Gulistan Doku önergesi: Yok edilen deliller araştırılmalı
- 12:31 17 Nisan 2026
- Güncel
ANKARA - DEM Parti Milletvekili Adalet Kaya, Gülistan Doku soruşturmasında kamu görevlilerinin örgütlü olarak delilleri karartması ve yok etmesini Adalet Bakanı'na sorarak, aydınlatılmasını istedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Milletvekili Adalet Kaya, Gülistan Doku'nun kaybettirilmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında sorumlu olanların yargılanmasını, karartılan delillerin açığa çıkarılması için Adalet Bakanı Akın Gürlek’e soru önergesi verdi.
‘Organize bir delil karatma var’
Adalet Kaya, soru önergesinde, olayın bir kadın katliamı olduğu ve mülki idare amirlerinin de dahil olduğu organize bir delil karartma sürecinin yürütüldüğü yönündeki iddiaların aydınlatılmasını istedi. Dosyanın basit bir kayıp vakası olmaktan çıkarak katletme şüphesiyle yürütüldüğüne dair bulgulara dikkat çeken Adalet Kaya, faillik şüphesinin dönemin Tunceli Valisi’nin oğluna yöneldiğini, dosyada yer alan gizli tanık ifadelerinde katliam öncesinde tecavüz ve tehdit unsurlarının bulunduğunu hatırlattı.
‘Cezasızlık şiddeti yeniden üretiyor’
MASAK raporlarına yansıdığı iddia edilen polis memuru ve vali koruması arasındaki para transferlerine, silinen hastane kayıtlarına ve dosyaya kasıtlı olarak eklenmeyen MOBESE görüntülerine işaret eden Adalet Kaya devamında, “MASAK raporlarına da yansıdığı iddia edilen para transferleri, dönemin valisi Tuncay Sonel’in, vali korumasının ve soruşturmada görevli polis memurlarının delilleri karartmak, sim kart verilerine müdahale etmek, hastane ve kamera kayıtlarını silmek amacıyla organize bir biçimde hareket ettiğine dair kuvvetli şüpheler barındırmaktadır. Kadınlara yönelik şiddet ve cinayet vakalarında, faillerin veya onlara yardım edenlerin kamu gücünü kullanarak cezasız bırakılması yargıya olan inancı zedelemekte ve şiddeti yeniden üretmektedir. Delillerin kamu otoriteleri eliyle yok edildiği iddiaları, yargı bağımsızlığı ve kadınların yaşam hakkı ihlallerine karşı devletin yükümlülükleri bağlamında acilen ve şeffaf bir şekilde aydınlatılmalıdır. Cinayetin örtbas edilmesinde rolü bulunan tüm mülki amirlerin ve kolluk kuvvetlerinin yargılanması, adil yargılanma hakkının bir gereğidir” diye belirtti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yanıtlaması için şu sorular yöneltildi:
“*Gülistan Doku dosyasının kayıp vakası olmaktan çıkarılarak resmi olarak cinayet soruşturması kapsamında yürütüldüğü iddiası doğru mudur? Soruşturmanın mevcut aşaması nedir?
*MASAK raporlarıyla da tespit edildiği öne sürülen; vali koruması ile Gülistan Doku’ya ait sim kartı usulsüz şekilde cihazına takıp verileri sildiği iddia edilen polis memuru arasındaki para transferleri Bakanlığınızın bilgisinde midir? Bu somut iddia üzerine adli bir soruşturma bulunmakta mıdır?
*Olayı aydınlatabilecek hastane kayıtlarının silindiği ve MOBESE görüntülerinin kasten dosyaya eklenmediği iddiaları araştırılmakta mıdır?
*'Şubat' kod adlı gizli tanığın cinsel saldırı ve tehdit beyanları doğrultusunda, failleri korumaya yönelik uygulanan kısıtlılık kararları ve eksik soruşturma işlemleri hukuki olarak incelenmiş midir?
*Cinayeti ve delilleri örtbas etmede hiyerarşik veya fiili olarak sorumluluğu bulunduğu iddia edilen dönemin valisi, emniyet personelleri ve İçişleri Bakanlığı yetkilileri hakkında görevi kötüye kullanma ve suç delillerini yok etme suçlamalarıyla adli sürecin başlatılmasına yönelik bir girişiminiz var mıdır?
*Kadın cinayetleri dosyalarında şüphelilerin kamu görevlisi olması durumunda sıklıkla karşılaşılan 'cezasızlık' politikalarının önlenmesi ve soruşturmaların tarafsız yürütülmesi amacıyla Bakanlığınızca alınacak yeni hukuki tedbirler nelerdir?”







