protokolünün yaygın bir şekilde hayata geçirilmesi oldukça önemli. Yine görüşmeler kapsamında sadece bir örneğini gördüğümüz ancak daha yaygın olduğunu bildiğimiz mülteci/göçmen kadınların sorunlarının daha katmerli olduğunu gözden kaçırmamak gerekiyor” denildi. Rapor, “Son olarak hem devletlerin hem de uluslararası örgütlerin yaygın şekilde kullandığı ‘yoksullukla mücadele’ söylemini tekrar etmek yerine yoksulluğun ve kadın yoksulluğunun yapısal nedenlerine ve dinamiklerine işaret edip bu meselenin geçici yardım ve kalkınma programları aracılığıyla çözülemediğini, en azından son kırk yıldır bu çizgide hayata geçirilen programların yoksulluğu azaltmaktan ziyade idare etmeye ve yönetmeye odaklandığını unutmamak gerekiyor. Bu programların ayrıca kadınları ve kadın emeğini araçsallaştırarak yoksullukla mücadele ettiğini ve bir anlamda yoksulluk döngüsünü devam ettirdiğini ekleyebiliriz. Yoksulluk nasıl sistemsel ve yapısal eşitsizliklerin ve sömürü mekanizmasının sonucuysa, bunun ortadan kalkması ancak bu eşitsizliklere ve sömürüye karşı kolektif ve geniş ölçekli bir mücadeleyle mümkün olabilir. Yerel yönetimlerin bu çizgide hayata geçireceği her politika bu açıdan değişime katkı sunma potansiyeline sahiptir” tespitleriyle sona erdi.