39 ilçede özgürlük mitingine davet: Gelin taleplerimizi birlikte haykıralım

  • 09:02 23 Haziran 2026
  • Güncel
İSTANBUL - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğü için İstanbul'da 28 Haziran da gerçekleşecek mitinge katılım çağrısı için 39 ilçede çalışmalar sürüyor. HDK ve DEM Parti, "Gelin hep birlikte taleplerimizi haykıralım" çağrısı yaptı. 
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebiyle 27-28 Haziran'da Amed, Wan, Mersin ve İstanbul'da eş zamanlı mitingler gerçekleşecek. “Özgür Önderlikle Demokratik Topluma” şiarıyla düzenlenecek mitinglere Kürdistan ve Türkiye'nin birçok kentinde katılım çağrısı için çalışmalar sürüyor. 
 
İstanbul programı
 
İstanbul mitingi  28 Haziran'da Bağcılar Meydan'ında saat 16.00’da başlayacak. Buradaki mitingte DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, konuşmacı olarak katılacak. Mitingte Koma Agirê Jiyan ve Tara Mamedova da sahne alacak.
 
Halkların Demokratik Kongresi'nden ve miting tertip komitesi üyesi Didem Yılmaz ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), İstanbul il eşbaşkanı Arife Çınar, mitinge dair konuştu. 
 
'Değişim süreci olmalı'
 
Arife Çınar, Kürt halkı ve Türkiye halkları açısından tarihi bir öneme sahip olan sürecin geri dönülemez bir aşamaya geldiğini ve bunun için de yasal adımların şart olduğunu söyledi. Arife Çınar, "Müzakere süreçleri iki taraf üzerinden gerçekleşir ve halkların lehine, yine Türkiye'deki demokratikleşmenin lehine sonuçlar elde edilir. Ama baktığımızda 11 Temmuz'da silahların bırakılmasının yıl dönümü olacak; hala Türkiye devleti açısından ve iktidar açısından bu sorumluluğu üstlenen bir yerden bir pratiğin olmadığını görüyoruz. O kritik aşamaya da baktığımızda artık yasal düzenlemelerin gerçekleşmesi gerekiyor. Değişimin yapılması gereken bir süreçteyiz" dedi. 
 
Fiziki özgürlük ve yasal statü 
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğü ve yasal statüsü netleşene kadar böylesi mitingleri yapmaya devam edeceklerini söyleyen Arife Çınar, "Hala Sayın Öcalan bir statü kazanmış değil. Sayın Abdullah Öcalan'nın fiziki özgürlüğü ve anayasal statüsü için mitingleri gerçekleştiriyoruz. Sayın Öcalan'ın statü kazanması demek Türkiye'deki halkların, inançların, kadınların ve Kürt halkının bu topraklarda eşit yurttaşlık temelinde, eşit ve özgürce yaşayacağı anlamına geliyor. Bu mitingleri gerçekleştirmemizin nedeni bu olacak."
 
39 ilçede çalışmalar sürüyor
 
Arife Çınar, miting çalışmalarının İstanbul'un tüm mahallerinde sürdüğünü belirterek, "Eşitlik, özgürlük Kürt halkının talebinden çıkmış, tüm Türkiye halklarının, farklı kimliklerin talebi haline gelmiş durumda. Bu mitingde de yürüttüğümüz çalışmalarda halkın, gençlerin kadınların kadınların ilgisi çok büyük. 39 ilçede çok kapsamlı çalışmalar yürütülüyor. STK ziyaretleri, mahalle toplantıları, bildiri dağıtımı, stant kurma çalışmalarımız var. Her sokakta, her eve ulaşabileceğimiz şekilde bir çalışma planımızı ortaya koymuş bulunuyoruz" diye belirtti.
 
'Ortak mücadelede buluşalım'
 
Mitinge katılım çağrısında bulunan Arife Çınar, "Mitingimiz özgürlük mitingi olacak. Türkiye'de yaşanan sorunların temelinde eşitsizlik, adaletsizlik var. Türkiye halkları olarak, Kürt halkı, Aleviler kadınlar olarak bu topraklarda inkar edildik, yok sayıldık. Ve demokratik bir cumhuriyete dönüşülmesi için bizlerin ortak mücadele hattında buluşması gerekiyor. İşte 28 Haziran'da yapacağımız  miting çok önemli... Bundan dolayı yüreği barıştan, özgürlükten, demokrasiden yana olan her kesimi mitinge davet ediyoruz."
 
Umut ve güvensizlik bir arada!
 
Didem Yılmaz da sürecinin toplumda umut yarattığını ancak güven duygusunun aynı ölçüde oluşmadığını belirterek, “Halkın bir umudu var, bir gelecek umudu var. Fakat güveni yok. Toplumu bu kadar derinden etkileyecek ve geleceğini kuracak bir meselede güven ve umut kavramlarının ortaklaşamaması bir umut yitimine sebep oluyor” dedi. Yüzyıldır özellikle Kürt halkının ve Türkiye halklarının çok şey kaybettiğini söyleyen Didem Yılmaz, devam eden sürecin bu kayıpların telafisi açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Didem Yılmaz, “Halkların daha umutla, daha özgür koşullarda yaşayabileceği bir toplumu örmenin ve 100 yıllık kaybı telafi etmenin bir fırsatı önümüze çıkmış oluyor” dedi. 
 
'Barış hepimiz için gerekli'
 
Kadınların, gençlerin ve emekçilerin mitingde yer almasının önemine vurgu yapan Didem Yılmaz, "Özel savaş politikaları bir bütün kadın kırımını ve bunun karşısında cezasızlık politikasını getirdi. Bu kayıplar gençlerin geleceğe karşı umutsuz bir hal almasına sebep oluyor. Şu anda bir bütün toplumda gençlerin çetelerin gölgesinde bir yaşam ve gelecek kurmaya çalıştığını görüyoruz. Barış hepimiz için gerekli. Yeni bir gelecek, demokratik bir toplum ve özgür bir yaşam biçimi hepimiz için gerekli. Eğer birlikte yaşayacaksak, birlikte bir toplum inşa edeceksek bunun talebini de birlikte haykırabilmeliyiz” ifadelerinin kullandı. 
 
Mitinge davet 
 
Didem Yılmaz, herkesi özgürlük mitingine davet ederek, şunları söyledi: "Birlikte bir toplum inşa edeceksek bunun talebini de birlikte haykırabilmeliyiz. Gelin hep birlikte demokratik toplumla özgürlüğe şiarımızı, sesimizi, soluğumuzu, talebimizi yükseltelim. Halayı birlikte çekelim."
 
Mücadelemize devam edeceğiz'
 
DEM Parti Sancaktepe İlçe Eş Başkanı Ayşe Çiftçi, Kürt hareketinin İkinci Dünya Savaşı'nın ardından dört parça Kürdistan’da yürütülen baskı, sömürü, inkar  politikalarına karşı Abdullah Öcalan'ın öncülüğünde tarihi bir direnişin başlattığını ifade etti. mücadelenin 52 yıldır çok ağır bedellerle sürdürüldüğünün altını çizen Ayşe Çiftçi, gelinen aşamada barışın tek taraflı inşa edilemeyeceğini vurguladı.Ayşe Çiftçi,"Geçtiğimiz 27 Şubat'ta Önderliğin çağrısıyla barış ve demokratik toplum inşa süreci başlatıldı.Önderlik bu anlamda çok ciddi ve önemli adımlar attı. Bu adımlara karşılık olarak Türkiye devleti tarafından henüz somut adım atılmadığını görüyoruz. Kürt halkı bu anlamda mücadelesini yürütmeye devam ediyor. Kürt halkı artık kandırılamaz ve oyulanamaz bir durumda. Bu süreci yürütecek olanlar başta kadınlar ve gençler olmak üzere bizleriz mücadelemize devam edeceğiz"diye konuştu.
 
Yaşanan hak ihlallerine  dikkat çeken Ayşe Çiftçi, devletin  somut adımlar atması gerektiğini belirterek 28 Haziran'daki Özgürlük Mitingi'ne çağrıda bulundu:"Tek taraflı barış olmaz. Hala binlerce hasta tutuklu içeride var tahliye olmayı bekleyen, binlerce halkımız sürgünde. Bunlar adına da devletin adım atmasını bekliyoruz. Bu anlamda 28 Haziran'da yapılacak Özgürlük Mitingi'ne başta kadınlar, gençler olmak üzere bütün halkın sahip çıkmasını bekliyoruz ve alanlara davet ediyoruz."
 
'Demokratik çözümler şart'
 
DEM Parti İstanbul İl Kadın Meclisi 1. Bölge Sözcüsü Şengül Bingöl ise yolsuzluk, yoksulluk ve hukuksuzluğun derinleştiği bir ortamda tüm topluma çağrıda bulunduklarını ifade etti. Türkiye'de yaşanan sorunların temelinde demokrasinin eksikliği ve Kürt sorununun çözümsüz bırakılması olduğunu belirten Şengül Bingöl, siyasi, hukuki ve demokratik çözüm yolları hayata geçirilmedikçe sorunların devam edeceğini söyledi. Şengül Bingöl,iktidar tarafından somut adımlar atılmadıkça barış mücadelesinde daha da ısrarcı olunması gerektiğinin altını çizerek, "Bu anlamda da umut hakkının uygulanması olmazsa olmazlarımızdandır. 28 Haziran'da herkesi mitinge, barış talebinde ısrarcı olmaya çağırıyoruz, bekliyoruz" sözleriyle 28 Haziran'daki Özgürlük Mitingi'ne tüm kesimlere katılma çağrısı yaptı.