Amed’de 9 Ekim yürüyüşü: Özgürlük için alanlarda olalım

  • 09:16 8 Ekim 2026
  • Güncel
AMED - Amed’de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik gerçekleştirilen 9 Ekim komplosunun yıl dönümüne ilişkin konuşan kadınlar, komplonun Kürt halkının direnişi ve mücadelesi karşısında boşa çıkarıldığını vurgulayarak, herkesi yarın düzenlenecek büyük yürüyüşe çağırdı. 
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 9 Ekim 1998’de gerçekleştirilen uluslararası komplonun yıl dönümünde, “Barış ve Demokratik Toplum için Sayın Öcalan’a Özgürlük” şiarıyla Amed’de yürüyüş gerçekleştirilecek. Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde, tüm kesimlerin de katılacağı yürüyüş, yarın 17.00’de Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan NCity AVM önünden Yenişehir ilçesinde bulunan AZC Plaza önüne kadar devam edecek.
 
Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Arzu Karaman ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Amed İl Eşbaşkanı Ruçem Elyakut, yarın gerçekleştirilecek yürüyüşe katılım için tüm kesimlere çağrıda bulundu. 
 
‘Komplo, Kürt halkının mücadelesini durduramadı’
 
Ruçem Elyakut, Kürt halkının mücadelesinin sürdüğünü belirterek, “Aslında çok çok eskilere gitmek gerekiyor. Yaklaşık 100 yıllık bir Kürt sorunu var ve Kürt halkının da son 50 yıldır bu sorunun çözümü için yürüttüğü bir mücadele söz konusu. Kürt halkı bu mücadeleyle birlikte varlığını kanıtlamak, varlığını bütün dünyaya tanıtmak ve kendisinin de var olduğunu ifade etmek için büyük bir mücadele verdi. Bu mücadelenin önderi ise Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’dı. Sayın Öcalan’ın 9 Ekim 1999’da küresel güçlerin Ortadoğu’yu, Türkiye’yi ve aslında dünyayı yeniden dizayn etme çabaları sonucunda bir komployla tecrit altına alındığını ve İmralı’ya götürüldüğünü biliyoruz. O günden bu yana 27 yılı aşkın bir süredir tecrit altında tutuluyor. Çünkü Ortadoğu’yu dizayn etmek isteyen, “İngiliz aklı” olarak ifade ettiğimiz stratejik aklın, Kürt Halk Önderi ve Kürt halkının yürüttüğü bu haklı mücadeleyi kendi çıkarlarına aykırı gördüğünü biliyoruz. Bu nedenle böylesi bir komplo gerçekleştirildi ve 27 yıldır Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan İmralı’da tecrit ve esaret altında tutuluyor” dedi.
 
‘Demokratik siyaset ve barış mücadelesi’
 
27 Şubat çağrısının yeni bir sürecin kapısını araladığını aktaran Ruçem Elyakut, “Bununla birlikte Kürt halkı mücadelesinden hiçbir zaman vazgeçmedi. Hem tecride karşı hem de varlık mücadelesini sürdürme noktasında olağanüstü ve insanüstü bir çaba ortaya koydu. Mücadelesini sürdürdü. Bugün de Sayın Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı çağrıyla birlikte yeni bir sürece girmiş bulunuyoruz. Bu süreçle birlikte demokratik siyasetin yürütülmesi gerektiğini, Ortadoğu’yu dizayn etmek isteyen akla karşı Türkiye halkları olarak bir arada olmamız ve mücadeleyi birlikte yürütmemiz gerektiğini biliyoruz. Bugün hâlâ tecrit altında tutulan Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın Türkiye halkları, Türkiye ve Ortadoğu için ortaya koyduğu bir felsefe ve perspektif var. Bizler de bu perspektif ve paradigma ışığında demokratik siyaset, kalıcı bir barış ve demokratik bir cumhuriyetin kurulması için Kürt halkı olarak mücadelemizi sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.
 
‘Komplo amacına ulaşmadı’
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın koşullarının düzeltilmesi ve fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini ifade eden Ruçem Elyakut,  “Sürecin yürütücüsü ve baş müzakerecisi olan Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan fiziki özgürlüğüne kavuşmuş değil. Perspektifini ve barışa, Türkiye’ye dair düşüncelerini topluma doğrudan kendisi aktaramıyor. Bu da bizim açımızdan sürecin en büyük eksikliklerinden biri. Bizler bunun mücadelesini veriyoruz. 9 Ekim komplosunun yıldönümünde de aynı şekilde Kürt Halk Önderi’nin statüsünün netleşmesi ve fiziki özgürlüğüne kavuşması için mücadelemizi sürdüreceğimizi buradan ifade edebilirim. Tabii ki. 9 Ekim 1999’da bir komplo gerçekleştirildi ve bu komplonun sonucunda Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan tecrit altına alındı. Ancak bütün bunlara rağmen bu komplo boşa çıktı. Ortadoğu’yu kendi çıkarları doğrultusunda dizayn etmek isteyen aklın gerçekleştirdiği bu komplo amacına ulaşmadı” diye belirtti.
 
‘Kürt halkı mücadelesinden vazgeçmedi’
 
Ağır bedellere rağmen Kürt halkının varlığını dünyaya kabul ettirdiği ve mücadelesini sürdürdüğünü dile getiren Ruçem Elyakut, “Kürt halkı da Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan da bütün yaşananlara rağmen bu aklın yapmak istediği siyaseti ve Ortadoğu projesini boşa çıkardı. Bu, yürütülen mücadelenin sonucunda gerçekleşti. Elbette çok ağır bedeller ödendi. Bu topraklarda çok sayıda genç yaşamını yitirdi, çok sayıda annenin yüreği yandı, çok fazla gözyaşı döküldü. Ekonomik, siyasi, hukuki ve sosyal anlamda çok ağır bedeller ödendi. Belki bugün hâlâ bunun sonuçlarını en ağır şekilde yaşıyoruz. Yaşananların sonucunda ortaya çıkan toplumsal yozlaşma, geleceğe ilişkin kaygılarımızı da artırıyor. Gelecek nesillerimizin en büyük kaygılarından biri de bu. Ama bütün bunlara rağmen evet, komplo boşa çıktı. Çünkü Kürt halkı hiçbir zaman mücadelesinden vazgeçmedi ve varlığını bütün dünyaya kanıtladı” dedi.
 
‘9 Ekim komplosunun boşa çıktığını Amed’den haykıracağız’
 
Ruçem Elyakut, 9 Ekim komplosunun yıldönümünde Amed’de alanlara çıkacaklarını söyleyerek, “Bunun en önemli göstergelerinden biri de bugün Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan ile yürütülen müzakere sürecidir. Meclis’te MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi, bugün baş müzakereci ve lider olarak tanımlanan, Kürt halkına üçüncü bir yol perspektifi sunan Kürt Halk Önderi’nden ve onunla birlikte bu yolu yürüyeceğini söyleyen milyonlarca Kürt’ten söz ediyoruz. Bunun kendisi bile 9 Ekim komplosunun boşa çıktığını gösteren en önemli emarelerden biridir. 9 Ekim cuma günü saat 17.00’de  NCity önünden Ofis AZC Plaza önüne kadar bir yürüyüş gerçekleştireceğiz. Şiarımız ise ‘Kürt Halk Önderi’ne özgürlük, fiziki özgürlük ve statüsünün netleşmesi; halklara barış ve özgürlük.’”
 
‘Kalıcı barış için kadınlar ve gençler alanlarda olmalı’
 
Eşit yurttaşlık, demokratik siyaset ve insanca yaşam için tüm Amed halkına alanlara çıkma çağrısını yapan Ruçem Elyakut,  “Başta kadınlar olmak üzere gençlere ve bütün Amed halkına çağrımızdır. Bu sürecin yürütücüsü olan kadınlar ve gençler, sürecin gerçekten kalıcı bir barışa evrilmesini sağlayacak en önemli güçlerdir. Eğer özgür olmak, kalıcı bir barışın sağlanmasını, demokratik siyasetin yürütülmesini, insanca bir yaşamı ve eşit yurttaşlık temelinde bir düzeni istiyorsak; daha da önemlisi Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanmasını istiyorsak hepimizin alanlarda olması ve mücadeleyi birlikte yürütmesi gerekiyor. Sesimizi yalnızca Amed’e ya da Türkiye’ye değil, Ortadoğu’ya ve bütün dünyaya duyurmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Bu nedenle alanda hem kendi özgürlüğümüzü hem kalıcı barışı, demokratik siyaseti ve insanca yaşamı; hem de başta Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan olmak üzere bütün siyasi tutukluların fiziki özgürlüğe kavuşmasını ve statülerinin netleşmesini birlikte haykırmalıyız” şeklinde konuştu.
 
‘9 Ekim komplosundan çözüm masasına’
 
Arzu Karaman, 9 Ekim komplosunun Kürt halkını topyekûn rehin alma amacı taşıdığını belirterek, “9 Ekim 1998’de uluslararası bir komployla Sayın Abdullah Öcalan rehin alınmıştı. Fakat bu rehin alma politikası, Sayın Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği taktik, strateji ve yöntemlerle boşa çıkarıldı. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki bu komplo aslında Kürt halkının şahsında geliştirilen bir komploydu. Sayın Abdullah Öcalan’ın şahsında bütün Kürt halkını topyekûn rehin alma projesiydi. Fakat Sayın Abdullah Öcalan bu komployu boşa çıkardı. Gerek geliştirdiği taktik ve stratejilerle gerekse Kürt halkının alanda gösterdiği protestolar ve direnişlerle komplo boşa çıkarıldı. Bugüne, yani 2026’ya geldiğimizde ise Sayın Abdullah Öcalan, bu komployu boşa çıkararak bütün hegemon güçleri ve şahsında Türkiye devletini bir çözüm masasına getirdi. Bugün baktığımızda ise Sayın Abdullah Öcalan’ın söylediği noktaya yeniden gelmek zorunda kaldıklarını görüyoruz” dedi.
 
‘28 yıl önce ortaya koyduğu perspektif bugün tartışılıyor’
 
Ortadoğu’daki gelişmelerin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yıllar önce ortaya koyduğu öngörüleri gündeme getirdiğini dile getiren Arzu Karaman, “Ortadoğu’da başlayan 3’üncü Dünya Savaşı olarak ifade edilen sürecin aslında Sayın Abdullah Öcalan tarafından 28 yıl önce öngörüldüğünü görüyoruz. O, çözümü yalnızca Kürt halkı üzerinden ele almadı. Türkiye’de yaşayan bütün halkların Kürt halkıyla birlikte mücadele etmesi, Türkiye’de yaşayan halkların demokratik bir çatı altında birleşmesi ve Ortadoğu’da Türk ve Kürt halklarının, bütün halkların birlikte yaşaması gerektiği yönündeki iddiasını sürdürdü. Sayın Abdullah Öcalan, tecride, baskılara, tehditlere ve ölümlere rağmen barış, özgürlük, demokratik toplum ve demokratik ulus konusundaki ısrarından vazgeçmedi. Bugün baktığımızda, eğer bütün Türkiye Sayın Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu demokratik toplum perspektifini konuşuyorsa, demek ki 28 yıldır Sayın Abdullah Öcalan doğru bir talepte ısrar etmiş ve bu doğrultuda bir mücadele yürütmüştür” ifadelerini kullandı.
 
‘Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlanmalı’
 
Arzu Karaman, sürecin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde ve ortaya koyduğu fikirler temelinde yürütülmesi gerektiğinin altını çizerek, “Bizler de Kürt halkı olarak Sayın Abdullah Öcalan’ı her zaman bu mücadelenin öncüsü olarak görüyoruz. Eğer gerçekten bir süreç yürütülecekse bunun Sayın Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde ve ortaya koyduğu fikirler temelinde geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bugün eğer barıştan söz edebiliyorsak, özgürlükten bahsedebiliyorsak ve demokratik bir toplumu tartışabiliyorsak bunun öncülerinden biri Sayın Abdullah Öcalan’dır. Bugün barıştan ve özgürlükten söz edebiliyorsak ve buraya kadar Sayın Abdullah Öcalan’ın mücadelesiyle gelmişsek, bizim, başta kadınlar olmak üzere Kürt halkının ve bütün Ortadoğu halklarının talebi açıktır: Bu sürecin sağlıklı koşullarda yürütülmesini ve Sayın Abdullah Öcalan’ın artık fiziki özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz” diye belirtti.
 
Yürüyüşe katılım çağrısı
 
Arzu Karaman, yürüyüşün önemine vurgu yaparak, Amed halkı olmak üzere tüm halklara katılım çağrısı yaptı: “Sayın Abdullah Öcalan’ı siyasetin içinde, toplumun arasında ve halkın öncüsü olarak görmek istiyoruz. Bunun mücadelesini yürütüyor ve bu mücadelede ısrar ediyoruz. Bugün bir kez daha söylüyoruz: Amed’de 9 Ekim komplosunu kınamak amacıyla gerçekleştireceğimiz yürüyüşe bütün halkları bekliyoruz. Çünkü bu komplo boşa çıkarıldı. Biz de Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü esas alan ‘özgürlük, barış ve statü’ şiarıyla bir yürüyüş gerçekleştireceğiz. Başta Amed halkı olmak üzere bütün halkları 9 Ekim komplosunu kınamak ve özgürlük yürüyüşüne katılmak için çağırıyoruz. Sayın Abdullah Öcalan’ı sahiplenmeye, demokratik toplumu, barışı, özgürlüğü ve Kürt halkının statü talebini sahiplenmeye çağırıyoruz. Bütün Amed halkını cuma günü saat 17.00’de NCity önünde toplanmaya ve AZC Plaza önüne kadar gerçekleştireceğimiz yürüyüşe katılmaya davet ediyoruz. Bu yürüyüş, özgürlük, barış ve statü yürüyüşüdür. Bütün halklarımızı cuma günü saat 17.00’de  NCity önünde bekliyoruz.”