Evin Cezaevi’nde genelge: Protestolar cezalandırılacak
- 14:18 24 Nisan 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - Evin Cezaevi’nde yeni genelgeyle protesto, slogan ve grev “ihlal” sayılarak hücre hapsi ve iletişim kısıtlamalarıyla cezalandırılacak. Özellikle “İdama Hayır Salı Günleri” kampanyasına katılımın da ağır yaptırımlara bağlandığı bildirildi.
İran'daki Evin Cezaevi’nde özellikle kadınlar koğuşunda siyasi tutsaklara yönelik baskıların arttığı bildirildi. Cezaevi müdürünün yeni bir genelge yayımlayarak tutsakların protestolarına karşı daha sıkı kısıtlamalar getirdiği ifade edildi. Genelgede, tutsaklar tarafından yapılan her türlü protesto, grev ya da slogan atma eylemi “ihlal” olarak değerlendirilecek ve ağır yaptırımlarla karşılık bulacak. Tutsaklar, protesto faaliyetlerine katılmaları veya “kargaşa” olarak tanımlanan durumlara yol açmaları halinde hücre hapsine gönderilecekleri konusunda uyarıldı.
Amaç kampanyanın engellenmesi
Düzenlemenin ana başlıklarından birinin, idam cezalarına karşı tepki göstermek ve kamuoyunun dikkatini çekmek amacıyla başlatılan “Salı günleri idama hayır” kampanyasının engellenmesi olduğu belirtildi. Cezaevi yetkilileri, bu kampanyaya katılımın yalnızca hücre hapsiyle değil, aynı zamanda telefon görüşme haklarının da kesilmesiyle sonuçlanacağını açıkladı.
Hak savunucularından tepki
Hak savunucuları, hücre hapsi tehdidinin ve aileyle iletişimin kısıtlanmasının bu dönemde tutsakları kontrol altına almak için kullanılan temel araçlar arasında olduğunu belirtiyor. Oysa aile ile iletişim ve barışçıl protesto hakkı, tutsakların temel hakları arasında yer alıyor. Hücre hapsi, birçok insan hakları kuruluşu tarafından ciddi psikolojik baskı araçlarından biri olarak kabul ediliyor ve protesto faaliyetlerine karşı kullanımı sık sık eleştiriliyor. Ayrıca telefon görüşmelerinin kesilmesi hem tutsaklar hem de aileleri üzerinde ek bir baskı oluşturuyor.
Bu uygulamaların artması, Evin Cezaevi’ndeki siyasi tutsakların durumuna ilişkin endişeleri artırmış durumda. Gözlemciler, bu sürecin devam etmesinin cezaevi koşullarını daha da kötüleştirebileceği ve tutsaklar üzerindeki fiziksel ve psikolojik baskıyı artırabileceği uyarısında bulunuyor.







