Amed’de 'çocuklarla şehir' çalıştayı
- 18:45 17 Mayıs 2026
- Güncel
AMED - “Çocuklarla birlikte şehirlerin yeniden inşası" çalıştayında, anadilin çocukların kimliği ve psikolojik gelişimi için hayati olduğu vurgulanırken, “çocuklar için değil çocuklarla birlikte” inşa edilen, eşitlikçi ve katılımcı bir kent modeli çağrısı öne çıktı.
Önce Çocuklar Derneği; Zarok TV, Amed Kent Konseyi, Amed Büyükşehir Belediyesi ve Göç Vakfı işbirliğiyle Sümerpark'ta "Çocuklarla birlikte şehirlerin yeniden inşası" çalıştayı düzenledi. Çalıştaya çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. Çalıştay açılışında konuşan Önce Çocuklar Derneği Başkanı Rezan Kaya, anadilin çocuklar üzerindeki önemine dikkat çekti. Rezan Kaya, “Çocukların genellikle arkadaşlarıyla oyun oynarken kullandıkları dil, anadilleridir. Çocuklara anlatılan masallar, anadillerindedir. Anadilini bilmeyen çocuk asimile olur. Oysa anadil, çocuğun onunla büyüdüğü, onunla yaşadığı ve duygularını onunla dile getirdiği dildir. Bu dil, çocukların psikolojik gelişimi için de çok önemlidir. Çocuklar anadilleriyle büyümediklerinde eksiklik hissederler ve bu durum hayatlarını olumsuz etkiler. Bu nedenle hepimiz anadili korumak ve geliştirmek için çaba göstermeliyiz" dedi.
Ardından “Deprem bölgesindeki 5 kentte çocuk hak ihlalleri saha çalışması raporu” ve “AmeMazlum Mengüç, “Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi çocuk çalışmaları” okundu.
Sonrasında moderatörlüğünü Selvi Tunç’un yaptığı ilk oturuma geçildi. Bu oturumda, FİSA Çocuk Hakları Merkezi üyesi ve çocuk hakları savunucusu avukat Ezgi Koman ile psikolog Hatice Göz konuşmacı olarak yer aldı. Ezgi Koman, “Türkiye'de çocuk hak ve özgürlükleri açısından aşınan kamusal sorumluluk” konulu bir sunum gerçekleştirirken, Hatice Göz, “Çocuk haklarına gündelik yaşam üzerinden bakmak” konulu sunum gerçekleştirdi.
‘Çocukların kamusal alandaki rolü yeniden tanımlanmalı’
Moderatörlüğünü Amed Çocuk Hakları Ağı’ndan İrfan Ekinci’nin yaptığı ikinci oturumda ise Çocuk Hakları Savunucusu Sevinç Koçak ile Çocuk Hakları aktivisti Emrah Kırımsoy konuşmacı olarak yer aldı. “Demokratik kentleri çocuklarla kurmak: Katılımcı birlikte yaşam” başlığıyla sunum gerçekleştiren Sevinç Koçak, çocukların kamusal alandaki rolünün yeniden tanımlanması gerektiğini belirtti. Sevim Koçak, “Çocuklarla birlikte tasarım yapmaktan bahsediyorsak, öznelliğin tanımını yeniden belirlememiz gerekiyor. Şimdi burada bir paradigma değişimine ihtiyaç var. Sadece tüketim için tasarlanmış bu mekânsal ve kültürel alanlardan ve bu alanların sadece yetişkinler için yaratıldığı görüşünden uzaklaşmalıyız” diye belirtti.
‘Sınıf çatışmasını göz ardı edemeyiz’
“Çocukların üretici ve katılımcı olduğu bir paradigma nasıl yaratabiliriz?” diye soran Sevinç Koçak, “Bu ancak çocukların tasarımına katıldığı ve çocuklarla bütünleşik bir şekilde yaşadığımız bir şehirde mümkün. Çocukların kültürel ve sanatsal ifadenin aktif üreticileri olduğu bir şehirden bahsedebiliriz. Ana dillerinde tasarlanmış ve yaratılmış, ifade ve katılım fırsatları sunan kamusal alanlardan bahsedebiliriz. Baktığımızda kız çocukları, göçmen ve mülteci çocuklar görüyoruz. Sokaklarda yaşayan veya çalışan çocuklar var. Yoksul çocuklar var; burada sınıf sorunu çok önemli. Şehirdeki farklı sınıflardan çocukların çektiği acılar aynı değil, bu yüzden biz sınıf çatışmasını göz ardı edemeyiz. Örneğin, anadil sadece bir sınıf meselesi değildir. Ayrıca, farklı etnik ve kültürel gruplardan çocuklar da var. Bazen, sadece kendi içimizdeki eşitsizliklere dikkat ettiğimizde, diğer gruplarda yaratılan eşitsizlikleri görmeyiz. Bu şehirde kültürel çeşitliliğe sahip çocuklar var. Planlamada yok sayılıyorlar. Bu kültürel çeşitliliği nasıl koruyacağımızı birlikte düşünmeliyiz" şeklinde konuştu.
‘Çocukların duyguları ve düşünceleri her düzeyde dikkate alınmalıdır’
Ermah Kırımsoy ise “Çocukların hak ve özgürlükleri için değişime eşlik” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Emrah Kırımsoy, konuşmasında şunları kaydetti: “Çocukları muhatap olarak görün ve onlarla buna göre etkileşim kurun. Şehirler geliştirilirken, onları sadece bu hizmetlere dahil etmek veya çocuklara hizmet sunmak yeterli değildir. Şehirler çocuklarla birlikte inşa edilmelidirler. Çocuklar için sadece güvenli bir şehir değil, birlikte yaşanacak bir alan inşa edilmelidir. Kararlar alınırken çocukların görüşleri de dinlenmelidir. Çocuklar arasındaki ilişkilerde sadece metinlerle sınırlı kalmamalıdır. Çocukların duyguları ve düşünceleri her düzeyde dikkate alınmalıdır.”
Konuşmaların ardından atölye çalışmaları düzenlendi. Çalıştay yarın “Çocuklarla Şehirleri Yeniden İnşa Etme” atölyesiyle sürecek.







