Gazeteci Nadiye Gürbüz tahliye edilmedi
- 12:56 15 Eylül 2026
- Hukuk
İSTANBUL - Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yedi buçuk aydır cezaevinde tutulan ve ilk duruşması görülen Gazeteci Nadiye Gürbüz hakkında tutukluluğa devam kararı verildi.
İstanbul’da 3 Şubat’ta sosyalistlere yönelik yapılan operasyonlarda gözaltına alınmasının ardından yedi buçuk aydır “örgüte üye olmak” iddiasıyla tutuklu bulunan Gazeteci Nadiye Gürbüz hakkında açılan davanın ilk duruşması İstanbul Adliyesi 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmayı çok sayıda gazeteci, sendika ve siyasi parti temsilcisi takip etti.
Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada Nadiye Gürbüz ve avukatı hazır bulundu.
‘İktidar bizim gibi sesleri susturmak istiyor’
Duruşmada savunma yapan Nadiye Gürbüz, tutuklanma sebebinin "sosyalist gazeteci" olmasından kaynaklandığını söyleyerek, "Sosyalist olduğum ve bu doğrultuda haberler yaptığım için yedi buçuk aydır tutukluyum. Türkiye'de yaşanan sorunlara dair Atılım ve ETHA haberler yapıp yaygınlaştırıyor. Biz talimat almıyoruz. Burada çalışan herkesin aklı ve iradesi var. AKP-MHP iktidarı bizim gibi sesleri susturmak istiyor. İmzalı haberlerimin hepsi bana aittir, bunların içinde örgüt propagandası yoktur. Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarına dair ısrarla intihar etmediklerini yazdık. Gerçekleri yazan gazetecilerin tutuklanması sadece bizimle sınırlı değil" dedi.
'Atılım gazetesi yasa dışı değildir'
İddianamede dokuz itirafçının olduğunu söyleyen Nadiye Gürbüz, "Bu itirafçılar Atılım ve ETHA'yı yasadışı ilan etmiş. Atılım gazetesi yasadışı değildir. Yayın yaparken kimseden talimat almaz. İtirafçılar, MLKP'nin etkinliğine katıldığımı söylemiş, bahsi geçen etkinlik Atılım gazetesinin kuruluş etkinliğidir. Bu etkinlik, canlı yayınlarda verildi. Madem yasaklıydı o halde neden polis engel olmadı? İddianamede 20 Şubat 2025 tarihinde Suruç anmasına katıldığım yazıyor. Suruç aileleri, yaralananlar 20 Temmuz 2015'ten bu yana adalet mücadelesi yürütüyor. Ben de adalet mücadelesine destek vermek için her ay İstanbul Kadıköy'de yapılan bu eylemlere katılırım. Burada sorulması gereken neden bu eylemlere katıldığım değil, Türk devletinin neden IŞİD'in katliamında ölümsüzleşenlerin anılmasından, adalet talebinden rahatsız olduğudur?" diye sordu.
Katledilen gazetecilere dair paylaşımlar suçlama konusu!
Nadiye Gürbüz, iddianameye konu edilen dijital medya paylaşımlarına da değinerek, "Sosyal medya paylaşımlarım da suç konusu yapılmış. Ben gazeteciyim. İddianameye 10 yıllık HTS kaydı olan 281 kişi konulmuş. Bunlar arasında 'örgüt suçlaması' olan kişiler de var. Haber kaynaklarım bu kişiler ve her konuda insanlarla, uzmanlarla konuşurum. Suçlamaya konu edilen paylaşımlardan biri de SİHA saldırısıyla katledilen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin paylaşımıdır. Yapılan bu suçlamaları kabul etmiyorum. Onları bir kez daha anıyorum” diyerek tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Ardından, Pınar Gayıp ve Hüsnü Fuat Uygur tanık olarak dinlendi. Tanıklara Nadiye Gürbüz ile yapılan para alışverişine dair sorular soruldu. Tanıklar, bu para transferlerinin ev kirası, faturalar ve banka ödemeleri için olduğunu ifade ettiler.
Avukatlar, suçlamalara ilişkin ayrıntılı beyanlarda bulunarak Nadiye Gürbüz'ün 30 yıldır gazeteci olduğunu ve 5 yıldır da aynı suçlamadan yargılandığını söyledi. Avukatlar, Nadiye Gürbüz'ün serbest bırakılmasını talep etti.
Nadiye Gürbüz'ün avukatlarının savunmasından sonra iddia makamı, mütalaasını sunarak, Nadiye Gürbüz'ün tutukluluğuna devam kararı verilmesini istedi.
Mahkeme heyeti, Nadiye Gürbüz'ün tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı 8 Aralık'a erteledi.







