DAD: Barışın toplumsallaşması için sorumluluk üstlenelim

  • 13:18 20 Eylül 2026
  • Güncel
DÊRSIM – “Barışa Çağrı” açıklaması yapan DAD, Aleviler adına barış karşıtı söz söyleme girişimlerini reddederek, barış ve demokratik toplum sürecinin toplumsallaşması için sorumluluk üstlenme çağrısında bulundu.
 
Demokratik Alevi Derneği (DAD), Dêrsim merkezde iki çayın birleştiği Jara Gola Çetu’da “Barışa Çağrı” açıklaması yaptı. Açıklama öncesinde anaların öncülüğünde çıralar yakılarak dualar edildi, ardından lokmalar paylaşıldı. Basın metnini DAD Genel Sekreteri Engin Güneser okudu. Savaşların, çatışmaların ve toplumsal krizlerin ağırlaştığı tarihsel bir süreçten geçildiğine dikkat çeken Engin Güneser, “Böyle bir dönemde barıştan yana olmak, bizler için en ikrarlı duruştur” dedi.
 
Barışın yalnızca silahların susması olarak ele alınamayacağını belirten Engin Güneser; hakların tanınması, adaletin sağlanması, demokratik siyasete alan açılması, eşit yurttaşlığın güvence altına alınması ve toplumların kendi kimlikleriyle özgürce yaşayabilmesi gerektiğini vurguladı.
 
‘Sürecin öznesiyiz’
 
DAD olarak Barış ve Demokratik Toplum perspektifini halkların ortak yaşamı açısından hayati önemde gördüklerini belirten Engin Güneser, süreci yalnızca destekleyen değil, sahiplenen bir konumda olduklarını ifade etti. Engin Güneser, “Alevi toplumunun tarihsel hafızasında rıza, barış iklimi, eşitlik, özgürlük ve birlikte yaşam temel değerlerdir. Bu nedenle barış, biz Aleviler açısından dışsal bir tercih değil; toplumsal varoluşumuzun en temel ilkelerinden biridir. Tahakkümün, inkârın ve tekçiliğin karşısında rızayı, çoğulculuğu ve demokratik yaşamı savunmak, yolumuzun tarihsel sorumluluğudur” diye konuştu.
 
Alevileri barış karşıtı göstermeye yönelik girişimlere tepki gösteren Engin Güneser, şöyle devam etti: “Alevileri barış karşıtı göstermeye yönelik her türlü manipülasyonu ve Aleviler adına barış karşıtı söz söyleme girişimlerini reddediyoruz. Alevilerin tarihsel hafızası savaşların değil, birlikte yaşamın ve rızalaşmanın hafızasıdır. Bizler bu nedenle kendimizi barış sürecinin seyircisi değil, öznesi olarak görüyoruz.”
 
‘Anadil hakkı demokratik toplumun temel koşullarındandır’
 
Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına da değinen Engin Güneser, eğitim müfredatındaki dinci, milliyetçi ve cinsiyetçi içeriklerin kaldırılmasını istedi. Zorunlu din derslerinin kaldırılması ve eğitimi dinselleştiren tüm projelerin iptal edilmesi çağrısında bulunan Engin Güneser, şunları söyledi: “Anadil yalnızca bir iletişim aracı değil; kimliğin, kültürün, hafızanın ve toplumsal varoluşun temel taşıdır. Kürt halkının kendi anadili olan Kürtçeyi özgürce kullanması, öğrenmesi ve gelecek kuşaklara aktarması en temel haklardan biridir. Kürtçenin eğitim dili olarak kullanılmasının ve okullarda öğretilmesinin önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır. Kürt çocuklarının kendi anadillerinde eğitim alma hakkı güvence altına alınmalıdır. Anadil hakkının tanınması yalnızca bir dil hakkı değil; eşit yurttaşlığın, kimliğe saygının ve demokratik toplumun temel koşullarından biridir.”
 
‘Tarihsel sorumluluk üstlenelim’
 
Barışın toplumsallaşması için ortak sorumluluk çağrısında bulunan Engin Güneser, sözlerini şöyle tamamladı: “Bulunduğumuz her yerde barışın dilini büyütelim, toplumsal diyaloğu güçlendirelim ve barışın toplumsallaşması için tarihsel sorumluluk üstlenelim. Çünkü kalıcı barış, yalnızca siyasal aktörlerin değil, toplumun ortak iradesiyle kurulabilir. Barış olmadan demokratik toplum, demokratik toplum olmadan kalıcı barış kurulamaz. Biz DAD olarak barışın ve demokratik toplumun yanında olmaya, bu sürecin toplumsal öznesi olarak mücadele etmeye devam edeceğiz. Zaman sahipsiz, mekân rızasız, mazlum çaresiz değildir.”