Hukuk mücadelesi veren E.O.: Devlet beni elektronik kelepçe ile koruyamaz! 2021-09-23 09:09:23     Nişmiye Güler   İSTANBUL - Çağkan Abdullah Devecioğlu’nun sistematik şiddet ve işkence uyguladığı E.O., hukuk mücadelesi veriyor. Açtığı davanın karar duruşması bugün görülecek olan E.O., “Ben artık devlete de güvenmiyorum. Çünkü biliyorum şikayetçi olursam adam sadece bir gece nezarethanede kalıyor ve serbest bırakılıyor. Devlet beni elektronik kelepçe ile koruyamaz” diyor.   “…Adliyede bile bana saldırıyor. Bir buçuk yıldır hapis hayatı yaşıyorum. Polis konuşurken ‘Çağkan Bey’ diyor. Ne beyi? Bu insan katil. Ben artık nefes almak istiyorum…” Bu sözler Çağkan Abdullah Devecioğlu’nun sistematik şiddet, işkence uyguladığı, tehdit ettiği ve katletmeye çalıştığı E.O.’ya ait. Kamuoyu E.O.’yu dijital medya platformunda, “Ben ölüyorum. Ben ölmeden benim hakkımı arayın, toprağımın hakkını aramayın” notunu düştüğü video ve fotoğrafları ile de tanıyor. Defalarca yetkili mercilere başvuran fakat “Yine mi sen” yanıtını alan E.O.’nun hukuk mücadelesi sürüyor. Karşısında duran yargı ve failin tehditlerine rağmen bir kez dahi geri adım atmadı, atmamakta da kararlı. Bugün de E.O.’nun açtığı davanın karar duruşması Bakırköy 20’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.   Fail Çağkan Abdullah Devecioğlu, E.O.’nun şikayetlerine, şiddet uygulayıp işkence ettiği anların kaydına, darp raporlarına rağmen “Nitelikli yaralama”, “Hakaret” ve “Tehdit” suçlarından tutuksuz yargılanıyor. Fail, E.O.’nun çocuklarına “Tehdit” ve “Hakaret” suçundan ise tutuklanırken, Covid-19 gerekçe gösterilerek elektronik kelepçe ile serbest bırakıldı. Ayrıca failin 12 ayrı suçtan sabıkası bulunuyor.   Her an katledilme tehlikesi ile yüz yüze olan E.O. ile karar duruşması öncesi konuştuk.      ‘Korktum şikayetçi olamadım’   Bir arkadaş ortamında Çağkan Abdullah Devecioğlu ile tanıştığını söyleyen E.O., bir suçtan tutuklu bulunduğunu ve izne ayrıldığını, ilişkileri başladıktan sonra öğrendiğini belirtiyor. İlişkilerinin ilk aylarından itibaren Çağkan Abdullah Devecioğlu’nun uyuşturucu madde kullandığını öğrendiğini ifade eden E.O., “Hem kendim hem de çocuklarımın can güvenliği olmadığını düşündüğüm için ayrılma kararı aldım. Sonrasında evime geldi ve bilinçsiz bir şekilde bana saldırmaya başladı. Suratıma saatlerce tekme attı. Belki 5-6 saat tam hatırlamıyorum çünkü bilincim kapanmıştı. Kendime geldiğimde kanlar içindeydim. Suratım tanınmaz halde idi. Korktuğum için şikayetçi olamadım. Çocuklarıma bir zarar gelmesinden çok korkuyordum” sözleri ile sistematik şiddetin başladığına işaret ediyor.     Birçok kez darp raporu aldı   Bu süreçten sonra şiddet, tehdit ve hakaretlerin yoğunlaştığını paylaşan E.O., çok defa darp raporu aldığını da belirtiyor.  E.O., “Dünya kadar raporum var ve bunlar ŞÖNİM’de de var. 8-9 tane darp raporum var ama 5 tanesi için dava açıldı, diğerleri delil yetersizliği denilerek kapatıldı. Ama her seferinde benim derin yaralarım vardı. Vücudumda sayısız yara var. Beni yaraladıktan sonra çektiği videolar var. Çektiği videoları arkadaşlarıma da atıp tehdit etmiş. Arkadaşlarım evlerini değiştirmek zorunda kaldı” diye ekliyor.   ‘Devlet benim diyordu’   Sokakta da şiddete maruz kaldığını fakat kimsenin ses çıkarmadığını ifade eden E.O., failin şiddet uygularken, “Şikayetlerini geri çekeceksin. Bak bana bir şey olmuyor. Devlet bile bana bir şey yapamıyor. Devlet benim” sözlerini sarf ettiğini aktarıyor. “Ben artık devlete de güvenmiyorum. Çünkü biliyorum şikayetçi olursam adam sadece bir gece nezarethanede kalıyor ve serbest bırakılıyor. Sonra hemen beni arıyor ‘Bak dışarıdayım’ diyor” sözleri ile de yargı ve devlet mekanizmasına olan güvensizliğini dile getiren E.O. bir süre polis, ambulans, hastane üçgeni içinde yaşadığını belirtiyor. E.O. şöyle devam ediyor: “Artık polislere gittiğimde beni kaale almıyorlardı. ‘Yine mi sen’ diyen polis oldu. Bana küfreden polis oldu. Küfreden polisten şikayetçi oldum delil yetersizliğinden dosya kapandı. İşin içinden çıkmak için psikiyatriste gittim ama o da işe yaramadı. Sürekli uykumda çocuklarımı katlettiğini görüyordum. Zaten beni en çok çocuklarımla tehdit ediyordu. Telefonuma sistem kurmuştu nerede olursam buluyordu. Fakat polise inandıramıyordum. Kendi isteğimle gittiğimi söylüyorlardı. ‘Sen niye onun yanına gittin’ diye soruyorlardı. Halbuki o beni buluyordu ve bunu sorgulamıyorlardı. Şahıs şu an dışarıda elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Sadece beni susturmak için elektronik kelepçe var. Geçen gün 50 metre yakınıma geldi. Beni arayıp ’50 metre var aranızda kendinizi kontrol altına alın bir yere girin’ dediler. 50 metre yakınıma gelmiş hiç mi görmediler. İzlemiyorlar mı onun nerede olduğunu. Yakınıma gelmiş beni yeni uyarıyorlar. Kendimi 50 metrede ne kadar koruyabilirim.   Devlet beni elektronik kelepçe ile koruyamaz!   Ben hapis hayatı yaşıyorum, adam özgürlüğünü yaşıyor. Demek yaşadıklarım çok basitti. Ölmem gerekiyordu, devletin benim arkamda durması için. Ya da sakat kalmam gerekiyordu. Mahkeme sürekli erteliyor ve bu ona zaman kazandırıyor. Benim karşıma çıkıp çıkmayacağı bile belli değil. Elektronik kelepçeyi çok rahat kesebilir. Bana zarar vermek istedikten sonra o onu tutamaz. Devlet beni elektronik kelepçe ile koruyamaz! Bu adam bir suç makinesi.”   Rahatsız eden dilekçe   Dijital medya platformu üzerinden fotoğraf ve video paylaştıktan sonra büyük bir kadın dayanışması gördüğünü kaydeden E.O. “Çok büyük bir destek gördüm. Dilekçemi binalara astılar ama indirdiler. Zorlarına gitti çünkü. O dilekçeyi verdiğim dosyam kapatıldı. O yüzden o dilekçeyi yayınlamak istedim. Beni sokak ortasında dövdüğü ile ilgili bir dilekçeydi. O dilekçe kimi rahatsız etti bilemiyorum ama yine durmadı kadınlar ve birçok yerde asıldı bu dilekçe. O dilekçe çok önemli bir dilekçe, bir kadının isyanı var onda. ‘Bana yardım edin’ diyor ve o dosya kapatılıyor. O dosyada darp raporu var. ‘Benim orada burnum kırıldı” diyor.   Şiddete uğradı ama sanık koltuğuna oturdu   E.O. fail Çağkan Abdullah Devecioğlu’nun şikayeti üzerine hakkında açılan soruşturmanın 2 ayrı davaya dönüştüğü ve sanık koltuğuna oturduğu bilgisini de veriyor. Failin kendisine uyguladığı şiddet sonucu kolunda oluşan kırığı kendisine mal ettiğini ve hakkında bunun için dava açıldığını söyleyen E.O., davanın ertelendiğini paylaşıyor. Hakkında “yaralama” suçlamasıyla da dava açıldığını kaydeden E.O., “Bu davadan ceza aldım ben. Önce para cezasına, daha sonra da hükmün açıklanmasının ertelenmesine karar verildi. Oradaki hakim resmen bana ‘kötü kadın’ muamelesi yaptı. ‘Kaç yaşındasın iki çocuğun var böyle şeyler yapma’ gibisinden konuştu. Ben hiçbir şey yapmadım. Bu adam beni döverken kolunu kırmış. Ama sözde ben onu bıçakla yaralamışım. Ama bir rapor yok. Bir bıçak yarası yok. Sunduğu somut hiçbir şey yok. Ama bana ceza verildi. Ben bu adamı bıçakla yaralayıp kolunu kıracak güçte olsaydım bunları yaşamazdım zaten. Ben adamın adını duyduğumda panik atak geçiriyorum. Ben bu insandan korkuyorum. Yolda ona benzeyen birini gördüğüm zaman korkuyorum. Adliyede bile bu adam bana saldırdı. Ben polislerle girip polislerle çıkıyorum adliyeden” diyerek hem cezasızlık politikasına hem de hakkında açılan davalara tepki gösteriyor.   ‘Nefes almak istiyorum’   Bugün görülecek olan davanın, karar duruşması olmasını umut eden E.O. aylardır davanın ertelendiğine işaret ediyor. “Bu insanın yaşattıklarının cezasını çekmesini istiyorum” diyen E.O. şunları dile getiriyor: “Bir buçuk yıldır hapis hayatı yaşıyorum. Çalışamıyorum. Bana kimse demiyor ‘Bugün ne yiyeceksin’ diye. Bugün polis Çağkan Abdullah Devecioğlu hakkında konuşurken ‘Çağkan Bey’ diyor. Ne beyi. Bu insan katil. Beni öldürmeye çalıştı. Gırtlağımı kesti daha ne yapsın. İnşallah iyi bir ceza alır. Yargının kadının haklarını korumaları gerekiyor. Her gün kadın cinayetleri ile karşı karşıyayız. Okuyoruz. Ben artık nefes almak istiyorum. Bu adamın ceza almasını istiyorum. Benim dışımda çocuklarımın da nefes almasını istiyorum.”