Newaya Jin’ın yeni sayısı çıktı
- 10:43 1 Şubat 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ- Newaya Jin gazetesi, 251’inci sayısını “Komploculardan soykırım ve imha dayatması: ‘habitus mekanizması’ devrede” manşetiyle yayımladı.
Newaya Jin gazetesinin 251'inci sayısı yayımlandı. "Komploculardan soykırım ve imha dayatması: 'habitus mekanizması' devrede" manşetiyle yayımlanan gazetenin bu sayısında 15 Şubat uluslararası komplodan Ortadoğu'ya ve dünya genelindeki gelişmelere dair birçok gündeme yer verildi.
Gazetenin bu sayısında; 15 Şubat uluslararası komplo ve Ortadoğu’da güncel olarak sürdürülen yeni komplo süreçleri, Rojava’ya yönelik saldırılar ve gelişen direnişler, İran’da yaşanan halk serhildanları, Demokratik Toplum Manifestosu’nda ortaya konulan yeni fikirler ile Abdullah Öcalan’ın tarihsel sosyolojisine ilişkin akademisyen değerlendirmeleri yer aldı. Ayrıca 6 Şubat 2023 Maraş merkezli deprem, Kuzey Kürdistan illerinde kadınlara yönelik sistematik şiddet ve özel savaş politikaları da dosya konuları arasında yer aldı.
Forum sayfasında Öcalan’ın değerlendirmeleri
Gazetenin Forum sayfasında, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 19 Ekim 1993 tarihinde yaptığı değerlendirmelere yer verildi. Kürt Halk Önderi, devrim, özgürlük ve kadın-erkek ilişkilerinin toplumsal dönüşümdeki rolünü ele alarak, bir devrimin özgürlük düzeyinin bireyler arası ilişkilerle ve özellikle kadın-erkek ilişkilerindeki özgürlükle doğrudan bağlantılı olduğunu değerlendiriyor.
Şubat ayına yeni komplolarla giriliyor
Gazetenin yazarlarından Raperin Munzur, Şubat ayına uluslararası güçlerin ve Türkiye’nin yeni komplolarıyla girildiğini belirtti. Raperin Munzur, 1998’deki uluslararası komplonun Kürt sorununda savaşı derinleştirmeyi ve özgürlükçü Kürt Önderliğini tasfiye etmeyi hedeflediğini ifade ederek, Kürt Halk Önderi'nin bu süreci tersine çevirmek amacıyla 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı yaptığını hatırlattı. Barış ve demokrasi adına aradan geçen süreye rağmen somut bir ilerleme sağlanmadığını belirten Raperin Munzur, özellikle Rojava’ya yönelik saldırıların en üst düzeye çıktığını kaydetti. Bu saldırıların uluslararası komplonun devamı niteliğinde olduğunu ve barış sürecini sabote etmeyi amaçladığını dile getirdi.
Raperin Munzur, Rojava’nın DAİŞ artıkları ve saldırılar karşısında direnişini sürdüreceğini belirterek, Rojava devriminin bir kadın devrimi olduğuna dikkat çekti. “Rojava’yı savunmak insanlığı, kadın özgürlüğünü ve geleceği savunmaktır” diyen Raperin Munzur, eylemlerin seferberlik ruhuyla büyütülmesi çağrısında bulundu.
Yazıda ayrıca Şubat ayının, Şahlık rejiminin halkların ve kadınların serhildanlarıyla devrilmesinin yıldönümü olduğuna işaret edilerek, bugün İran ve Rojhilat’ta süren direnişlerin halkların özgür geleceklerini inşa edecek irade ve güce sahip olduğunu gösterdiği vurgulandı. Raperin Munzur yazısını, “Süreç nasıl ilerlerse ilerlesin mücadele daimi, özgürlük kesindir” sözleriyle tamamladı.
İdam sehpasından diyalog masasına
Yazar Viyan Lolan, 15 Şubat Uluslararası Komplosu’nun, 1925’te Şeyh Sait’in idamıyla başlatılan inkâr ve imha politikalarının devamı niteliğinde olduğunu ifade etti. Komplonun Kürtlerin birlik ve özgürlük umutlarını yok etmeyi hedeflediğini vurguladı. Viyan Lolan, Rêber Apo’nun mücadele tarzıyla bu planın boşa çıkarıldığını belirterek, idam sehpasından diyalog masasına uzanan sürecin tarihe müdahale anlamı taşıdığını dile getirdi. İmralı sürecinde kadın özgürlük perspektifinin derinleştirildiğini, Jineoloji’nin geliştirildiğini ve sosyalizmin evrensel bir yaklaşımla yeniden yorumlandığını ifade etti.
Viyan Lolan ayrıca, çözüm süreçlerini sabote eden “komplo” ve “habitus mekanizması”na karşı örgütlü ve bilinçli mücadelenin zorunlu olduğunu vurguladı. İran ve Rojhilat’taki ayaklanmalara dikkat çeken Viyan Lolan, Rojava ve Suriye’de kurulan demokratik sistemin tasfiye edilmesi için yeni bir komplo mekaniğinin devreye sokulduğunu belirtti. Deniz Afrin ve Ziyad Halep şahsında ortaya çıkan direnişin, gericiliğe karşı onurlu duruşun simgesi olduğunu ifade etti.
Öcalan’ın tarihsel sosyolojisi ile bir diyalog
Akademisyen Nazan Üstündağ, Abdullah Öcalan’ın tarihsel sosyoloji kavramsallaştırmalarının Kürt halk mücadelesinden süzülerek yeni açılımlar sağladığını belirtti. Nazan Üstündağ’a göre Kürt Halk Önderi, insanı örgütlü bir varlık olarak tanımlarken, özgürlüğü de bağlantılar içinde örgütlü farklılaşma biçiminde ele alıyor. Kürt Halk Önderi’nin son manifestosunda kişisel ve toplumsal özgürlük mücadelesinin anlamını ortaya koyduğunu ifade eden Nazan Üstündağ, Kürt halkının kültürel ve toplumsal pratiklerinin "heval, halay, komün, enternasyonalizm, özgür insan olmanın farklı tezahürleri" olduğunu vurguladı.
Abya Yala’dan Kürdistan’a kadın mücadelesi
“Abya Yala’dan Kürdistan’a uzanan kadın mücadelesi, yaşamın yok edilmesine karşı verilen ortak direnişi görünür kılıyor” mesajını içeren, aynı ufku paylaşan farklı mücadeleler başlığı altındaki yazıya gazetenin 5'inci gündem sayfasında yer verildi.
Komplo, dayanışma ve yeni ufuklar
Gazetenin 6'ncı gündem sayfasında Roma Tre Üniversitesi Siyaset Felsefesi Profesörü Federica Giardini ile Seval Balcı’nın yaptığı röportaj yer aldı. Federica Giardini, 15 Şubat Uluslararası Komplosu’yla Türkiye’ye getirilen Abdullah Öcalan’ın tutukluluğunu temel hakların ihlali olarak değerlendirdi.
Abdullah Öcalan’ın adil bir toplumun mümkün olabileceğine dair arayışta merkezi bir referans olmaya devam ettiğini belirten Federica Giardini, İtalya’da ve özellikle Roma’da Öcalan’ın düşüncelerini takip eden güçlü bir kültürel ve siyasal ağın oluştuğunu ifade etti.
Kadın, varlık ve xwebûn
Jineolojî sayfasında Pelda Sarya, toplumların başlangıçta anasoylu yapıya sahip olduğunu, ancak erkek egemenliğinin bu yapıyı dağıtarak atasoylu aile kurumunu inşa ettiğini belirtti. Ataerkil ahlak sisteminin kurulmasıyla kadının eve kapatıldığını ve köleleştirildiğini vurgulayan Pelda Sarya, Gerda Lerner’in araştırmalarına da atıfta bulundu.
Gazetenin 9'uncu sayfasında, Katalonya Jineolojî Komitesi üyesi Fanny Arambîlet ile yapılan röportaj yer aldı. Fanny Arambîlet, 15 Şubat Uluslararası Komplosu, kadın özgürlüğü ve Jineoloji üzerine yöneltilen soruları yanıtladı.
İran ve Rojhilat’ta halk ayaklanmaları
Gulan Fehîm ve Peyman Viyan, İran ve Rojhilat’ta süren halk ayaklanmalarını değerlendirdi. Gulan Fehîm, binlerce kişinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin gözaltına alındığını ve internet engelleri nedeniyle haber alınamadığını ifade etti. Ayaklanmaların yalnızca ekonomik değil, siyasi ve toplumsal krizlerin sonucu olduğunu belirtti.
Peyman Viyan ise “Jin Jiyan Azadî” hareketiyle yürütülen eylemlerin demokratik bir zeminde geliştiğini, kadınların ve gençlerin direnişin öncüsü olduğunu vurguladı.
Kadınlara yönelik sistematik baskılar ve özel savaş politikaları
Gazete yazarlarından Roza Metina, kadına yönelik şiddeti ve özel savaş politikalarını ele aldı. Meclis’te stajyer öğrencilerin maruz kaldığı taciz vakalarına rağmen iktidarın önlem almadığını belirten Roza Metina, Kürdistan kentlerinde fuhuş çeteleri ve cezasızlık politikalarının sürdüğünü yazdı. DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp’in konuya ilişkin değerlendirmelerine de yer verildi.
1095 Gün: Fay kırığı hayatlar
Gazetenin ekoloji sayfasında yazar Güler Yıldız, 6 Şubat 2023 depreminin üçüncü yılında en az 53 bin kişinin hayatını kaybettiğini, milyonlarca insanın hâlâ güvenli barınma koşullarına erişemediğini hatırlattı. Deprem sonrası uygulamaların kadınlar üzerindeki bakım ve şiddet yükünü artırdığına dikkat çekildi.
Ermenistan ve Sri Lanka’da kadınların mücadelesi
Mızgîn İbîn’in röportajında, Sri Lanka Yeşil Devrim Kadın Hareketi temsilcisi Menu de Silva kadın mücadelesinin görünmeyen ancak sürekli ilerleyen bir süreç olduğunu ifade etti. Ermenistan’dan feminist aktivist Astrik Avetisyan ise kadın öfkesinin politik bir güç olduğunu vurguladı.
Nellie Letitia McClung
Fidan Yıldırım, Kanada’da kadınların oy hakkı mücadelesinin öncülerinden Nellie Letitia McClung’u portre sayfasında ele aldı.
Kezî
Filiz Zeyrek, Kürt kadınlarının direniş sembolü “kezî”nin hedef alınmasını ve Rojava’ya yönelik saldırılar karşısında kolektif direnişin güçlendiğini yazdı.
Sati Geleneği
Sarya Karakoçan, Sati geleneğinin tarihsel kökenlerini ve ataerkil sistem tarafından nasıl bir kontrol aracına dönüştürüldüğünü ele aldı.
Onur Direnişçileri
Gazetenin son sayfasında, Halep direnişinde beş fedainin şehadetine ilişkin açıklamaya yer verildi. Açıklamada, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de HTŞ ve Türkiye destekli gruplara karşı direnişin tarihi fedai eylemlerle bir onur direnişi olduğu ortaya konulduğu.
Newaya Jin gazetesinin 251’inci sayısının tamamına newayajin.net adresinden ulaşılabilinir.







