‘Nafakayı tartışmaya açmak boşanma hakkına vurulmuş bir darbedir’
- 09:03 18 Eylül 2026
- Güncel
Rojin Abay
İSTANBUL – Nafakaya süre sınırı getirilmesine yönelik düzenlemeyi değerlendiren HDK Kadın Meclisi Üyesi Ekim Devrim Çapartaş, nafaka hakkının kadınların ekonomik güvencesi ve şiddet döngüsünden çıkabilmesi açısından önemine dikkat çekerek, “Nafakanın tartışmaya açılması kadınların boşanma ve boşanma sonrası yaşamını sürdürme hakkına vurulmuş bir darbedir” dedi.
Kadınların uzun yıllara yayılan mücadeleleriyle elde ettiği hakların yeniden tartışmaya açıldığı başlıklardan biri de nafaka hakkı. Nafakaya süre sınırı getirilmesi, yalnızca boşanma sonrası ekonomik desteğin sınırlandırılması değil; kadınların ekonomik bağımsızlığı, boşanabilme koşulları ve şiddete uğradıkları evliliklerden uzaklaşabilmeleri açısından da tartışılıyor. 
Ev içi emeğin büyük bir bölümünün kadınlar tarafından karşılandığı, kadınların istihdama katılımının erkeklere göre daha düşük olduğu ve sosyal güvenceden yoksun bırakıldığı koşullarda nafaka hakkının sınırlandırılmasına kadın örgütleri tepki gösteriyor.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisi Üyesi Ekim Devrim Çapartaş, nafaka hakkına yönelik düzenlemeyi JINNEWS’e değerlendirdi.
‘Kadınların boşanma hakkına vurulmuş bir darbe’
Nafaka hakkına yönelik düzenlemenin kadınların boşanma ve boşanma sonrası yaşamını sürdürme hakkını hedef aldığını belirten Ekim Devrim Çapartaş, kadınların ekonomik güvencesinin ortadan kaldırılmasının boşanmayı zorlaştıracağını söyledi. Ekim Devrim Çapartaş, “Geldiğimiz noktada aslında kadının boşanmasını iktidar mümkün olan her şekilde engellemek istiyor. Bunu boşanmaları zorlaştırarak da yapıyor, arabuluculuk sistemi getirerek de yapıyor. Bugün en son artık nafakayı kesmeye, nafaka hakkının kendisine saldırıyla birlikte yapıyor. Geldiğimiz noktada bu nafakanın her türlü tartıştırılması, nafakanın hak olarak tartıştırılması, nafakanın kendisine bu kadar itiraz edilmesi ve bugün de artık kaldırılması kadınların boşanma hakkına ve boşanmadan sonra hayatını sürdürme hakkına vurulmuş bir darbe diyebiliriz” dedi.
‘Nafaka kural olarak kalmalı’
Nafakanın kadınların boşanma sonrası karşı karşıya kaldığı ekonomik güvencesizlikle doğrudan bağlantılı olduğuna işaret eden Ekim Devrim Çapartaş, ev içi emeğin yok sayıldığı bir sistemde nafaka hakkının kural olarak korunması gerektiğini vurguladı. Ekim Devrim Çapartaş şunları söyledi: “Kadınların talep ettiği nafaka zaten çoğunlukla yoksulluk nafakası. Yoksulluk nafakası, boşanan taraflardan hangisi yoksulluğa düşüyorsa ona bağlanan bir nafaka. Bu nafakanın istatistiksel olarak kadınlara daha fazla veriliyor olması nafakanın kendisini yanlış yapmıyor; boşanmadan sonra yoksulluğa düşen tarafın ağırlıklı olarak kadın olduğunu kanıtlıyor. Kadının ev içi emeğinin görünmeyen, sigortasız ve güvencesiz kaldığı bir tabloda, boşanmayla birlikte sürüklendiği yoksulluk ortadayken nafakanın kural olarak kalması ve her başvuruda özel değerlendirmeye tabi tutulmaması gerekir.”
‘Mağdur erkek hikayesinin hukuki hiçbir geçerliliği yoktur’
“Erkek mağduriyeti” adı altında yürütülen kampanyaların kadınların kazanılmış haklarını hedef alan politikaların bir parçası olduğuna işaret eden Ekim Devrim Çapartaş, erkeklerin ekonomik ve hukuki yöntemlerle sorumluluktan kaçtığı bu sistemde hakları gasp edilenlerin kadınlar ve çocuklar olduğunu söyledi. Yargı mekanizmaları ve iktidarın yürüttüğü politikalar sonucunda hak gasplarının daha da derinleştirildiğinin altını çizen Ekim Devrim Çapartaş şöyle devam etti: “Erkek mağduriyetinin çok gereksiz bir propaganda ifadesi olduğunu ve altının çok boş olduğunu düşünüyorum. Nafaka mağduriyeti adı altında aktivistlik yapan kişilerin aslında nafaka dahi ödemediğini ortaya çıkaran haberler oldu. Erkeklerin itiraz ettiği şey çoğunlukla çocuk için ödenmesi gereken iştirak nafakası. Çocuğun bakımıyla ilgili bu sorumluluğu ‘eski karıma nafaka veriyorum’ şeklinde yansıtıp mağduriyet malzemesi haline getiriyorlar. Yoksulluk nafakasının zaten belirli hukuki koşulları var, kadın işe girdiğinde ya da yeniden evlendiğinde nafaka kesilebiliyor. Çoğunlukla mağduriyet şöyle gelişiyor: Boşanmadan önce tüm mal varlıklarını başkalarına devrediyorlar, kendilerini asgari ücretli gösteriyor ya da iflas etmiş gibi sunarak minimum nafaka kararı aldırıyorlar. Sonrasında o nafakayı da ödemiyorlar. Yıllarca icra kapılarında bekleyen, dava masrafları nafaka miktarını aşan ve asıl mağdur olan taraf kadınlardır. Bu ‘mağdur erkek’ hikayesinin hukuki hiçbir geçerliliği yoktur.”
‘Sistem kadınları şiddet döngüsüne mahkûm ediyor’
“Aile 10 Yılı” adı altında yürütülen politikaların kadınları aile içi şiddet ve baskı ortamına hapsetmeye zemin hazırladığını kaydeden Ekim Devrim Çapartaş, bu adımların kadınların boşanma ve özgürleşme iradesine yönelik olduğunu dile getirdi. Ekim Devrim Çapartaş, “Öncelikle boşanma kararını zorlaştırıyor. Boşanma kararının zor olmasının birden fazla boyutu var. Örneğin şiddet görülen, istismar yaşanan veya istemeden içinde kalınan evliliklerde boşanmaya başvuramama sebebi aile dağıldığı anda kadının iş bulamayacak, güvencesiz kalacak ve hiçbir zaman emekli olamayacak bir duruma getirilmiş olması. Birçok kadın şiddete ve istismara rağmen, ‘Boşanırsam tek başıma ve çocuklarla nasıl yaşarım, nasıl geçinirim?’ kaygısıyla, sırf hayatta kalabilmek için o şiddet döngüsünün içinde kalmaya devam ediyor. ‘Aile Yılı’ adı altında yapılan tüm uygulamalar, cinsiyet kimliklerine yönelik baskılar, okullara ve kız çocuklarının eğitimine yapılan müdahaleler, kadınları aile içindeki baskıya hapsetmenin ve oradan çıkmalarını önlemeye çalışmanın yollarından ibarettir” sözlerini kullandı.
‘Birlikte mücadele etmek dışında bir çıkış yok’
Son günlerde gündeme gelen “Ailem Güvende” adı altında düzenlenen operasyonlara ve hak gasplarına karşı ortak mücadelenin gerekliliği üzerinde duran Ekim Devrim Çapartaş, kadınların örgütlü mücadelesiyle nafaka hakkını sınırlandırmaya yönelik düzenlemelerin bugüne kadar hayata geçirilmesinin engellendiğine işaret etti. Yeni dönemde kazanılmış hakların korunması için kadınların daha güçlü bir ortak mücadele yürütmesi gerektiğini vurgulayan Ekim Devrim Çapartaş, şu çağrıda bulundu: “Şimdiye kadar bu düzenlemenin iptal edilememesinin sebebi kadınların örgütlü mücadelesi ve bir şekilde bunu bastırmasıydı. Bu yargı paketlerinde başka tehlikeli düzenlemeler de söz konusuydu. Hepsi kadınların örgütlü ve birleşik mücadelesi sayesinde ertelenmiş oldu. Ben bunu kadın örgütlerinin ya da kadınların eksikliği olarak görmekten ziyade, kadınların gerçekten ne kadar çok cephede mücadele ettiğini bilen bir yerden daha fazla birlikte olmak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu hiçbir kadın örgütünün tek başına karşısında durabileceği bir saldırı değil artık. Hiçbir kadın için, hiçbir LGBTİ+ için tek başına hayatta kalmanın yolu kalmadı. Bugün nafaka hakkı, miras hakkı gibi tartışmalar artık bütün kadınların hayatına dokunan tartışmalar. Bundan birlikte mücadele etmek dışında da bir çıkış olmadığı aşikâr hepimiz için. Dolayısıyla bu yeni dönemde kadın mücadelesine omuz vermek, örgütlenmek ve bütün kazanılmış haklarımıza sahip çıkıp daha fazlasını kazanmak gerekiyor.”







