Botan’da özel savaşın çoklu yüzü (2)

  • 09:01 22 Eylül 2026
  • Dosya
Üniformalıların uyuşturucu ve fuhuş ağı
 
Rojda Aydın
 
ŞIRNEX - Botan’da uyuşturucunun yaygınlaşması ve kadınların fuhuşa sürüklenmesine ilişkin yaptığımız saha araştırması ve incelediğimiz dava dosyalarında uzman çavuş, astsubay ve bekçilerin de adı geçiyor. 2013’te başlatılan “fuhuş çetesi” soruşturmasının 11 yıl sonra davaya dönüşmesi ise cezasızlık tartışmalarını yeniden gündeme getiriyor.
 
Botan’da 1990’lı yıllarda köy boşaltmaları ve zorunlu göçle, 2015-2016 yıllarında ise sokağa çıkma yasakları ve kent yıkımlarıyla sürdürülen politikalar bugün farklı araçlarla devam ediyor. Dosyamızın ilk bölümünde ele aldığımız yoksulluk, işsizlik, göç ve üretim alanlarından kopuşun yanı sıra uyuşturucu, kadınların fuhuşa sürüklenmesi, ajanlaştırma ve çeteleşme de bölgede “özel savaş” politikaları kapsamında değerlendiriliyor.
 
Gençler arasında uyuşturucu kullanımının yaygınlaşması da bu politikalar kapsamında ele alınıyor. Bölgede faaliyet yürüten siyasi parti ve sivil toplum örgütleri, uyuşturucunun gençleri toplumsal ve örgütlü yaşamdan uzaklaştırmak amacıyla kullanıldığına dikkat çekiyor.
 
Dosyamızın ikinci bölümünde Şirnex merkez ile Cizîr, Qileban ve Hezex’te yaptığımız saha araştırmasından edindiğimiz bilgiler ile uyuşturucu ve fuhuşa sürüklemeye ilişkin dava dosyalarını ele aldık.
 
Sınır hattında uyuşturucu sevkiyatı
 
Şirnex’te uyuşturucu kullanımı ve satışının son yıllarda arttığı belirtiliyor. Kente dışarıdan getirilen uyuşturucu maddeler yerelde satışa sunulurken, Irak ve Suriye sınırında bulunan Şirnex’in uyuşturucu sevkiyatında geçiş güzergâhlarından biri olduğu aktarılıyor. Habur Sınır Kapısı’nın bulunduğu sınır hattında da uyuşturucu kaçakçılığına yönelik  operasyonlar gerçekleştirildiği de edinilen bilgiler arasında. 
Ancak operasyonlara rağmen kentte uyuşturucu satışının sürdüğü belirtiliyor.
 
Uyuşturucu kullanım yaşı düşüyor
 
Bölgede görüştüğümüz aileler ve sivil toplum örgütleri, uyuşturucu kullanım yaşının giderek düştüğünü, çocukların da uyuşturucuya sürüklendiğini aktardı. Görüşmelerde kullanım yaşının 9-12 yaş aralığına kadar düştüğü belirtilirken, buna ilişkin resmi sağlık verilerine ulaşılamadı.
 
Çocuk ve gençlerin ulaşabileceği sosyal, kültürel ve ekonomik alanların yetersizliği de uyuşturucunun yaygınlaşmasını etkileyen nedenler arasında gösteriliyor.
 
11 yıl sonra açılan ‘fuhuş çetesi’ davası
 
Şirnex’te 2013 yılında, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 25 kişi hakkında başlatılan “fuhuş çetesi” soruşturması 11 yıl sonra davaya dönüştü. “Fuhuş yapmak ve yaptırmak amacıyla örgüt kurmak” suçundan başlatılan soruşturmaya ilişkin iddianame Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 yıl sonra hazırlandı. İddianame, Şırnak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
 
 
İddianamede Abdullah Yıldız, Emrullah Baysal, Uzman Çavuş Ertaç Kaya, Ferhan Dayan, Ferhat Açıl, Ferhat Ok, Hasan Açar, Uzman Çavuş Hüseyin Şahin, İbrahim Ercan, Kemal Yılmaz, Mehmet Kandemir, Münir Çakan, Astsubay Mustafa Yalçın, Nimet Koluman, Necmettin Çevik, Önder Ateşoğlu, Remzi Yarar ve Yunus Ertuğrul şüpheli sıfatıyla yer aldı.
 
Ayşe Yeren, Birsen Ateş, Meral Teker ve Zübeyda Rüstemoğlu ise dosyada “mağdur şüpheli” olarak yer aldı. İddianamede farklı ülke yurttaşlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda kadının fuhuşa sürüklendiği belirtildi.
 
Çocukların fuhuşa sürüklendiği iddiası
 
İddianamede çetenin elebaşı olduğu ileri sürülen İbrahim Tatar’ın yetişkin kadınların yanı sıra çocukları da hedef aldığı belirtildi. Örgüt yöneticisi olduğu ileri sürülen Kenan Tatar ve Remzi Yarar’ın  yanı sıra başka kişilerin de çocuklara tecavüz ettiği kaydedildi. 
 
Dosyada uzman çavuş ve astsubayların da şüpheli olarak yer alması dikkat çekerken, soruşturmanın 11 yıl sonra davaya dönüşmesi cezasızlığa ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.
 
 
Uyuşturucu ve fuhuş için kullanılan mekanlar
 
Şirnex ve ilçelerinde yaptığımız saha araştırmasında, uyuşturucu satışının birçok mahalle ve sokağa yayıldığı aktarıldı. Yerel kaynaklar, bazı masaj ve güzellik salonları ile kiralık evlerde uyuşturucu satıldığını ve kadınların fuhuşa sürüklendiğini ileri sürdü.
 
Benzer iddiaların ilçe merkezleriyle sınırlı kalmadığı ve köylere kadar yayıldığı belirtildi. Kent merkezlerinden uzak bazı okulların çevresinde de uyuşturucu satıldığı aktarıldı.
 
Mahalle mahalle uyuşturucu ağı
 
Daha önce uyuşturucu kullanan ve güvenlik gerekçesiyle isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, Cizîr’de uyuşturucu satışının mahallelere yayıldığını anlattı. Kaynak, uyuşturucuya sürüklenen bazı gençlerin daha sonra uyuşturucu satmaya başladığını söyledi.
 
Kaynağın iddiasına göre Kale Mahallesi’nde B.Ç., “Maria” kod isimli kişi, V.Ş., R.Ş. ve R.K. uyuşturucu satıyor. “Maria” kod isimli kişinin aynı zamanda fuhuş yaptığı da ileri sürüldü.
 
Cudi Mahallesi’nde ise uyuşturucu satışının iki ayrı grup tarafından yapıldığı iddia edildi. Kaynağın aktardığına göre birinci grupta İ.K., M.B., C.P. ve F.C.; ikinci grupta ise Y.Ö., tutuklu olduğu belirtilen H.Ö. ile aynı baş harfleri taşıyan iki kişi ve M.Ö. yer alıyor.
 
Nur Mahallesi’nde Ö.T.’nin; Dağkapı Mahallesi’nde H.G., F.A. baş harflerini taşıyan iki kişi, F.X. ve soyadı öğrenilemeyen A. isimli kişinin uyuşturucu sattığı ileri sürüldü.
 
Kaynak, Sur Mahallesi’nde K.K., Yafes Mahallesi’nde H.E. ve Dirsekli Mahallesi’nde Ş. isimli kişinin uyuşturucu sattığını iddia etti. Hangi mahallede oldukları belirlenemeyen Z.Y. ve V.S.’nin de uyuşturucu sattığı ileri sürüldü.
 
Söz konusu isimlere ilişkin iddialar, araştırma sırasında isminin açıklanmasını istemeyen kaynak tarafından aktarılırken, iddialara dair farklı kaynaklardan bilgi edinilemedi. 
 
 
Cudi Mahallesi’nde uyuşturucu satışının iki ayrı grup tarafından yapıldığı ileri sürülürken, Dağkapı, Sur, Yafes ve Dirsekli mahallelerinde de uyuşturucu sattığı belirtilen kişilere ilişkin bilgiler paylaşıldı.
 
‘Başkan’ adıyla uyuşturucu dağıtımı iddiası
 
Aynı kaynak, Mêrdîn’in Nisêbîn ilçesinde kendisini “Başkan” olarak tanıtan bir kişinin uyuşturucu dağıtımını yönettiğini ileri sürdü. Kaynak, uyuşturucu satan bazı şahısların uyuşturucuyu bu  kişiden aldığını söyledi.
 
Kaynak, uyuşturucu sattığını belirttiği bazı kişilerin narkotik biriminde görev yaptığı ileri sürülen “Azad” isimli bir kişiyle bağlantılı olduğunu iddia etti. Bu iddialara ilişkin resmi bir soruşturma ya da yargı kaydına ulaşılamadı.
 
Qileban’da ‘örtbas’ iddiası
 
Qileban’da 2021 yılında yaşandığı belirtilen bir olayda da uzman çavuşların adı geçti. Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre ilçe merkezindeki bir pasajda bulunan güzellik merkezinde kadınların fuhuşa sürüklendiği ileri sürüldü.
 
İddiaya göre polis tarafından iş yerine yapılan baskında kadınlarla birlikte bazı uzman çavuşlar da gözaltına alındı. Kadınları fuhuşa sürükleyen kişilere ve gözaltına alınanlara ilişkin resmi kayıtlara ise ulaşılamadı.
 
Kaynaklar, dönemin Uludere Belediye Başkanı AKP’li Sait Ürek’in devreye girmesiyle olayın yargıya taşınmadığını öne sürdü. Olayın UYAP kayıtlarına yansımadığı belirtilirken, söz konusu iddiayı doğrulayan resmi bir belgeye de ulaşılamadı.
 
Hezex’te bekçi hakkında uyuşturucu ve taciz iddiası
 
Hezex’te H.A. isimli bir bekçinin Êlih’ten getirdiği uyuşturucuyu ilçede sattığı iddia edildi. Yerel kaynaklar, H.A. hakkında kadınlara yönelik taciz iddialarının da bulunduğunu ve tepkilerin ardından Basa’ya gönderildiğini belirtti.
 
H.A.’nın M.E. ve İ.G.’ye uyuşturucu temin ettiği de ileri sürüldü. M.E. ve İ.G.’nin uyuşturucu satışı nedeniyle yaklaşık 6 aydır cezaevinde bulunduğu öğrenildi.
 
 
Şirnex’in diğer ilçelerinde uyuşturucu satan kişi ve gruplara ilişkin ayrıntılı bilgiye ulaşılamadı. Ancak bölgede görüştüğümüz kişiler, uyuşturucunun sınır hattından ve kent dışından getirildiğini, son yıllarda kullanımının ve satışının arttığını aktardı.
 
Cezasızlık tartışması
 
Şirnex’te 2013 yılında başlatılan ve aralarında uzman çavuş ile astsubayların da bulunduğu kişilerin şüpheli olduğu soruşturmanın 11 yıl sonra davaya dönüşmesi, Qileban ve Hezex’te ise kamu görevlileri hakkında dile getirilen iddiaların yargıya yansımaması cezasızlık tartışmalarını sürdürüyor.
 
Bölge halkı ve sivil toplum örgütleri, uyuşturucu, fuhuşa sürükleme ve çeteleşmeyi “özel savaş” politikaları kapsamında değerlendiriyor. Yoksulluk ve işsizliğin derinleştiği, sosyal alanların sınırlı olduğu Botan’da bu politikaların özellikle gençleri, kadınları ve çocukları hedef aldığı belirtiliyor.
 
Dosyamızın ilk bölümünde 1990’lardan bugüne Botan’da değişen özel savaş politikalarını ele aldık. İkinci bölümde ise uyuşturucu ve fuhuşa sürüklemeye ilişkin dava dosyaları ile sahadan aktarılan iddialara baktık. Kamu görevlilerinin adının geçtiği dosya ve iddiaların nasıl sonuçlandığı ise cezasızlık tartışmasının temelini oluşturuyor.
 
Yarın: Botan'da gençliği hedef alan kıskacın tanığı