AİHM'den Ayla Akat Ata kararı: KJA faaliyetleri suç delili yapılamaz
- 09:38 13 Mayıs 2026
- Hukuk
HABER MERKEZİ - AİHM, Ayla Akat Ata’nın KJA faaliyetleri gerekçe gösterilerek tutuklanmasını hukuka aykırı olduğuna karar verdi.
Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti ve HDP eski Êlih Milletvekili Ayla Akat Ata’nın 2016 yılında tutuklanmasına ilişkin başvuruda karar veren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5’inci ve 10’uncu maddelerini ihlal ettiğine hükmetti.
AİHM kararında, Ayla Akat Ata hakkında yürütülen soruşturmada Kongera Jinên Azad’ın (KJA) faaliyetlerinin suçlama konusu yapıldığına dikkat çekildi. İddianamede Ayla Akat Ata’nın KJA yöneticisi olduğu, KJA’ye bağlı yayın faaliyetleri nedeniyle “örgüt propagandası” yaptığı iddia edildi.
KJA faaliyetlerine ilişkin somut delil bulunamadı
Mahkeme, yerel mahkemelerin ne ilk tutuklama kararında ne de tutukluluğun devamına ilişkin kararlarında KJA faaliyetlerine dair somut bir değerlendirme yapmadığını belirtti. AİHM, iddianamede KJA’ye ilişkin genel suçlamalar yer alsa da Ayla Akat Ata’nın bu faaliyetler aracılığıyla suç işlediğini gösteren yeterli olgu ve delil ortaya konulamadığını kaydetti.
Kararda, Ayla Akat Ata’nın KJA içerisindeki faaliyetlerinin “örgüt kurma veya yönetme” iddiasıyla nasıl dayanak yapıldığının açıklanmadığı vurgulandı. Mahkeme, siyasi faaliyetler ile isnat edilen suç arasında açık bağ kurulamadığını belirtti.
Siyasi faaliyetler suçlama konusu yapıldı
AİHM, Ayla Akat Ata’ya yöneltilen iddiaların büyük bölümünün DTK faaliyetleri, katıldığı toplantılar, yaptığı konuşmalar ve dijital medya paylaşımlarına dayandırıldığını ifade etti. Mahkeme, şiddet çağrısı içermeyen siyasi açıklamaların ve demokratik faaliyetlerin suç delili olarak gösterilemeyeceğini vurguladı.
Kararda ayrıca, yerel mahkemelerin Ayla Akat Ata’nın sözleri ile isnat edilen suç arasında somut bağlantı kuramadığı, yalnızca siyasi faaliyetleri sıralamakla yetindiği belirtildi. Bu nedenle AİHM, “makul şüphe” koşulunun oluşmadığına hükmetti.
İfade özgürlüğü ihlali
Mahkeme, Ayla Akat Ata’nın tutuklanmasının siyasi konuşmaları ve kadın özgürlük mücadelesi kapsamındaki faaliyetleri nedeniyle gerçekleştiğine dikkat çekerek bunun ifade özgürlüğüne müdahale oluşturduğunu belirtti. Hukuka aykırı tutuklamanın ifade özgürlüğüne getirilen meşru bir sınırlama sayılamayacağını kaydeden AİHM, AİHS’in 10’uncu maddesinin ihlal edildiğine karar verdi.
9 bin Euro tazminat
AİHM, Türkiye’nin Ayla Akat Ata’ya 8 bin Euro manevi tazminat ve bin Euro yargılama gideri olmak üzere toplam 9 bin Euro ödeme yapmasına hükmetti.
Ne olmuştu?
Kürt siyasetçi ve HDP eski Êlih Milletvekili Ayla Akat Ata, 26 Ekim 2016’da Amed Büyükşehir Belediyesi önünde yapılan bir basın açıklaması sırasında gözaltına alındı.
Ayla Akat Ata hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “örgüt kurma veya yönetme” iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Savcılık, Ayla Akat Ata’nın DTK içindeki faaliyetlerini, katıldığı toplantı ve gösterileri, yaptığı konuşmaları ve dijital medya paylaşımlarını suçlama konusu yaptı.
Soruşturma kapsamında Ayla Akat Ata’nın söz konusu edilen tüm siyasi faaliyetleri dosyada suç gerekçesi olarak gösterilirken, iddianamede de delil olarak yer aldı.
Ayrıca Ayla Akat Ata’nın, kapatılan Kongera Jinên Azad’ın (KJA) yöneticisi olduğu ve “örgüt propagandası” yaptığı iddia edildi. 30 Ekim 2016’da Diyarbakır 1’inci Sulh Ceza Hakimliği, Ayla Akat Ata’nın tutuklanmasına karar verdi. Ayla Akat Ata, yaklaşık altı ay tutuklu kaldıktan sonra 4 Mayıs 2017’de tahliye edildi.
Ayla Akat Ata, tutuklanmasının hukuka aykırı olduğu ve siyasi faaliyetleri nedeniyle hedef alındığı gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. AİHM, 12 Mayıs 2026 tarihli kararında, Ayla Akat Ata’nın tutuklanması için yeterli somut delil bulunmadığına ve ifade özgürlüğü ile kişi özgürlüğü haklarının ihlal edildiğine hükmetti.







