Şişli’de 24 Nisan anması: Hafıza, adalet ve yüzleşme çağrısı
- 20:51 24 Nisan 2026
- Güncel
İSTANBUL - DEM Parti Şişli İlçe Örgütü’nün Ermeni Soykırı'mın 111'inci yıl dönümünde dolayısıyla düzenlediği anmada, 1915’e dair inkâr politikalarına son verilmesi ve devletin geçmişle yüzleşerek somut adımlar atması gerektiği vurgulandı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şişli İlçe Örgütü, 24 Nisan Ermeni Soykırımı’nın 111’inci yıl dönümü dolayısıyla İstanbul Şişli metro çıkışında anma gerçekleştirdi. Anmaya DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Arife Çınar ve DEM Parti Şişli İlçe Eşbaşkanı Zilan Öztürk ve çok sayıda kişi katıldı. SAygı duruşyla başlaysan programda, katledilenler için karanfiller bırakıldı, mumlar yakıldı. Ardından yapılan kısa konuşmaların ardından basın metni DEM Parti Şişli İlçe yöneticisi Ani Kalk tarafından okundu.
Tatavla’dan yayılan süreç
Ani Kalk, 24 Nisan 1915’te Şişli sınırları içinde yer alan Tatavla’da (Kurtuluş) başlayan tutuklamaların, bu toprakların en büyük tarihsel kırılmalarından birinin başlangıcı olduğunu hatırlattı. Osmanlı İmparatorluğu’nun Ermeni yurttaşlarına yönelik yürüttüğü sürecin; aydınlar, gazeteciler, yazarlar, sanatçılar ve toplum önderlerinin gözaltına alınmasıyla başladığını belirten Ani Kalk, kısa sürede bu politikanın Anadolu’nun dört bir yanına yayılan kitlesel tehcir uygulamalarına dönüştüğünü ifade etti.
Ani Kalk, bugün Kurtuluş olarak bilinen semtin yalnızca bir mekân değil; hafıza, kayıp ve inkârın iç içe geçtiği tarihsel bir katman olduğunu belirterek, isim değişikliğinin dahi geçmişin nasıl örtüldüğünü gösterdiğini vurguladı.
'İnkâr, bugünün eşitsizliklerini de yeniden üretiyor'
Ani Kalk, 1915’te yaşananların yalnızca geçmişte kalmış bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bunun sistematik bir devlet politikası olduğunun altını çizdi. Yüz binlerce insanın yerinden edildiğini, büyük bir kısmının yaşamını yitirdiğini ve bir halkın bu coğrafyadaki varlığının kırıldığını söyleyen Ani Kalk, inkâr politikalarının bugün de sürdüğünü dile getirdi.
İnkârın yalnızca geçmişin üzerini örtmek anlamına gelmediğini vurgulayan Ani Kalk, “Geride bırakılan mülklerin el değiştirmesi ve bu sürecin hiçbir zaman gerçek anlamda sorgulanmaması, bugüne uzanan eşitsizliklerin de temelini oluşturdu” dedi. Şişli’nin bu tarihsel sürecin en somut izlerinin görülebildiği yerlerden biri olduğunu kaydeden Ani Kalk, Tatavla’dan Kurtuluş’a uzanan dönüşümün aynı zamanda bir hafıza kaybını ifade ettiğini söyledi.
“Devlet ve siyasal aktörler sorumluluk almalı”
Ani Kalk, yapılan anmaların sembolik olmadığını, mekân, tarih ve adalet talebiyle doğrudan bir ilişki kurduğunu belirterek, geçmişle yüzleşmenin somut bir siyasal sorumluluk olduğunu vurguladı. Ani Kalk, devletin ve tüm siyasal aktörlerin bu tarihsel kırılma karşısında sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Bu sorumluluğun yalnızca anma günlerinde dile getirilen temennilerle değil, hakikatle yüzleşmeyi sağlayacak politik ve hukuki adımlarla yerine getirilebileceğini söyledi.
'Yüzleşme, demokratikleşmenin ayrılmaz parçası'
Ani Kalk, anmanın gerçekleştirildiği yerin tesadüf olmadığını belirterek bunun hafızayı görünür kılma iradesi olduğunu ifade etti. İnkâr politikalarına son verilmesi gerektiğini vurgulayan Kalk, geçmişle yüzleşmenin demokratikleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
Nefret söylemi ve ayrımcılığa karşı etkin mücadele çağrısı yapan Ani Kalk, 1915 yılında yaşamını yitirenleri saygıyla andıklarını belirtti. Kalk, “Bu ülkenin vicdanını temsil edenlerin sesi susturulsa da, söyledikleri bu toprakların hafızasında yaşamaya devam ediyor. Onların hatırası, daha adil, daha eşit ve özgür bir gelecek kurma mücadelemizin bir parçasıdır” dedi.







