Amed ve Wan'da yürüyüş: Rojin'in dosyası aydınlatılacak
- 17:12 27 Eylül 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - Amed ve Wan'da Rojin Kabaiş’in şüpheli şekilde yaşamını yitirişinin ikinci yıl dönümüne dair yürüyüş yapıldı. Yürüyüşlerde, şüpheli kadın ölümlerinde failler yargılana kadar adalet mücadelesinin süreceği belirtildi.
Wan ve Amed'de Rojin Kabaiş’in şüpheli şekilde yaşamını yitirişinin ikinci yıl dönümüne dair yürüyüş yapıldı.
Amed
Kadın örgütleri öncülüğünde, Rojin Kabaiş’in şüpheli şekilde yaşamını yitirişinin ikinci yıl dönümüne dair Dağkapı Meydanı'ndan Ulu Camiye kadar yürüyüş yapılarak ardından basın açıklaması yapıldı.
“Rojin için adalet” pankartının açıldığı yürüyüşte, “Korkmuyoruz katillere hesap soruyoruz”, “Jin jiyan azadi”, “Hak, hukuk, adalet”, “Gülistan Doku İsyanımızdır”, “Biji berxwedana Jina” sloganları atılarak, "Rojin intihar etmedi katilleri yargılama”, “Rojin’in katilleri nerede” dövizleri taşındı. Rojin Kabaiş’in ailesi, şüpheli şekilde yaşamını yitiren Gülistan Doku’nun ablası, kadın örgütleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı.
Yürüyüşün ardından yapılan açıklamada konuşan Rojin Kabaiş’in annesi Aygül Kabaiş, “Rojin’in 2 senesi doldu. Çok acı çekiyorum. Niye katiller bulunmuyor? Kadınları öldürüyorlar, katilleri bulmuyorlar. Katilleri bulunsun istiyoruz. İnsanlara niye bu acıyı yaşatıyorlar?” diye sordu. Rojin’in oda arkadaşının bir şeyleri bildiğini belirten Aygül Kabaiş, konuşmasını istedi. Üniversitenin kızının kaybolduğu haberini kendilerine geç verildiğini söyleyen Aygül Kabaiş, “Hem üniversiteden hem yurttan hem de oda arkadaşından davacıyız? Adalet istiyoruz” dedi.
Rojin Kabaiş’e ne oldu?
Ardından basın açıklamasını Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden avukat Helin Tapancı okudu.
“Rojin Kabaiş’e ne oldu?” diye soran Helin Tapancı, soruşturmanın eksik yürütüldüğünü belirterek, “Rojin’in bedeninden alınan örneklerde iki farklı erkeğe ait DNA profillerinin tespit edilmiş olması karşısında, bu DNA’ların kaynağının ve Rojin’in ölümüyle herhangi bir bağlantısının bulunup bulunmadığının hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Biyolojik delillerin yanı sıra dijital materyallerin, kamera kayıtlarının, tanık anlatımlarının ve dosyaya yansıyan diğer tüm bulguların birbirleriyle ilişkili ve bütüncül biçimde değerlendirilmesi; üçüncü kişilerin olası rolünün herhangi bir ihtimal peşinen dışlanmadan araştırılması zorunludur. Rojin’in ölümüne ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından önem taşıyan işlemlerin önemli bir bölümünün ancak ailenin, vekillerinin ve dosyayı takip eden hukuk örgütlerinin ısrarlı talepleri sonucunda gündeme gelmiş olması, etkin soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmesi bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur. Rojin’in öğrencisi olduğu Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ile kaldığı yurdun sorumluluğu da bu süreçten bağımsız düşünülemez” dedi.
Yaşam hakkının korumak devletin sorumluluğu
Kadınların şüpheli ölümlerinin intihar, kaza diyerek kapatılmaya çalışıldığını gerçeğe ulaşma mücadelesinin kadınların ailelerine, kadın örgütlerine ve meslek örgütlerine bırakılmasının, kadınların yaşamlarının hangi ölçüde korunmaya değer görüldüğü sorusunu beraberinde getirdiğine dikkat çeken Helin Tapancı, “Genç kadınların kaybolmasının ve şüpheli ölümlerinin olağanlaştırılmasına, kadınların yaşamlarının değersizleştirilmesine ve kadınların ölümünün ardından hakikate ulaşmanın dahi uzun bir mücadeleye dönüştürülmesine itiraz ediyoruz. Bir genç kadın kaybolduğunda kamu makamlarının yükümlülüğü beklemek değil, gecikmeksizin harekete geçmektir. Kadınların yaşam hakkının korunması bir tercih, idari takdir veya ailelerin ısrarına bağlı bir mesele değil; devletin pozitif yükümlülüğüdür” sözlerini kullandı.
‘Mücadelemizi sürdüreceğiz’
Helin Tapancı, son olarak şu ifadeleri dile getirdi: Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın eksik kalan bütün yönlerinin tamamlanması, biyolojik ve dijital deliller başta olmak üzere dosyadaki tüm delillerin bütüncül biçimde değerlendirilmesi, üçüncü kişilerin olası rolünün etkili biçimde araştırılması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına elverişli bütün soruşturma işlemlerinin gecikmeksizin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte üniversite ve yurt yönetiminin süreçteki olası ihmalleri de soruşturulmalı; kamu görevlileri dahil olmak üzere ihmali, kusuru veya sorumluluğu bulunan kişiler varsa tespit edilmeli ve haklarında gerekli hukuki süreçler işletilmelidir. Rojin’in nasıl ve hangi koşullarda yaşamını yitirdiği bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulana, ölümünde üçüncü kişilerin rolü bulunup bulunmadığı tespit edilene, süreçteki olası ihmaller araştırılana ve varsa sorumlular hakkında etkili bir hukuki süreç işletilene kadar dosyanın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Kadınların yaşam hakkının değersizleştirilmesine, şüpheli kadın ölümlerinin karanlıkta bırakılmasına ve ailelerin adalet arayışında yalnızlaştırılmasına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.”
‘Devlet ve kurumlar gerçekleri gizledi’
Ardından söz alan Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonundan Şeymanur Çoban, “Rojin’in hayalleri vardı ancak kaybedildi ve 'intihar etti' denilerek yalanlar söylediler. Devlet ve kurumlar gerçekleri gizledi. Bizler ve ailesi olarak mücadele etmekteyiz ve mücadele ile sonuca yaklaşmış durumdayız. Her kentte Rojin için adalet diye haykırıyoruz ve şüpheli ölümlere karşı isyanımızı yükseltiyoruz. Şüpheli kadın ölümleri için verdiğimiz mücadeleden vazgeçmiyoruz” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu ise şöyle konuştu: “Yaşadığımız bu coğrafyada Gülistan Doku’dan Rojwelat Kızmaz’a Rojin Kabaiş’e Kürt kadınlarının nasıl hedef haline getirildiğini, dosyaların kapatılmaya çalışıldığını bu dosyada da gördük. Katillerin yargılanması, hakikatin ortaya çıkması için mücadeleden başka seçenek bırakmıyorlar. Adalet Bakanlığı biz bu dosyaları aydınlatacağız diyor. Deliller ortada olmasın rağmen yürüyüşlerle, açıklamalarla dosyaları aydınlatmaya çalışıyoruz. 2 yıldır Rojin’in intihar değil, katledildiğini kanıtlamaya çalışıyoruz. Biliyoruz ki dün bunları yapanlar cezasızlık politikalarına güvenerek yaptılar. Mücadelemiz sürecek. Rojin’e, Rojwelat’a, Gülistan’a adalet demeye devam edeceğiz. Bunun mücadelesini hem sokaklarda hem mecliste hem de mahkemelerde hep birlikte yürüteceğiz.”
‘Gülistan bulunacak Rojin’in dosyası aydınlatılacak’
Son olarak açıklamada konuşan Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku, “Eğer Gülistan’ı bulsaydık Gülistan’ı aramak durumunda kalmasaydık Kabaiş ailesi de ‘Rojin için adalet’ demek zorunda kalmayacaktı. Katiller ellerini kollarını sallayarak gezmediklerinde kadınlar öldürülmeycektir. Katiller bilsin Gülistan’da bulunacak Rojin dosyasında aydınlatılacak. Yaşasın kadın dayanışması” dedi.
Açıklama sloganlarla son buldu.
Wan
Tevgera Jinên Azad (TJA) öncülüğünde “Rojin için adalet” talebiyle Wan'da yürüyüş yapıldı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Rêya Armûşê ilçe örgütü önünde bir araya gelen kitle, Kent Meydanı’na doğru yürüdü. Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, çok sayıda kadın örgütü, siyasi parti ve demokratik kitle temsilcisinin katıldığı yürüyüşte, “Rojin için yürüyor, hakikat için direniyoruz. Şimdi kadın özgürlük zamanı”, “Ji bo her jinek ji bo her jiyanek em li virin”, yazılı pankart taşınırken, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Biji tekoşina jinan” dövizleri taşındı. Yürüyüşte sık sık “Rojin için adalet” sloganı atıldı.
‘Soruşturma süreci ve talepler dikkate alınmalı’
Yürüyüş sonrası açıklamayı yapan Şehnaz Gezici, Rojin’in avukatlarının ve kadınların soruşturma sürecine ilişkin taleplerin dikkate alınmasını istedi. Şehrenaz Gezici, “Sorumluların kim olduğuna bakılmaksızın ortaya çıkarılması ve hukuk önünde hesap vermelerinin sağlanması gerekir. Biz kadınlar biliyoruz ki adalet yalnızca bir dosyanın sonuçlandırılması değildir. Adalet, yaşam hakkı elinden alınan her kadının ardından gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Adalet, ailelerin yıllarca kapı kapı dolaşmak zorunda bırakılmamasıdır. Adalet, kadınların kaybolduğu, öldürüldüğü ya da şüpheli biçimde yaşamını yitirdiği dosyaların karanlıkta bırakılmamasıdır. Rojin’in başına ne geldiğini öğrenmek için avukatlar ve kamuoyu mücadele ediyor. Bizler de onların yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.







