Tülay Hatimoğulları, Balıkesir’de halkla bir araya geldi
- 22:39 13 Şubat 2026
- Güncel
BALIKESİR – Balıkesir’de gerçekleşen halk buluşmasında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Sayın Abdullah Öcalan bu mücadelenin içindedir, kalbindedir” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DEM Parti Balıkesir İlçe Örgütü’nün Burhaniye ilçesinde gerçekleştirdiği halk buluşmasına katıldı. Reha Yurdakul Kültür Merkezi’nde gerçekleşen buluşmada salona “Jin, jiyan, azadî” ve “Halklara özgürlük inançlara eşitlik” pankartı asılırken sık sık “Jin, jiyan, azadî” sloganı atıldı. Buluşmaya çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcisi ve yurttaş katıldı.
‘Barışa ihtiyacımız var’
Buluşmada konuşan Tülay Hatimoğulları, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın, 27 Şubat'ta bir seneyi dolduracağını dile getirere süreçte Türkiye'de, Suriye'de ve bölgesel düzeyde çok önemli gelişmeler yaşandığını ifade etti. Tülay Hatimoğulları, “Emperyalist güçler küresel sistemi sadece Ortadoğu’da değil dünyada yeniden inşa ediyor. Birçok denge değişti. 2008'de küresel sermayenin yaşamış olduğu ekonomik krizle birlikte dünya ölçeğinde güç dengeleri ciddi anlamda değişimleri ve yepyeni savaşları da beraberinde getiriyor. Yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin kavgası, özellikle Ortadoğu'dan geçecek olan enerji koridoru hesapları, nadir elementler ve ticaret savaşları derken dünya kaynayan bir kazan. Biz uyarımızı hep yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Bugün 3. Dünya Savaşının başlaması demek nükleer silahların konuşması demektir. Yani dünyanın, yaşamın artık ortadan kalkması demek. Sadece insanların değil, bütün canlıların yaşayamayacağı bir gezegene dönüşmesi demek. Önceki dünya savaşlarına benzemez, çok daha beteri olur. Hatırlayın İran'a dönük İsrail'in yürütmüş olduğu savaşı, saldırıları. Bundan etkilenmeme ihtimalimiz var mı? Hayır, yok. Dolayısıyla sadece Türkiye ve bölgede değil, bütün dünya ölçeğinde barışa ciddi anlamda ihtiyacımız var” dedi.
‘Ortadoğu’daki süreç Türkiye’nin iç barışından bağımsız değil’
Ortadoğu'da yaşanan süreçlerin Türkiye'nin iç barışından bağımsız olmadığını kaydeden Tülay Hatimoğulları, şöyle devam etti: “Suriye'de ve doğrudan Rojava'da yaşanan son gelişmelerin de bahsini ettiğim bu yeni güç dizilimleriyle doğrudan bağının olduğunu söylemeliyiz. Colani ve HTŞ geçici bir hükümet olarak geldikten sonra Suriye'de çok ciddi değişimler oldu. İlk başta Alevilere ve Hıristiyanlara dönük, akabinde Dürzilere dönük katliamlar oldu. Şimdi en son da Kürt halkına dönük yine çok ciddi bir soykırım tehdidiyle karşı karşıya kaldık. Özellikle yandaş medya 10 Mart Mutabakatına uymayanın SDG olduğunu söyledi. Biz her yerde ifade ettik. Burada bir kez daha altını çiziyorum. Bu külliyen yalan. 10 Mart Mutabakatına başından beri SDG'nin uymak istedi. Ancak ilk yedi maddenin hayata geçmesi için oluşturulması gereken komisyonlar oluşturulmadı. Şam yönetiminin buna emek vermediğini herkes biliyor, bilmeli.”
‘Rojava’yı sahiplenmeye devam etmeliyiz’
Rojava’ya yönelik saldırılara karşı hem Türkiye'de hem dünyanın dört bir yanında hem de Kürdistan coğrafyasında, Kürtlerin ayağa kalktığını belirten Tülay Hatimoğullaru, “Kürtlerin öncülüğünde Kürtlerin dostları, müttefikleri, devrimciler ve sosyalistler ayağa kalktı. Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanındaki bu itirazlar Rojava'ya büyük bir moral kaynağı oldu. Aynı şekilde Avrupa'daki birçok kurumun harekete geçmesinde, Amerika'da kongrenin harekete geçmesinde Kürt halkının Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanında yürüttüğü eylemlerin, etkinliklerin, yürüyüşlerin, mitinglerin çok büyük bir katkısı oldu. Bu kitlesel sahiplenmeyi devam ettirmeliyiz. 30 Ocak Mutabakatının hayata geçmesinin de yolu gerçekten buradan geçiyor. Kürtlerin sahipsiz olmadığını, dostlarıyla dayanışma içinde olduğunu, mücadelenin güçlü bir şekilde sürdüğünü herkese göstermemiz gerekiyor” diye belirtti.
‘Sayın Abdullah Öcalan bu mücadelenin içindedir, kalbindedir’
Son zamanlarda dijital medyada Rojava'nın fikriyatına, yönetim anlayışına ve aynı zamanda Kürt özgürlük hareketinin yürüttüğü mücadeleye dönük bir saldırının başladığını kaydeden Tülay Hatimoğulları, “Türkiye'de barışı istemeyen, Kürt sorunu sürsün de bundan nemalanmaya devam edelim diye düşünen önemli bir kesim aslında bu işin parçası. Sistem bu işin önemli bir parçası. Bugün arkadaşlarımız incelemelerde bulundu. Sosyal medyada bu yıpratma çalışmasını yürütenlerin önemli bir bölümü bot hesaplar. Önemli bir bölümü Saray’dan ve İletişim Başkanlığından ki ben hep ona dezenformasyon başkanlığı diyorum. Çünkü işi o, dezenformasyon yapıyor. Onlara bağlı çalışan fake hesaplar. Tabii ki dijital çağdayız, tabii ki sosyal medya çok önemli. Kitle iletişim aracıdır. İnanılmaz derecede pozitif bir önemi var. Ama sosyal medya üzerinden DEM Parti’nin siyasetini belirlemeye kalkanlara, muhalefete bir kılık kıyafet biçip giydirmeye çalışanlara bizim vereceğimiz en büyük yanıt Sayın Abdullah Öcalan’ın bu mücadelenin içinde, kalbinde olduğunu söylemektir. DEM Parti bizim partimizdir, sonuna kadar yanındayız, arkasındayız, biriz, beraberiz demektir” ifadelerini kullandı.
‘Barış için daha çok örgütlenmeliyiz’
Tülay Hatimoğulları, son olarak şunları söyledi: “Türkiye'de bir yandan barış süreci konuşuluyor. Türkiye'de bir yandan Kürt sorununun çözüm süreci konuşuluyor ama öte yandan pratik bir adım atılmıyor. Kürt halkı şunu net ifade ediyor: Somut olarak hala bu iktidardan bir adım görmedik, bu sürece nasıl güveneceğiz? Somut bir adım görmediğimiz bu sürece inancımızda eksiklikler oluyor. Partimize ve Sayın Öcalan'a inanıyoruz, onların süreci büyük bir samimiyetle yürüttüğünü inanıyoruz ama sonuç itibarıyla somut bir adım atılmıyor. Bütün bu eleştiriler haklı ve doğru. Ama şunu da bilmeliyiz değerli arkadaşlar, barış bize altın bir tepsiyle sunulmayacak. Biz yaptığımız bütün halk toplantılarında bunun altını çizdik. Barış için daha çok örgütlenmeliyiz”







