Pervin Buldan: Abdullah Öcalan’ın özgür çalışma koşulları oluşturulmalı
- 19:45 15 Ekim 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen 20’nci Kürt Konferansı’nda konuşan DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin tarihi bir dönüm noktasında olduğunu belirterek, çerçeve yasanın yürürlüğe girmesi, Meclis’te izleme kurulunun oluşturulması ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgür çalışma koşullarının sağlanması çağrısında bulundu.
Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen 20’nci Kürt Konferansı’nın son oturumu, “Barış Süreci ile Demokratikleşme Krizi Arasında Türkiye: Diyalog, Hukukun Üstünlüğü ve Siyasi Katılımın Geleceği” başlığıyla gerçekleştirildi. Gazeteci Dilek Odabaşı’nın moderatörlüğünü yaptığı oturumda, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, DEVA Partisi Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Yeni Parti Milletvekili Okan Konuralp ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı konuştu.
Oturumda ilk sözü alan Pervin Buldan, sürecin geldiği aşamaya dikkat çekerek, “Türkiye’de kalıcı barışın sağlanması, Ortadoğu’nun yanı sıra Avrupa’yı da olumlu yönde etkileyecektir” dedi. Pervin Buldan, “Kürtlerin yarım asırdır maruz kaldığı hak ihlalleri, işkence ve baskı politikaları sonucunda Avrupa ülkeleri Kürt sorunuyla ve Kürt halkıyla yakından tanıştı. Nitekim yıllar içerisinde Kürt sorunu bölgesel, hatta küresel bir meseleye dönüştü ve Avrupa’yla da yakından ilişkili hâle geldi” ifadelerini kullandı.
Avrupa’daki diasporanın önemli bir bölümünü Kürtlerin oluşturduğunu belirten Pervin Buldan, “Bu nedenle, bir zamanlar demokratik değerlerin aktif savunucusu olan Avrupa Birliği’nin Türkiye’de yürütülen barış sürecine olumlu katkı sunması, süreci desteklemesi ve kendisine düşen rolü üstlenmesi hepimizin temel beklentisidir” diye belirtti.
‘Tarihi bir dönüm noktasındayız’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin tarihi bir dönüm noktasında olduğunu ifade eden Pervin Buldan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle Ortadoğu’daki kriz ve çatışma ortamının yarattığı büyük riskler ve tehditler karşısında, Sayın Öcalan’ın 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’yla başlattığı ve Sayın Devlet Bahçeli ile Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi irade ortaya koyarak önünü açtığı çözüm süreci, tarihî bir dönüm noktasındadır.
Bu süreç; halklar, demokrasi, evrensel hukuk ve demokratik siyaset açısından yeni bir dönemin kapısını aralamıştır. Bu nedenle Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni yüzyılın projesi olarak nitelendirmek yanlış olmayacaktır.”
Sürecin doğru okunması gerektiğini belirten Pervin Buldan, “Kürt sorununun demokratik çözümü, hem Türkiye hem de Ortadoğu açısından herkesin huzur ve güven içinde, kardeşlik hukuku temelinde yaşayabileceği bir ortamın en güçlü güvencesidir. Bu fırsatın herkes tarafından doğru anlaşılması gerekiyor. Çünkü tarihi fırsatlar doğru değerlendirildiğinde ülkeler krizlerden çıkabilir ve demokrasiyle buluşabilir. Bu nedenle Barış ve Demokratik Toplum Süreci etrafında kenetlenmek, birlikte yol almak, barışı ve demokrasiyi el birliğiyle inşa etmek, önümüzdeki yüzyılın seyrini belirleyecek bir adım olacaktır. Bu süreç yalnızca Kürt halkının demokratik haklarıyla sınırlı değildir.
Kürt sorunu, Türkiye’nin de Ortadoğu’nun da ortak gelecek meselesidir. Bu; ortak demokrasinin birlikte inşa edilmesi, halkların haklarını esas alan bir hukuk düzeninin oluşturulması, özgürlüklerin hukuki güvence altına alınması ve yerel demokrasinin yanı sıra demokratik siyaset kanallarının en kapsayıcı biçimde sonuna kadar açılması sürecidir. Barış süreci; Kürtlerin, Türklerin, Alevilerin ve farklı kimliklere ve inançlara sahip bütün toplum kesimlerinin ortak güvencesidir” diye kaydetti.
‘Abdullah Öcalan’ın özgür çalışma koşulları oluşturulmalı’
Sürecin ilerlemesi için atılması gereken adımlara dikkat çeken Pervin Buldan, konuşmasının devanında şunları kaydetti: “Öncelikle çerçeve yasanın yürürlüğe girmesi, kurulların çalışmaya başlaması ve sürecin önünün açılması için Milli Güvenlik Kurulu kararının ivedilikle alınmasını bekliyoruz. Aynı şekilde, Meclis’te izleme kurulunun bir an önce oluşturulması ve çalışmalarına başlaması gerektiğini vurguluyoruz.
Bununla eş zamanlı olarak, Sayın Öcalan’ın kendisine bağlı olarak kurulacak Barış ve Siyasallaşma Kurulu’nda koordinatörlük görevini üstlenmesini bekliyoruz.
Çünkü bu süreç, karşılıklı adımlarla ilerlemesi gereken bir süreçtir. Sayın Öcalan’ın silahsızlanma aşamasında üstlendiği rol gibi, siyasal ve demokratik inşa sürecinde de koordinatörlük görevini yürütmesi, kurulun amacına ulaşmasını sağlayacaktır. Bu bağlamda, Sayın Öcalan’ın özgür çalışma koşullarının bir an önce oluşturulması gerektiğini de vurgulamak istiyorum.
Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle, gazetecilerle ve siyasetçilerle görüşebilmesinin koşulları sağlanmalı; bu sürecin devamlılığı hukuki güvencelerle teminat altına alınmalıdır.
Çünkü yalnızca tarafların değil, toplumun farklı kesimlerinin de barış ve demokratikleşme sürecinde söz söyleyebilmesi ve katkı sunabilmesi gerekiyor. Bunun yolu da bu imkânların sağlanmasından geçiyor.”
Siyasi parti temsilcilerinden sürece destek
DEVA Partisi Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Kürt sorununun çözümü için ana dilde eğitim, eşit yurttaşlık ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesine yönelik yasal ve anayasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirtti. Mehmet Emin Ekmen, kalıcı barışın sağlanmasının önemine dikkat çekti.
CHP Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, mevcut sürecin iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Eğer bu dönemi ıskalarsak, gelecekte meseleyi çok daha geniş bir çerçevede, sürece dâhil olan çok daha fazla aktörle birlikte çözmeye çalışmak zorunda kalabiliriz” dedi.
Milletvekili Okan Konuralp ise Kürt sorununun çözümüne ilişkin geçmiş yılların kaybedildiğini belirterek, “Kürt sorunu eşit yurttaşlık, Türkiye’nin ortak geleceği sorunudur. Siyasi iktidarın herhangi bir lütfu olarak değerlendirilemez” ifadelerini kullandı.







