BM önünde ‘Rojava’nın statüsü tanınsın’ eylemi

  • 19:12 3 Şubat 2026
  • Dünya
HABER MERKEZİ - Bonn kentinde bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Kampüsü önünde, Rojava’nın siyasi statüsünün tanınması ve bölgedeki kazanımların korunması talebiyle kitlesel bir eylem gerçekleştirildi.
 
Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) öncülüğünde Almanya'nın Bonn kentinde bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Kampüsü önünde, Rojava’nın siyasi statüsünün tanınması ve bölgedeki kazanımların korunması talebiyle kitlesel bir eylem gerçekleştirildi. Kitle, uluslararası kurumlara Rojava’daki demokratik modelin güvence altına alınması çağrısında bulundu. Eylemde, “Bijî Berxwedana YPG/YPJ” ve “Jin, Jiyan, Azadî” sloganlarıyla başladı. Eylemde, üzerinde Almanca “Status für Rojava Jetzt” (Rojava’ya Şimdi Statü) yazılı dev pankartlar ile YPG ve YPJ flamaları taşındı.
 
Eylemde konuşma yapan PYD Bonn Meclis Üyesi Ehmed Tacdîn, Rojava’ya yönelik işgal saldırılarının Kürt halkının ve özsavunma güçlerinin direnişiyle bir anlaşma zeminine çekildiğini belirtti. Ancak imzalanan anlaşmaların tehlikeyi tamamen ortadan kaldırmadığını vurgulayan Ehmed Tacdîn, cihatçı grupların tehdidinin sürdüğüne dikkat çekti. Ehmed Tacdîn, bundan sonra Avrupa’nın her yerinde yürütülecek tüm diplomatik ve toplumsal çalışmaların temel ekseninin “Rojava’ya siyasi statü” talebi olacağını söyledi.
 
Konuşmanın ardından TJK-E tarafından hazırlanan kapsamlı bir dosya ve dilekçe BM yetkililerine sunulmak üzere teslim edildi. 
 
Sunulan metinde, Rojava Devrimi’nin uluslararası alanda bir “kadın devrimi” olarak tanındığı ve kadınların sadece YPJ saflarında silahlı direnişe öncülük etmekle kalmayıp, toplumsal hayatın her alanında demokratik bir dönüşümü başlattığı vurgulandı. 
 
Dilekçede, Rojava’daki ateşkesin kalıcı olması için uluslararası bir izleme misyonunun ve koruma bölgesinin acilen hayata geçirilmesi talep edildi. Ayrıca, Suriye’nin gelecekteki anayasasında Rojava’nın özerk yapısının ve “Kadın Devrimi” kazanımlarının resmi olarak tanınması gerektiği, kadın düşmanı rejimlerle herhangi bir diplomatik normalleşmenin kabul edilemeyeceği ifade edildi.