AYM'den kadınların nüfus kaydına onay

  • 10:14 10 Ağustos 2026
  • Hukuk
ANKARA - Anayasa Mahkemesi, evlenen kadının nüfus kaydının erkeğin hanesine taşınmasını öngören düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verirken, 5 üye düzenlemenin kadın-erkek eşitliği ve insan onuruyla bağdaşmadığı gerekçesiyle karşı oy kullandı.
 
Anayasa Mahkemesi (AYM), kadınların nüfus kaydının evlendiği erkeğin hanesine taşınmasına ilişkin Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 23’üncü maddesinde yer alan “Evlenen kadının kaydı kocasının hanesine taşınır. Kocası ölen kadın yeniden evlenmedikçe ölen kocasının aile kütüğünde kalır. Ancak dilerse babasının kütüğüne dönebilir” hükmünün Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi. 
 
Cinsiyete dayalı ayrımcılık 
 
İstanbul 14'üncü Asliye Hukuk Mahkemesi’nin söz konusu maddenin iptaline ilişkin başvurusunda, kadınların evlenmeleriyle birlikte nüfus kayıtlarının baba hanesinden erkeğin hanesine taşındığına dikkat çekildi. Düzenlemenin kadın ve erkek ile eşler arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olduğu belirtilen başvuruda, uygulamanın kadınlar aleyhine cinsiyete dayalı ayrımcılık oluşturduğu ve nüfus kütüğünde erkeğin esas alınmasının meşru bir amacının bulunmadığı belirtildi.
 
Oy çokluğuyla reddedildi
 
AYM, mahkemenin iptal istemini oy çokluğuyla reddetti. Kararda, nüfus kütüğünün idare tarafından tutulan teknik bir kayıt sistemi olduğu öne sürüldü. Kadının nüfus kaydının erkeğin hanesine taşınmasının, kadının hukuki statüsü veya somut bir menfaati üzerinde doğrudan ve belirleyici bir etkisinin bulunmadığını iddia eden AYM, düzenlemenin Anayasa’nın hukuk devleti, kanun önünde eşitlik, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı ile ailenin korunmasına ilişkin hükümlerine aykırı olmadığına hükmetti.
 
5 üye karşı çıktı 
 
Karara 15 AYM üyesinden 5'i karşı oy kullandı. 4 üyenin ortak karşı oy gerekçesinde, nüfus kayıt sisteminin aile bağlarını göstermesinin mümkün olduğu ancak bunun yapılırken, kadının erkek eşin hanesine bağlı bir kayıt unsuru haline getirilmesinin hukuk devletinin insan onuru ve eşitliğe dayalı karakteriyle bağdaşmayacağı belirtildi.
 
İptali istendi
 
Bir diğer karşı oy gerekçesinde ise düzenlemenin kadın aleyhine olduğu ve Anayasa’nın 10’uncu maddesinde yer alan “Kanun önünde eşitlik” ile 41’inci maddesindeki “Ailenin korunması ve çocuk hakları” hükümlerine aykırı bulunduğu belirtildi.
 
Karşı oy kullanan üyeler, bu gerekçelerle düzenlemenin iptal edilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.