'Jîna’nın adı küçük evimizin sınırlarını aştı'
- 13:26 14 Eylül 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - Jina Emînî’nin katledilişinin yıl dönümüne dair konuşan baba Emced Emînî, “Bir kızımız vardı ve onu bizden aldılar. Ama insanların sevgisi, binlerce evladı daha ailemize kattı” dedi.
Jina Emînî’nin Tahran’da katledilmesinin üzerinden 4 yıl geçti. Konuya dair dijital medya hesabı üzerinden açıklama yapan baba Emced Emînî, aradan geçen zamana rağmen acılarının dinmediğini söyledi.
Emced Emînî’nin açıklaması ise şöyle:
“Sevgili Jina’m,
Dört yıl geçti. Ama senin acın ne eskidi ne de bir an olsun hafifledi. Bizim için sen hâlâ, her gülüşünle, her bakışınla hayatımıza zamanın şefkatli elini dokunduran o meleksin. Bu günlerde seni her zamankinden daha fazla düşünüyoruz. Her geçen günün daha acı, umutların ise daha solgun olduğu bu zamanda, en çok da gençlerin hayallerini düşünüyoruz. Eğer bugün aramızda olsaydın ne yapardın? Gözlerindeki o yaşam coşkusunu hâlâ görür müydük? Hâlâ yarından söz eder, önümüzdeki günler için hayaller kurar mıydın?
Jina’m, sen bizim için her şeyden önce kızımızdın. Gelişinle hayatımız başka bir renge büründü; gidişinle ise kalbimizde hiçbir kelimenin anlatmaya gücünün yetmeyeceği bir yara kaldı. Ama kaderin öyle yazıldı ki adın bizim küçük evimizin sınırlarını aştı.
Bu dört yıl boyunca defalarca düşündük: Bir kızımız vardı ve onu bizden aldılar. Ama insanların sevgisi, binlerce evladı daha ailemize kattı. Bunca acının içinde asla unutmayacağımız şey, bu toprakların insanları arasında oluşan dayanışma ve sevgidir.
Sevgili Jina’m, dört yıldır yokluğunu her gün, her saat yanımızda taşıyoruz. Bazen bir fotoğraf, bir anı, bir bakış, hatta yalnızca adını duymak bile her şeyin gözlerimizin önünde yeniden, en başından canlanmasına yetiyor.
Evlatlarımızın başını öne eğdirmeyeceğiz
Başkaları için belki dört yıl geçti. Ama evladını kaybetmiş bir anne ve baba için zamanın anlamı başkadır. Bazı acılar günler geçtikçe küçülmez; insanlara sadece onları kendi içinde nasıl taşımayı ve kendi yarasına merhem olmayı öğretir. Tüm bu yıllar boyunca toprağa bakarak, gözlerimiz yaşlarla dolu bir şekilde gerçeğin açığa çıkmasını bekledik. İnanıyoruz ki bu topraklarda senin ve bütün sevgili evlatlarımızın başını öne eğdirmeyeceğiz. Jina’m, kızım, adın ve hatıran son nefesimize kadar bizimle.
Bu toprakların bağrında nice canlar var; hiç kimse bu sırların tamamını bilmiyor.”







