Şüphenin ardındaki cezasızlık (4)
- 09:02 15 Ağustos 2026
- Dosya
Şüpheli ölümlere karşı çözüm: Örgütlü mücadele
Devrim Fındık-Melike Aydın
İSTANBUL – “Şüpheli kadın ölümleri” ve cezasızlık politikasına dair konuşan kadınlar, faillerin “intihar süsü” ile korunduklarını devletin ise caydırıcı bir politikasının olmamasına tepki göstererek, kurtuluşun örgütlü kadın dayanışması ve mücadelesinde olduğunu söyledi.
Erkek egemen sistemin yargı, kolluk ve toplum sarmalında ürettiği şiddet, Türkiye’de her geçen gün daha fazla kadının yaşamını elinden alıyor. Faili belli kadın katliamları sistematik bir örtbas etme ve cezasızlık yöntemine dönüşen "Şüpheli kadın ölümleri", yüksekten düşme ya da intihar denilerek, karanlıkta bırakılmak isteniyor.
Dosyamızın son bölümünde kadın katliamları ve cezasızlık politikasını sokağa sorduk.
Deniz Yıldız: “Kadınların hiçbirinin intihar ettiklerine inanmıyorum. Hepsinin ölümü şüpheli. Kadınlar intihara sürükleniyor veya en yakınlarındaki erkekler tarafından katlediliyor. Düşmanı uzakta aramamak lazım.”
Şüpheli ölümlerin üzerine gidilmeli
Akile Gemen: “Bu kadar şüpheli ölümün yaşanması kesinlikle normal değil. Sokakta yürürken bir erkek grubuyla karşılaşınca laf atarlar mı endişesiyle tedirgin oluyoruz. Benzer şekilde tacize maruz kaldığımda, babamın ne tepki vereceğini bilemediğim ve sonrasında bir tehdit almaktan korktuğum için bunu kendi aileme anlatmaktan çekiniyorum. Çünkü ataerkil bir toplumda yaşıyoruz ve son söz hep babada bitiyor. Eğer aileler temelini sağlam kurar, çocuklarına önceden koruyucu bir destek ve güven verirse, kadınlar korkusuzca gidip şikâyetçi olabilir ve böylece bu ölümlerin de önüne geçilebilir. Devletin tavrını ise kesinlikle yeterli bulmuyorum. Katillerin 'Balkondan düştü, intihar etti' gibi bahanelerinin arkasına sığındığı şüpheli ölümlerde devletin detaylı inceleme yapması ve yoğunluğu buraya vermesi gerekirken, bu yapılmıyor. Dışarı çıkarken rahat bir adım atabileceğimiz, rahat bir nefes alabileceğimiz özgür bir hayat istiyoruz.”
Yasalar caydırıcı olmalı
Sena Tepe: Kadın cinayetlerinin artması yasaların caydırıcı olmamasından kaynaklıdır. Güçlü yaptırımlar yapılsa, failler bu cesareti bulup bir insanı öldüremez. Şiddette uğrayan kadın ve çocukların beyanı esas alınmalı ve kanıt aranmaksızın hızlıca yaptırım uygulanmalıdır. Öte yandan medyanın kadın katliamları haberlerinde kullandığı dil zihinlerde bir normalleşme yaratıyor ve potansiyel faillerin kafasında yeni planlar yapabilmesinin önünü açıyor, bu yüzden ne şekilde öldürüldüğüne dair kısıtlamalar getirilmelidir. Cinayetlerin önlenmesi için yasal yaptırımlar artırılmalı, topluma cinsiyet eşitliği dersleri verilmeli.
Adalet sistemi
Cemre Vural: “Bu kadar şüpheli kadın ölümlerinin karanlıkta kalması tamamen adalet sisteminin işlememesiyle alakalıdır. Eşit değiliz, kadınlara karşı genel olarak bir ön yargı oluyor. Bunu kırmak için en basit şeyleri bile geçiştirmemek lazım. Stajdayken 45 yaşındaki bir adamın 'Bayansınız ya, siz bilirsiniz kahve yapmayı, hadi bir Türk kahvesi yapın da içelim' demesine 'tamam' dememek, 'Yok hayır, bilmiyorum aslında' diyerek o küçük nüanslarla direnmek gerekiyor. Tabii sadece kadınlar direnmemeli, onların yanında erkekler de durmalı.”
Çözüm yok
Elif Sevimay: “Şüpheli kadın ölümünün artması cezasızlık politikalarıyla bağlantılıdır. Bugün devlete ya da polise gitmek maalesef pek bir çözüm olmuyor. Kadınlar uzaklaştırma kararı almasına rağmen katlediliyor. Bu yüzden kadınların dayanışabileceği alanların artırılması, bu tür yapılara nasıl erişebileceklerinin farkında olmaları ve hak savunan örgütlerin rolü çok önemli. Ancak bu tür dayanışma alanlarına daha da sahip çıkarak, sorunların üstesinden gelebiliriz.”
Devlet faillerin yanında
İrem Avlar: “Devlet hiç bir zaman kadının yanında değil, faillerin yanında yer alıyor. Failler de ellerini kollarını sallayarak aramızda gezebiliyor. Hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşünen kadınların yargıya güveni kalmamış durumda. Arkasında güçlü bir desteği olmayan kadının kendi başına bu süreçten çıkması imkansız hale geliyor ve KADES dışında başvurulabilecek güvenli bir mekanizma dahi bilinmiyor.”
Tülay Çakmak: “Kadın haklarının olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Şüpheli kadın ölümleri çözülmüyor. Kadınlar olarak nasıl bir ülkede yaşadığımızı bilerek, ona göre kendi tedbirimizi almalıyız.”







