Dilovası Katliamı davasında 4 kamu görevlisi tahliye edildi
- 08:40 10 Eylül 2026
- Hukuk
İSTANBUL - Kocaeli Cezaevi’nde görülmeye devam eden Dilovası Katliamı’nın 4’üncü duruşmasında 4 tutuklu kamu görevlisi tahliye edilirken, daha önce tahliye edilen iki kamu görevlisi ise tekrar tutuklandı.
Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde, Ravive Kozmetik'e ait parfüm dolum tesisinde çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esetoğlu (16) hayatını kaybetti. Yangına ilişkin 7’si kamu görevlisi olan 16 failin yargılandığı davanın 4'üncü duruşması 2’nci gününde, Gebze 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Kocaeli Cezaevi'nde bulunan duruşma salonunda görüldü. Duruşmaya yaşamını yitirenlerin aileleri, aile avukatları, failler ve avukatları, aile ve failin yakınları katıldı.
Faillerden İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında “olası kastla öldürme” suçundan; Güven Demirbaş ve Ünal Aslan hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan; Ali Osman Akat ile Onay Yürüklü Abdurrahman Bayat ise “suçluyu kayırma” suçlamasıyla tutuklu yargılanıyor. Firari fail Ümit Çelik “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” iddiasıyla yargılanıyor. Tutuksuz yargılanan Muhammet Dayıoğlu, Seyfullah Çelik, Caner Özgür Yıldırım, Özcan Yıldırım, Özkan Yıldırım ve Ömer Aktan (bir başka suçtan tutuklu) da “suçluyu kayırma” gerekçeleriyle yargılanıyor.
Duruşmanın birinci gününde, soruşturma kapsamında “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan tutuklu olan kamu görevlisi olan failler; Dilovası belediyesi eski Yapı Kontrol Müdürleri Cihan Sorgucu ve Muammer Telli, Dönemin Dilovası Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü ve Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Öztürk, Dilovası Belediye Eski Başkan Yardımcısı Necati Temiz dinlendi.
Duruşmanın ikinci gününde, diğer kamu görevlileriyle aynı suçlamadan tutuklanıp 3 Temmuz’da tahliye edilen Zabıta Müdür Vekilleri Cengiz Taşdemir ve Nizamettin Balcı dinlendi.
Yaşamını yitirenlerin ailelerinin yakınları, kilometrelerce uzakta olan Kocaeli Cezaevi’ndeki duruşma salonuna, hastaları ve bakmakta yükümlü oldukları kişiler olduğu için bugün görülen duruşmaya katılamadı. Buna dair aileler söz hakkı aldıklarında tekrardan duruşmaların Gebze Adliyesi’nde görülmesi talebinde bulundu. Diğer bir yandan fail yakınlarının olduğu bölümde boş sandalye kalmadığı görülürken, aile yakınları dışında belediye çalışanı personelleri de tüm gün salonda yerini aldı.
Ruhsat okumadan geçiliyormuş
Kamu görevlisi failler, Ravive Kozmetik’e dair ruhsatı kendilerinin vermediklerini, sorumlu olmadıklarını, kimin imzaladıklarını bilmediklerini, ruhsatı hazırlayan kişilerden birinin 2025 yılında hayatını kaybeden, belediyede ruhsat sorumlusu olan Özkan Genç olduğunu ifade ettiler.
Dilovası Belediyesi Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuş olan fail Necati Temiz, ruhsat imzalama yetkisinin kendisinden geçtiğini, bazen okumadan, ruhsatın içeriğini incelemeden ruhsat imzaladığını dile getirdi.
Mahkemeye heyeti, duruşmaya tanık ifadesinden önce 1 saat ara verdi.
Aranın ardından ruhsat sorumlusu Özkan Genç ile çalışan ruhsat sorumlusu Dursun Keretaş, tanık olarak katıldı. Dursun Keretaş, ruhsat alma işlemlerinde, eksik evrak olduğunda bir üst görevliye ruhsat imzası için iletilmediğini, bu şekilde bir imzalama olmadığını belirtti.
Tanık ifadesinin ardından, birleştirilen kamu görevlileri dosyası yönünden olayda zarar gören, yaralan kişilere ve katılan ailelere duruşmaya dair beyanları ve soruları alındı.
Gülhan Bendi, “İş yerinin 2 katlı birleşik yapı olduğu söyleniyor. Zabıtalar sadece alt katı bildiklerini diğer ruhsatsız katı görmediklerini söylüyor ama biz çalışırken buraya üst kata gelip koli koli parfüm alıp, Kurtuluş Oransal ile çay içiyorlardı” dedi.
‘Sorumlular bunu görmedi mi?’
Esma Dikan’ın Eşi Aytekin Dikan, “2 gündür buraya gelerek tiyatro izliyoruz. Oransal ailesi Kurtuluş Oransal’ı, kamu görevlileri Özkan Genç’i suçluyor. Çalıştırılan yerde yangın merdiveni, yangın tüpü, kapı, pencere yok çıkış yok. Sorumlular bunu görmedi mi? Bilmiyoruz diyorlar. Dilovası avuç kadar yer. Bu insanlar zabıta her yeri geziyor, biliyorlar, doğruyu söylemiyorlar. Hüseyin Öztürk’ün haberi olmadan buraya bir tane çivi çakılamaz. Ruhsatı kim verdi söyleyin. Hepsi suçlu” dedi.
‘Kamu görevlileri mühür yetkilerini neden kullanmadı?’
Cansu Esetoğlu’nun babası İbrahim Esetoğlu, “Burada yıkım kararı için bütçe yok yıkamadık diyorlar. Mühür yetkiniz vardı neden kullanmadınız. Bu iş yerine sınıflandırmasına göre ruhsat vermemişler. Yanıcı madde olunan yerde fabrika zemine sıfır olmalı. Bu insanların yangın anında kaçacakları yer olmamış. 6 metreden aşağı mı atlayıp kurtulacaklardı? Zabıtalar parfümleri alırken hiç mi görmediler kapı pencere olmadığını? Yangından sonra düzmece tutanak yazmışlar, tarih bile yazmamışlar. Her şeyi Özkan Genç’ mi yapmış? Siz ne iş yapıyorsunuz?“ diye belirtti.
‘Zabıtalar görevlerini bilmiyor mu?’
Yangında yaralı çıktıktan sonra yaşamını yitiren Tuncay Yıldız’ın eşi İlknur Yıldız, “2 gündür kamu görevlileri burada suçsuz olduklarını dile getiriyor. Ölenlere suç atıyorlar. Zabıtaların iş yerinin içerisine girip parfüm aldıklarına dair görgü tanıkları var nasıl inkâr ediyorlar, hiç oraya gitmediklerini? Bütçe yok diyorlar, konutları nasıl yıkalım diyorlar. Önceliklerinin patlama tehlikesi olan bir yerin olduğunu bilmiyorlar. Bir yangın tüpü olsaydı bile belki işe yarardı. Eşimin kemiklerini topladım” ifadelerini kullandı.
‘Kızım diri diri yakıldı’
Nisa Taşdemir’in annesi Altun Taşdemir, tüm sorumlulardan şikâyetçi olduğunu dile getirerek, “Çocuklarımız diri diri yakıldı. Bile bile öldürdüler katiller. İş yerinin çıkış kapısı olsaydı çıkardılar ama yoktu. Çocuklarımızın seslerini duyanlar olmuş ama yardım edememişler. Biz bu yaşananları hak etmedik, kabul etmiyoruz. Hepsinden davacıyız şikâyetçiyiz. Dün kızım Tuğba’nın doğum günüydü. Kızım toprağın altında. Biz hakkımızı, onların haklarını istiyoruz” dedi.
Ailelerin beyanlarından sonra aile avukatlarının beyanları dinlendi.
‘Soruşturma dosyası genişletilsin’
Aile avukatları, Ravive Kozmetik firmasının bir yıldır aktif olduğunu, bu bir yıl içinde yalnızca bir kere denetim yapıldığını, yangından sonra tutulan tutanağın şaibeli olduğunu, asıl sorumluların zabıt müdürlüğü görevinde olan ruhsat yetkisi veren Nizamettin Balcı ve Cengiz Taşdemir, kamu görevlileriyle ilişiği olan Güven Demirbaş’ın da tekrar tutuklanması gerektiğini, bu celsede bakmakta yükümlüğü çocuğu olduğu için bağışık tutulan Aleyna Oransal’a dair verilen kararın değişmesini, duruşmalara katılmasını ve tutuklanması, kamu görevlileri dosyasında soruşturmanın genişletilmesi ve asıl sorumlu sanıkların da tutukluklarının devamı yönünde talepte bulundu.
Mütalaa sunuldu
Aile avukatlarının beyanlarının ardından, savcılık mütalaasını sundu. Dilovası Belediyesi çalışanları dâhil tüm tutuklu sanıkların, tutukluluk halinin devamı talep edildi. Sanık ve avukatlarının savunmasından sonra karar için ara verildi.
Mahkeme heyeti 4 kamu görevlisi Muammer telli, Hüseyin Öztürk, Selim San ve Cihan sorgucu hakkında tahliye kararı verirken, 3 Temmuz’da tahliye edilen iki kamu personeli Nizamettin Balcı ve Cengiz Taşdemir’in tekrar tutuklanması yönünde karar verdi.
Diğer duruşma tarihi 3 Kasım’da aynı adliye salonunda yapılacağı da belirtildi.
‘Adalet mücadelemiz devam edecek’
Kararın ardından aile ve aile avukatı konuştu. Mürsel Ünder, “Bugün yapılan duruşmada 4 tahliye var aynı zamanda iş yerine ruhsat iki zabıt müdürü tekrar tutuklandı. Ruhsat bu katliamın sebebiyse yapıya göz yumanlarında sorumlu olduğunu düşünüyorduk. 3 Kasım’da duruşma tekrar devam edecek” dedi.
‘Şüphelilerin bırakılacağı yönünde kaygılarımız var’
Şengül Yılmaz’ın Kızı Nur Yılmaz, “Diğer şüphelilerin bırakılacağı yönünden de kaygımız var. Ali Osman Akat oy birliği ile tutuklu kaldı. Bir sonraki duruşmada çıkabilir. İsmail Oransal’ın Avukatı Welat, ailelere saldırgan bir biçimde, ‘Nolmuş kızınız öldüyse geri mi getireceksiniz’ şeklinde konuştu. 7 canımızı öldüren katiller karşımızda duruyor. Bunları savunan avukatlarla da mücadele ediyoruz” ifadelerinde bulundu.







