Fıstık tarlasında 11 saatin karşılığı sadece nefes almak!

  • 09:01 3 Eylül 2026
  • Emek/Ekonomi
Evin Çiftçi
 
RIHA- Fıstık toplama işinde çalışan kadınlar tarla işinden sonra ev işlerinin kendilerini beklediğini söyleyerek, “Aldığımız yevmiyeler, ekonomik kriz karşısında eriyor. Sadece nefes alabiliyoruz” dedi.
 
Riha’da fıstık hasadıyla birlikte tarlalarda yoğun bir çalışma dönemine giren emekçi kadınlar, günün ilk ışıklarıyla başladıkları mesailerini güneşin kavurucu sıcak altında sürdürüyor. Sabahın erken saatlerinde tarlaya gelen kadınlar, akşam saatlerine kadar ağır ve zahmetli işlerde çalışırken, tarladaki mesailerinin ardından evde de bakım ve ev işlerini sürdürmek zorunda kalıyor. Ekonomik krizin derinleştirdiği yoksullukla mücadele eden kadınlar, aldıkları yevmiyelerin temel ihtiyaçlarını ve çocuklarının eğitim masraflarını karşılamıyor. Hem tarlada hem evde emek veren kadınlar, geçimlerini sürdürebilmek için çalışmak zorundayken, emeklerinin karşılığını alamıyorlar.
 
Riha'nın Xelfetî ilçesinde fıstık tarlalarında çalışan kadınlarla konuştuk.  
 
 ‘Sadece nefes alabiliyoruz’
 
Mevcut ekonominin sadece nefes almalarına yettiğini söyleyen Zübeyde Yalçınkaya, “Sabah erkenden çocuklarımı bırakıp fıstık toplamaya gidiyorum. Fıstık toplamak dışında hayvancılıkla uğraşıyorum. Geçimimi bu tür şeylerden sağlıyorum. Bu işleri yaparken zorlanıyorum. Aldığımız yevmiyeler bize yetmiyor. Ekonomik krizi derinden yaşıyoruz. Hayat daha da pahalı olmuş. Çocuklar varsa ve bir de öğrenciyse hayat çok daha pahalı. Biz çocukları okutmak istiyoruz ama çok zorlanıyoruz. Mevcut ekonomi sadece nefes almamızı sağlıyor. Şu an birikim falan yapamıyoruz; ancak çocukların eğitim ihtiyaçlarını ve evin temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyoruz. Kadınlar ellerinden geldiği kadar çalışıp kimseye muhtaç olmasınlar. Ben bugün burada çalışıyorum, bu ayıp bir şey değil. Çocuklarımız kimseye muhtaç olmasın diye bu sıcakta çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
 
‘Temel ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz’
 
Aldığı yevmiyelerin yalnızca bir çocuğunun okul masrafına yetebileceğini ifade eden Zahide Güzel, “Bugün sabah erken kalkıp hayvanların suyunu ve yemini verdikten sonra tarlaya geldik. Bu sıcakta fıstık toplamak çok zor. Sıcaktan çok etkileniyoruz. Ama mecburuz, başka çaremiz yok. Çocukların okul masraflarını, harçlığını ve evin giderlerini karşılamak için çalışmak zorundayım. Aldığımız para temel ihtiyaçlarımızı karşılamıyor ama ‘Hiç yoktan iyidir’ diyoruz. Aldığım yevmiyeler bir çocuğumun okul masrafına bile zar zor yeter. Fıstıklar az tutmuş diye yevmiyelere de çok gidemeyeceğiz. Bu tür işlerden başka çalışacağımız bir alan da yok. İşim sadece tarlada bitmiyor. Eve gidince de bir sürü iş beni bekliyor” diye ekledi.
 
‘Mesaimiz 5’te bitmiyor’
 
Aldıkları yevmiyelerin ihtiyaçlarını karşılamadığını belirten Asya Yalçınkaya, “Fıstık zamanındayız ve biz de sabah erken saatlerde tarlaya gelip fıstık sirkeliyoruz. Çok zor ve zahmetli bir iş. Mesai sabah saat 6’da başlıyor, akşam 5’te paydos yapıyoruz. Bizim mesaimiz, tarladan eve dönünce bitmiyor. Evde de boş durmuyoruz. Ekonomik kriz var, her şey çok pahalı ve aldığımız yevmiyeler hiçbir ihtiyacımızı karşılamıyor. Kadın olmak çok zor. Yük hep kadınların üzerinde. Oturuyoruz, çalışıyoruz; kalkıyoruz, çalışıyoruz” dedi.
 
‘Çocuklarıma bakamıyorum’
 
Mevcut ekonomiden dolayı çocuklarına bakamadığını söyleyen Songül Bilgin, “Gün aydınlandığı gibi biz de tarlada oluyoruz. Sabah 5’ten akşam 5’e kadar buradayız. Küçük çocuklarımı ve yaşlı annemi evde tek başlarına bırakıp geldim. Benim kendi evim Antep’te, çalışmak için buraya geldim. Ekonomik krizden de çok etkileniyoruz. Çocuklarıma dahi bakamıyorum” ifadelerini kullandı.
 
‘Emeklerimizin karşılığı yok’
 
Emeklerinin karşılığının olmadığını belirten Ayten Güzel ise şunları söyledi: “Tüm gün tarladayız. Eve gidince de bu sefer ev işlerini yapmakla uğraşıyoruz. Oturacak boş vakit bulamıyoruz. Emeklerimizin karşılığı yok. Yevmiyelere gidiyoruz ancak bizi işe getiren, elçi dediğimiz kişi de paranın üzerinden pay alıyor. Artık bize ne verirse o parayla eve dönüyoruz. Fıstık işi kolay değil. Geçim çok zor. Şu an her şey çok zor ve masraflı olmuş.”