Metal-İş Sendikası temsilcileri: Eşitsizliğe karşı çözüm örgütlenmek
- 09:08 29 Nisan 2026
- Emek/Ekonomi
Elfazi Toral
İSTANBUL - Metal sektöründe hazırlanan KKD raporu, kadın işçilerin koruyucu ekipmanlara erişimde ciddi eşitsizlik yaşadığını ortaya koydu; sendika temsilcileri çözümün örgütlenme olduğunu vurguladı.
Birleşik Metal İşçileri Sendikası (Birleşik Metal-İş), “Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) Cinsiyet Açığı: Ampirik Bulgular ve Politika Önerileri” başlıklı raporunu geçtiğimiz günlerde düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı.
Metal sektöründe sendika üyeleri arasından orantısız tabakalı örnekleme yöntemiyle tesadüfi olarak belirlenen 700’ü kadın, 700’ü erkek toplam bin 400 işçiyle yapılan görüşmelere dayanan rapor, koruyucu ekipmanlara erişimdeki cinsiyet eşitsizliğini ortaya koydu. Raporda; baret, gözlük, işitme ve solunum gibi ekipmanlara erişimin kadın işçilerde yüzde 10’u geçmediği, erkeklerde ise yüzde 90’ın üzerinde olduğu vurgulandı.
İş elbiselerinin kadınların bedenlerine uygun tasarlanmadığına dikkat çekilen raporda, kadın ve erkek işçiler arasındaki eşitsizliğin giderilmesi gerektiğinin altı çizildi. Ayrıca, başta kadın işçiler olmak üzere tüm çalışanların sahadaki deneyim ve geri bildirimlerinin dikkate alındığı, daha kapsayıcı ve güvenli bir çalışma ortamının inşa edilmesi gerektiği ifade edildi.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin hayatın her alanında işçi sınıfı ve toplum açısından karşılarına çıktığını söyleyen Chen Solar işyeri temsilcisi Naz Şakar, bugün kişisel koruyucu ekipmanlara ve donanımlara ulaşımda toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yaratıldığını belirtti. İşçilerin can ve beden güvenliğini koruması gereken ekipmanlara ulaşırken bile cinsiyet eşitsizliğinin bir engel olduğunu vurgulayan Naz Şakar, “Tabii ki koruyucu ekipmanlar bu işin bir parçasıdır ancak biz son dönemde şunu da çok yoğun bir şekilde görüyoruz: Kadın işçiler, erkek işçilerden çok daha fazla esnek çalışmaya maruz kalıyorlar; güvencesiz ve sendikasız çalışmak zorunda bırakılıyorlar. Biz bu araştırmayı yayınlarken uzmanlarımız ve başkanlarımız şunu vurguladılar: Biz sendikalı fabrikalardaki veriler üzerinden konuşuyoruz; sendikasız ve örgütsüz fabrikalarda durum çok daha kötüdür. Kadın işçilerin çok önemli bir kısmı güvencesiz ve güvenliksiz fabrikalarda çalışıyor. Oralarda bu tarz hataların bedeli,
Dilovası’ndaki Rabia Kozmetik Fabrikası'nda gördüğümüz gibi kadın işçilerin hayatlarını kaybetmesi şeklinde gerçekleşiyor. Bize göre bütün bunların çözümü kadın işçilerin daha fazla örgütlenmesidir. Tabii ki sendikalı olunca bütün problemler ortadan kalkmıyor ama çözüm yolu için bizim de bir söz hakkımız oluyor. O yüzden kadın işçilerin ve tüm işçilerin çalıştığı yerlerde sendikalaşmanın artması gerekiyor. Bunun için verilen mücadelelerin desteklenmesi, böylece sendikalılık ve örgütlülük oranının artması bize göre şarttır” şeklinde konuştu.
‘Tüm işçileri 1 Mayıs'ta meydanlara çağırıyorum’
Birleşik Metal-İş Sendikasının kamuoyuyla paylaştığı rapora dikkat çeken Naz Şakar, “Bugüne kadar kadınların çalıştığı işlerin daha güvenli gözükmesi ve kadınların bu sektörde daha az çalışması sebebiyle kişisel koruyucu ekipmanlar tasarlanırken kadınların hayatını korumaktan ziyade; bazen bol olması, bazen de bedeninin büyük olması sebebiyle onları daha çok tehlikeye atacak şekilde tasarlanmış. Yani bu ekipmanlar aslında bir cinsiyet körlüğüyle tasarlanmış. Dolayısıyla bu konuda araştırmalar yaparak ve konuyu gündemde tutarak bunu çözebileceğimizi düşünüyoruz. Eriştiğimiz neredeyse bütün kişisel koruyucu donanımların, erkekler için tasarlananların sadece daha küçük bedeni olması sebebiyle bedenimizde uyumsuzluklar ve ergonomik rahatsızlıklar görüyoruz. Sendikamız bunları araştırarak ve gündeme getirerek çözme yönünde önemli bir adım atmış oluyor. Önümüz 1 Mayıs olduğu için ben de hem sendikal örgütlülüğün artması hem de iş cinayetlerinin ve iş kazalarının son bulması için sömürüye, eşitsizliğe ve tüm bunların yanında toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı kadın erkek tüm işçileri 1 Mayıs'ta meydanlara çağırıyorum” dedi.
Güvenli ve koruyucu malzemeler
DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası'na bağlı Smart Solar kadın temsilcisi Emine Azak, Smart Solar’da çalışan 260 kişinin yarıdan fazlasının kadınlardan oluştuğunu dile getirdi. Kadınların iş yerinde uğradığı sorunlar olduğunu ifade eden Emine Azak, “Sendikamız bu konuda çok yerinde bir analiz ve araştırma yaptı. Özellikle iş kıyafetleri ve ekipmanları konusunda ciddi sorunlar yaşıyoruz. Örneğin, koruyucu gözlükler büyük geldiği için gözlük kullanan bir kadın arkadaşımızın gözüne hücre girdi ve yaralandı. Ayakkabılarda 36 numara gibi küçük numaralar bulunamıyor. İş pantolonlarının kadın fizyolojisine uymaması ve eğilip kalkarken hareket kabiliyetini kısıtlaması nedeniyle işverenle ve satın alma birimiyle görüştük. Likralı, daha sağlıklı ve kadın kalıplarına uygun işlevsel kumaşlar üzerinden bir yol haritası belirliyoruz. Ayrıca çalışan kadınlarımızın çoğu tesettürlü olduğu için uzun tişörtler tercih ediyor; ancak bu kıyafetler de beden tipine uymayabiliyor. Bununla ilgili daha verev kesimli, elastik ve nefes alan kumaşlar denedik. Gözlüklerden eldivenlere kadar tüm koruyucu donanımların kadın fiziğine uygun temin edilmesi için İSG uzmanları ve işverenle beraber temsilcilik olarak öncülük ediyoruz” diye konuştu.
‘Haklarımızı savunmak için 1 Mayıs’ta alanlarda olacağız’
Kadınların büyük bir kısmının, alışılmış toplumsal roller nedeniyle sorunları "idare etme" yoluna gittiğini paylaşan Emine Azak, kadınların yaşadıkları sıkıntıları tek başına göğüsleyip "çalışmak zorundayım, bir şekilde hallederim" diye düşündüğünü kaydetti. Emine Azak, devamında şöyle konuştu: “Sendikamızın uzmanları, bizler ve işverenle birlikte el birliğiyle sorunları tespit edip çözüme kavuşturuyoruz. 1 Mayıs benim için çok anlamlı. Bazı arkadaşlarımız bugünü sadece bir tatil günü gibi algılasa da 1 Mayıs, işçi sınıfının dünyada ‘8 saat çalışma, 8 saat dinlenme ve 8 saat kişisel gelişim’ hakkını kazandığı kutlu bir tarihtir. Bunları anlatırken hâlâ tüylerim diken diken oluyor; 1 Mayıs gerçekten işçi sınıfının bayramıdır. Smart Solar olarak biz, dört ay boyunca ‘sıfır zam’ dayatmasına karşı grev hakkımızı kullandık, öncesinde de bir işgal süreci geçirdik. Bu hayat pahalılığında ve hükümetin orta vadeli programlarla bize sunduğu dayatmalar karşısında, alanlara çıkıp sesimizi daha gür haykırmamız gerekiyor. Bu yüzden bütün sınıf dostlarını ve işçi arkadaşlarımı, haklarımızı savunmak için 1 Mayıs’ta alanlarda birlik olmaya davet ediyorum.”







