Tarikat derneğinde cinsel saldırı: Dini duygular kullanılmış

  • 09:06 15 Temmuz 2026
  • Hukuk
Beritan Tunç 
 
İZMİR – Dini değerleri kullanarak birçok kadına ve bir çocuğa cinsel saldırıda bulunan Yardım ve Hizmet Gönüllüleri Derneği eski başkanı Ahmet Çam hakkında açılan dava sürerken, KCDP’den Tülin  Osmanoğulları, “Derneğe hemen yasal işlem yapılmalı, kapatılmalı” diyerek kadınların yanında olacaklarını belirtti. 
 
İzmir merkezli olup İstanbul, Bursa, Ankara, Afyon, Antalya, Yozgat, Kırıkkale ve Riha’da (Urfa) faaliyet yürüten Yardım ve Hizmet Gönüllüleri Derneği’nin eski başkanı Ahmet Çam, derneğe gelen birden fazla kadına ve bir çocuğa cinsel saldırıda bulundu. Edindiğimiz bilgilere göre 2025 yılının sonlarına doğru kadınlar tarafından yapılan ihbarların ardından, fail hakkında soruşturma başlatıldı. O süreçte derneğin başkanı olan fail hakkında başlatılan soruşturmada kadınların, tanıkların ve dernek içerisinde faaliyet yürüten çok sayıda kişinin ifadesine başvuruldu. Dernek ise faili yalnızca başkanlık görevinden aldı. 5 Şubat tarihinde Denizli’de gözaltına alınan fail “Nitelikli Cinsel Saldırı” ve “Çocuğun Cinsel İstismarı” suçlarından tutuklanarak Şakran Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. 
 
Kadınları ‘cariye’ olarak tanımlamış
 
Başlatılan soruşturma kapsamında fail hakkında “Nitelikli Cinsel Saldırı” ve “Çocuğun Cinsel İstismarı” suçlarından düzenlenen iddianame Karşıyaka Adliyesi 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edildi. İddianamede yer alan bilgilerde ve kadınların verdiği ifadelerde failin kendisine, “peygamber ilmi verilen kişi” dediği ve kadınları ise “cariye” olarak tanımladığı belirtildi. Yaptıklarının “sevap” olduğunu söyleyen failin kadınlara, “Allah'ın iki ayrı ilmi var, bunlardan biri şeriat, diğerini söylersem bana sapık dersiniz” dediği ifade edildi. Öte yandan failin kadınlara, rüyasında kendileriyle dini nikah kıydığını ve bu nedenle kadınların kendisine “kayıtsız şartsız teslim olmaları” gerektiğini söylediği öğrenildi.
 
Şikayetçi olan kadınlar, dernek tarafından başka kentlere gönderildi
 
Yıllardır dernek içerisinde yer alan kadınlar ifadelerinde, fail Ahmet Çam’ın “dini otorite” ve “alim” olarak kabul edilmesi nedeniyle yaşadıkları duruma uzun süre ses çıkaramadıklarını belirtti. Yaşadıklarını dile getirmekte zorlandıklarını söyleyen kadınlar, inançlarının sistematik biçimde suistimal edildiğini de ifade etti. Ayrıca failden şikayetçi olan kadınların, dernek tarafından başka kentlere gönderildiği öğrenildi.
 
‘Dini duyguları kullanarak kadınlara cinsel saldırıda bulunmuş’
 
Davayı takip eden Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, bu davanın bugüne kadar takip ettikleri hiçbir cinsel saldırı ve çocuk istismarı davasına benzemediğini ifade ederek, “Mağdur kadınlar neredeyse bu tarikat içinde büyümüş ve kendi içlerinde hukuk ve kurallara göre yaşamışlar. Ahmet Çam dernek başkanı fakat tarikat içindeki konumu dernek başkanlığının ötesinde bir şey. Kendisini ‘Allah’ın dostu’, yani onunla konuşan, dünyayı yöneten biri olarak görüyor. Bu yüzden tarikattaki herkes için, sadece sözü değil, tükürüğü bile kutsal. Tam da bu dini duyguları, inancı kullanarak kadınlara cinsel saldırıda bulunmuş. Daha sonra da tehditle devam etmiş. Kadınlar bu olayı şikâyet ettikten sonra cemaatten bir gece sürgün edilmiş, farklı yerlere taşınmış. Artık kimseyle görüşmez, insan içine çıkamaz olmuşlar” dedi.
 
‘Dernek hemen kapatılmalı’
 
Platform olarak kadınları yalnız bırakmayacaklarını söyleyen Tülin Osmanoğulları, “Bu güven ilişkisi çok zor oldu. Basından ve kamuoyundan korkuyorlar. Mağdur değil, suçlu ilan edilmişler. Yani bütün cinsel saldırı ve istismar davalarında olduğu gibi yine kadınlar en ağır bedeli ödüyor. Dernek İzmir merkezli fakat birçok ilde var ve oldukça büyük. Kız çocukları okutuluyor fakat yatılı yurtlarda kalıyor. Aslında hemen derneğe yasal işlem yapılmalı, kapatılmalı. Daha etkin soruşturma yapılmalı. Çünkü biz biliyoruz, altı kadın ve bir çocuktan fazladır bu olay. Bugün bir komedyen hakaret içermeyen, aşağılama içermeyen bir esprisinden dolayı dini duyguları aşağılamaktan tutuklanıyor. Diğer taraftan din kullanılarak sistematik bir şekilde bir tarikat içinde birden fazla kadın cinsel saldırıya maruz kalıyor. Ne yazık ki tarikatlar, cemaatler, siyasi partiler ve kamu kurumları içerisinde kadınlara yönelik cinsel saldırı olaylarında, erkekler ile empati yapılıp kadınlar suçlu ilan edilip olay bir an önce kapatılmaya çalışılıyor. Ataerkil sistemi kollukta, yargıda, basında, her yerde kullanıyorlar. Kadınlar basından, kamuoyundan çekiniyorlar çünkü devletin onları koruyamayacağını biliyorlar. İstanbul’da Fatma ve kızı Hifa İkra’yı korumadıkları gibi. Biz kadın arkadaşlarımız ile iletişimdeyiz, bize güveniyorlar. Onları bu çok zor mücadelelerinde asla yalnız bırakmayacağız” şeklinde konuştu.
 
Tutuklu yargılanan failin yargılandığı davanın üçüncü duruşması 22 Eylül’de Karşıyaka Adliyesi 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.