Avrupa kentlerinde Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talep edildi
- 20:49 10 Ekim 2026
- Dünya
HABER MERKEZİ - 9 Ekim Uluslararası Komplosu’nun 28’inci yılı dolayısıyla Avrupa’nın birçok kentinde eylemler düzenlendi. Yürüyüş, miting ve basın açıklamalarında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerlemesi için somut adımlar atılması çağrısı yapıldı.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 9 Ekim Uluslararası Komplosu’nun 28’inci yılı dolayısıyla Avrupa kentlerinde protesto eylemleri düzenlendi. Almanya, İsviçre, Fransa, Hollanda ve Avusturya’da bir araya gelen Kürdistanlılar ve dostları, yürüyüş, miting ve bilgilendirme çalışmalarıyla uluslararası komployu protesto ederek Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü talep etti.
Düsseldorf
Avrupa Kürt Kadın Hareketi öncülüğünde Almanya’nın Düsseldorf kentinde basın açıklaması ve yürüyüş gerçekleştirildi. Düsseldorf Merkez Tren Garı (Hauptbahnhof) önünde bir araya gelen Kürdistanlılar ve dostları, “Bê Serok Jiyan Nabe”, “Bijî Serok Apo” ve “Jin Jiyan Azadî” sloganları attı. Eylemde Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarının yanı sıra özgürlük talebini içeren pankart ve dövizler taşındı.
Basın açıklaması öncesinde alana gelen İranlı bir grubun provokasyon girişiminde bulunduğu belirtildi. Yaşanan gerginlik, eylemi organize eden demokratik Kürt kurumlarının yöneticilerinin araya girmesiyle yatıştırılırken, Alman polisi grubu alandan uzaklaştırdı.
Kürdistan ulusal marşı “Ey Reqîb”in okunması ve saygı duruşuyla başlayan açıklamada, NRW Federasyonu Eşbaşkanı Ehmed Kobanê ile Avrupa Kürt Kadın Hareketi adına Ayten Kaplan konuştu.
Ehmed Kobanê, 9 Ekim Uluslararası Komplosu’nun Kürt halkının mücadelesini, örgütlülüğünü ve önderliğini hedef aldığını belirterek, Abdullah Öcalan’ın bütün barış çabalarına rağmen uluslararası hukukun yok sayıldığını söyledi. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin Türkiye ve Ortadoğu halkları için bir fırsat olduğunu ifade eden Ehmed Kobanê, sürecin başarıya ulaşması için Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması gerektiğini vurguladı.
Ayten Kaplan ise demokratik bir toplumun inşası, bütün kimlik ve kültürlerin tanınması ve barışçıl ortak yaşamın kurulması için mücadele ettiklerini belirtti. Kürtlerin Almanya’da yıllardır kriminalize edildiğini söyleyen Ayten Kaplan, insanların Kürt sorununun barışçıl çözümünü talep ettikleri ve savaşa karşı çıktıkları için tutuklandığını ifade etti.
Ayten Kaplan, başta Almanya olmak üzere Avrupa devletlerine sorumluluklarını yerine getirme ve Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması için adım atma çağrısında bulundu.
Konuşmaların ardından kitle, “Ji Rêber Apo re Azadî, ji Pirsgirêka Kurd re Çareserî” ve “Die Zeit ist gekommen – Freiheit für Abdullah Öcalan, Frieden in Kurdistan!” yazılı pankartlarla yürüyüşe geçti. Düsseldorf’un Königsallee Caddesi’nde devam eden yürüyüş, özgürlük ve demokratik çözüm sloganlarıyla sona erdi.
Bern
İsviçre’nin başkenti Bern’de bulunan Weissenplatz’da bir araya gelen Kürdistanlılar ve dostları, 9 Ekim Uluslararası Komplosu’nu protesto ederek Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü talep etti. Mitingde “Öcalan’a özgürlük, Kürdistan’a statü” pankartı açılırken, “Bijî Serok Apo” ve “Öcalan’a özgürlük” sloganları atıldı.
Kürdistan özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından İsviçre Demokratik Kürt Toplum Merkezleri (CDK-S) Eşbaşkanı Dilan Çetinkaya konuştu.
9 Ekim Uluslararası Komplosu’nun yalnızca Abdullah Öcalan’ı değil, Kürt halkının özgürlük mücadelesini de hedef aldığını belirten Dilan Çetinkaya, aradan geçen 28 yıla rağmen komplonun hedeflerine ulaşamadığını söyledi. Abdullah Öcalan’ın İmralı’da sürdürdüğü direnişin Kürt halkının mücadelesinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Dilan Çetinkaya, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini vurguladı.
PJAK Temsilcisi Hekîm Hetûtî de uluslararası komplonun Kürt halkının özgürlük iradesini kırmayı ve mücadelesini tasfiye etmeyi amaçladığını belirtti. Abdullah Öcalan’ın fikir ve paradigmasının Rojhilat Kürdistanı’ndaki özgürlük mücadelesinde de belirleyici rol oynadığını ifade eden Hekîm Hetûtî, İran’da Kürt halkına yönelik baskılara ve hapishanelerde tutulan siyasi tutsakların durumuna dikkat çekti. Hekîm Hetûtî, Kürdistan’ın dört parçasında ve Avrupa’da mücadelenin büyütülmesi çağrısında bulundu.
Mitingde ayrıca TJK-E adına Sema Doruk, Rise Up for Rojava adına Robin Klein ve Kürt siyasetçi Serhed Agirî konuştu. Konuşmacılar, uluslararası komployu kınayarak Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için mücadelenin büyütülmesi gerektiğini belirtti.
Marsilya
Fransa’nın Marsilya kentinde Kürdistanlılar ve Fransız enternasyonalistler, 9 Ekim Uluslararası Komplosu’nu protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenledi. Canebière Meydanı’nda başlayan yürüyüş, Vieux-Port’a kadar devam etti.
Yürüyüş boyunca “Bijî Serok Apo” ve “Jin, Jiyan, Azadî” sloganlarının yanı sıra Fransızca “Liberté pour Öcalan” (Öcalan’a özgürlük) sloganı atıldı. Eylemde “Liberté pour Öcalan, Paix pour le Kurdistan” (Öcalan’a özgürlük, Kürdistan’a barış) ve “Pour la paix, solution démocratique, liberté pour Öcalan” (Barış için demokratik çözüm, Öcalan’a özgürlük) pankartları taşındı.
Vieux-Port’ta Kürdistan özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından Kürt siyasetçi Yılmaz Serhed konuştu. Yılmaz Serhed, 9 Ekim 1998’de Abdullah Öcalan’a yönelik gerçekleştirilen uluslararası komployu kınayarak, Kürt halkının komploya karşı ağır bedeller ödediğini ve mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
‘Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü barışın ön koşuludur’
Eylemde, Fransa Demokratik Kürt Konseyi (CDK-F) tarafından hazırlanan “Öcalan’ın Özgürlüğü Barışın Ön Koşuludur” başlıklı Fransızca bildiri de okundu ve dağıtıldı.
Bildiride, Kürt hareketinin siyasi çözüm doğrultusunda tarihî kararlar aldığı belirtilerek, barışın sağlanması için hukuki güvencelerin, demokratik reformların ve Abdullah Öcalan’ın sürece aktif katılımını sağlayacak koşulların oluşturulması gerektiği ifade edildi.
Abdullah Öcalan özgürlüğünden yoksun bırakıldığı sürece uluslararası komplonun tamamen aşılmış sayılamayacağı vurgulanan bildiride, 2026 yılındaki 9 Ekim’in yalnızca bir anma olarak görülmemesi gerektiği belirtildi. Abdullah Öcalan’ın ifade, çalışma ve siyasi faaliyet özgürlüğünün sağlanması çağrısı yapıldı.
CDK-F, Fransa hükümetine, Avrupa Konseyi’ne ve Avrupa Birliği’ne sorumluluk alma çağrısında bulunarak, tecridin sona erdirilmesi ve umut hakkının uygulanması için aktif rol üstlenilmesini istedi.
Eylem, sloganlarla sona erdi.
Hamburg
Almanya’nın Hamburg kentinde, 9 Ekim Uluslararası Komplosu’nun yıl dönümü dolayısıyla protesto mitingi düzenlendi. Hamburg Demokratik Kürt Toplum Merkezi (DKTM) ve Hamburg Rojbin Kadın Meclisi tarafından organize edilen miting, kentin merkezi noktalarından Gänsemarkt’ta gerçekleştirildi.
Saat 15.00’te başlayan mitingde, Kürdistan ve dünya devrim mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunuldu.
Hamburg Rojbin Kadın Meclisi adına konuşan Berivan Yılmaz, aradan geçen yıllara rağmen Kürt halkının uluslararası komployu unutmadığını belirtti. Berivan Yılmaz, bütün esaret koşullarına rağmen Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununun barışçıl çözümü için mücadelesini sürdürdüğünü söyledi.
Kürt sorununun çözümünde tek muhatabın Abdullah Öcalan olduğunu ifade eden Berivan Yılmaz, Avrupa’da yaşayan Kürdistanlıların Abdullah Öcalan’ın elini güçlendirmesi gerektiğini kaydetti.
Almanya Barış Karavanı Derneği adına konuşan Rohat Ana ise Avrupa devletlerinin uzun yıllar Türkiye’ye askerî ve ekonomik destek sağladığını belirterek, uluslararası komploda Avrupa devletlerinin de rol oynadığını söyledi. Rohat Ana, anneler olarak barışın sağlanması ve insanların acı çekmemesi için mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.
Miting, “Bijî Serok Apo” ve “Şehîd Namirin” sloganlarıyla sona erdi.
Den Haag
Hollanda’nın Den Haag kentinde, 9 Ekim Uluslararası Komplosu’na dikkat çekmek ve Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü talebini kamuoyuna duyurmak amacıyla bilgilendirme çadırı kuruldu.
DemNed ve YJK-H öncülüğünde Den Haag Belediye Binası önünde kurulan çadırda, Abdullah Öcalan’ın kitapları dağıtılırken, 9 Ekim Uluslararası Komplosu’na ilişkin bildiriler de halka ulaştırıldı.
Frankfurt
Almanya’nın Frankfurt kentinde, 9 Ekim Uluslararası Komplosu’nun yıl dönümü dolayısıyla miting düzenlendi. FCDK-KAWA ve kadın hareketinin organize ettiği mitinge Frankfurt ve çevre kentlerden onlarca Kürdistanlı katıldı.
Frankfurt Merkez Tren İstasyonu önünde gerçekleştirilen mitingde, eylemciler uluslararası komployu protesto ederek barış ve demokratik çözüm taleplerini dile getirdi.
Mitingde konuşan Avrupa Kürdistanlı Demokratik Toplumlar Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanı Zübeyde Zümrüt, 9 Ekim 1998’de Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkarılmasıyla başlayan sürecin Kürt halkı ve Ortadoğu açısından tarihsel sonuçları olduğunu belirtti. Abdullah Öcalan’ın yaklaşık 27 yıldır İmralı Adası’nda tutulduğunu ifade eden Zübeyde Zümrüt, uluslararası komplonun etkilerinin bugün de tartışılmaya devam ettiğini söyledi.
Geçmişte idam tehdidiyle karşı karşıya kalan Abdullah Öcalan’ın bugün barış ve demokratik çözüm tartışmalarının merkezinde yer aldığını belirten Zübeyde Zümrüt, mevcut sürecin kalıcı bir çözüme dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
Kürt sorununun çözümü için başlatılan sürecin yalnızca sözlerle sınırlı kalmaması gerektiğini kaydeden Zübeyde Zümrüt, somut ve güven verici adımlar atılması çağrısında bulundu.
‘Demokratik çözüm için yasal düzenlemeler yapılmalı’
Türkiye’de yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne de değinen Zübeyde Zümrüt, tarafların diyalog ve müzakere zemininde buluşmasının önemine dikkat çekti. Yasal düzenlemelerin sürecin başlangıcı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Zübeyde Zümrüt, demokratik çözümün önünü açacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve toplumsal desteğin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Avrupa’da yaşayan Kürdistanlıların da barış sürecinde önemli sorumlulukları bulunduğunu ifade eden Zübeyde Zümrüt, geçmişte Avrupa’da da ağır bedeller ödendiğini hatırlattı. Kürt halkının taleplerinin demokratik yollarla duyurulması için Avrupa’daki çalışmaların ve dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Kürdistanlılara, demokratik kurumlara, kadın hareketlerine ve enternasyonalist çevrelere ortak çalışma ve örgütlenme çağrısı yapan Zübeyde Zümrüt, Kürt halkının demokratik haklarının tanınması ve Kürt sorununun barışçıl yollarla çözülmesi için Avrupa’daki kurumların daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Uluslararası güçlerin de sorumluluk alması gerektiğini söyleyen Zübeyde Zümrüt, Kürt sorununun demokratik ve hukuki bir çerçevede ele alınmaması durumunda Ortadoğu’daki çatışmaların sona ermesinin zorlaşacağını ifade ederek uluslararası toplumu barışın sağlanması için rol almaya çağırdı.
Mitingde KON-MED tarafından 9 Ekim Uluslararası Komplosu’na ilişkin hazırlanan Almanca bildiriler okundu ve dağıtıldı. Bildirilerde, 9 Ekim 1998’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmeler Alman kamuoyuna aktarılırken, Kürt sorununun demokratik çözümü ve barış sürecinin ilerletilmesi talepleri dile getirildi.
Eylem boyunca uluslararası komplonun Kürt halkının siyasi tarihi üzerindeki etkilerine dikkat çekildi. Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sona erdirilmesi ve Kürt sorununun demokratik çözümü için somut adımlar atılması gerektiği vurgulandı.
Miting, “Bijî Serok Apo” ve “Bi Can bi Xwîn, Em bi Te re ne Ey Serok” sloganlarıyla sona erdi.
Viyana
Avusturya’nın başkenti Viyana’da, 9 Ekim Uluslararası Komplosu’nun yıl dönümü dolayısıyla protesto eylemi düzenlendi. Christian-Broda-Platz’da bir araya gelen Kürdistanlılar, Kürdistan özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.
Ardından Avesta Kadın Meclisi üyesi Nurcan Güleryüz ile siyasetçi Cevdet Halim konuştu.
Savaş hazırlıklarının hız kazandığı bir dönemde Abdullah Öcalan’ın ağır tecrit koşullarına rağmen barış ve demokratik çözüm için mücadele ettiğini belirten Nurcan Güleryüz, devam eden diyalog sürecinin kalıcı barışa dönüşmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’de demokratikleşme yönünde somut adımlar atılmadığını ve muhalif kesimlere yönelik baskıların sürdüğünü ifade eden Nurcan Güleryüz, barış ile demokrasinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.
Avrupa devletlerinin, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısını tarihsel bir fırsat olarak değerlendirmelerine rağmen somut adımlar atmadığını belirten Nurcan Güleryüz, Avrupa kurumlarını barış sürecini desteklemeye ve Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması için sorumluluk almaya çağırdı. Nurcan Güleryüz, Kürt hareketine yönelik kriminalizasyon politikalarına da son verilmesi gerektiğini vurguladı.
Siyasetçi Cevdet Halim de Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit politikasını kınayarak Avrupa’nın barış sürecine ilişkin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söyledi. Cevdet Halim, Avrupa kamuoyunu ve kurumlarını harekete geçmeye ve Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü talep etmeye çağırdı.
Konuşmaların ardından kitle, “Bijî Serok Apo”, “Jin, Jiyan, Azadî” ve “Bê Serok jiyan nabe” sloganları attı. Eylem, sloganlarla sona erdi.







