Goncagül Arslan’ın şüpheli ölümü: Cezasızlık ve ihmaller zinciri
- 09:32 4 Mayıs 2026
- Güncel
Büşra Turan
AGıRÎ – Şüpheli şekilde yaşamını yitiren 26 yaşındaki Goncagül Arslan’ın çocuk yaşta sistematik şiddet ve "berdel" kıskacında bir yaşam sürdüğünü belirten kaynak, "Onu kendi aralarında kurban seçmişlerdi; sığınma evinden 'okula gideceksin' diye kandırıp şiddet gördüğü eve getirdiler" dedi.
Türkiye ve Kürdistan’da şüpheli kadın ölümleri, sığınma evlerinden “ikna” adı altında geri getirilen kadınların korunmaması ve faillere yönelik cezasızlık politikaları nedeniyle derinleşen bir krize dönüşüyor. Kadın örgütlerinin verilerine göre, 2026’nın ilk çeyreğinde şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçen vakaların önemli bir kısmında, kadınların daha önce şiddet nedeniyle resmi makamlara başvurduğu ancak etkili bir koruma sağlanmadığı görülüyor. Faillerin açığa çıkarılmaması ve ölümlerin “intihar” denilerek kapatılması ise toplumsal güvensizliği büyütüyor.
Agirî’nin (Ağrı) Giyadîn (Diyadin) ilçesinde 19 Nisan’da 26 yaşındaki Goncagül Arslan’ın şüpheli şekilde yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan olay, çocuk yaşta evlendirilen ve sığınma evinden aile baskısıyla çıkarılan kadınların yaşam hakkının nasıl sistematik biçimde risk altında olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Şüpheli ölümün ardından güvenlik sebebiyle ismini vermek istemeyen kaynak, Goncagül Arslan’ın yaşamını kuşatan baskı sürecini anlattı.
'Güzel hayalleri vardı'
Goncagül Arslan’ın zamanla büyük bir değişim yaşadığını belirten kaynak, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Goncagül böyle hayat dolu insandı. Espriliydi, onun yanına gittiğim zaman gülmekten kırılırdım. Çok iyi bir insandı. Karakter olarak iyi biriydi. Eğer ki rahat bıraksalardı, kendi kendine hayatını yaşayabilseydi harika bir insan olacaktı. Güzel hayalleri vardı. Kocasının tarafı; kayınvalidesi, kocası ve kayınbabası dışarı çıkmasına izin vermiyordu. İşte sadece çocuklarla, hayvancılıkla ilgileniyordu. Çok fazla kapandı eve. Sosyal bir hayatı yoktu. Zaten sosyal bir hayatının olmamasını kocası tarafı istiyordu. Çünkü sosyal bir hayatı olursa biraz gözü açılır, S.’yi boşar diye düşünüyorlardı.
Son dönemde kendisinde farklı değişimler oldu. Eski Goncagül’den eser kalmamıştı. Sürekli mutsuzdu. Düğün gününde bile ablası onu zorla güldürmeye falan çalışıyordu. Çevresindeki insanlar da değişimi fark ettiler. Hatta o kadar çok boşanmak istediğini dile getirdi ki yaklaşık 5 defa küsüp babasının evine geldi. ‘Ne olur beni boşandırın’ dedi ama küsüp geldiği günlerde akşamında babası Goncagül’ü alıp geri götürdü her seferinde. Çevresine sürekli bunu anlatmaya çalıştı ama Goncagül’ü kendi aralarında kurban seçmişlerdi” dedi.
Sığınma evinden şiddet ortamına gönderildi
Goncagül Arslan’ın çocuk yaşta evlendirildiğini belirten kaynak, “Zaten Gonca’nın evliliği çok garip bir evlilik. Çevresindekiler onun ruhunu, bedenini, kişiliğini, karakterini sattılar. Goncagül’ün evliliği 16 yaşında oldu. Gonca’yı S.A. ile evlendirdiler. Asla istemediği bir evlilikti, bunu defalarca okul arkadaşlarına da bana da anlattı. Bunu o kadar ağlayarak anlatıyordu ki… Evlilik süresinde, nişanlılık döneminde sığınma evine gitmeden önce Goncagül Arslan babasına ‘ben nişanlanmak istemiyorum’ dedi. Bundan sonra Goncagül Arslan intihar girişiminde bulundu. Hastaneye götürdüler. Aslında Gonca’nın ilk intihar girişimi nişanlılıktaydı. Bunu devletin hastane kayıtlarında da görebilirsiniz. Ondan sonraki zamanda Goncagül Arslan, S.A.’yı istemediği için sığınma evine gitti. Gittikten sonra o dönemde baskı gördüğünü, zorla evlendirildiğini de söyledi” şeklinde konuştu.
‘Berdel evliliği yaptırıldı’
Sığınma evinden şiddet maruz bırakıldığı eve geri getirilen Goncagül Arslan’ın yaşadıklarını anlatmaya devam eden kaynak, bu süreçte aile baskısının devam ettiğini dile getirerek, “Ailesi Goncagül’ü ikna etmek için sığınma evine gitti. İkna ettiler ve eve getirdiler. Goncagül’e ‘okula döneceksin’ diye söz vermişlerdi. Ama Goncagül’ü S.A.’nın evine getirdiler. Sığınma evindeyken Goncagül için aile meclisi toplandı. Goncagül teyzesinin oğluyla evli ve berdel evliliği yaptı” dedi.
Goncagül Arslan’ın maruz bırakıldığı baskıyı anlattı
Goncagül Arslan’ın maruz bırakıldığı baskıyı dile getiren kaynak, bu baskıyı şu sözlerle anlattı: “En yakın arkadaşıyla konuşması yasaklanmıştı. Bütün kuzenleriyle konuşması yasaklanmıştı. Goncagül hapis hayatı yaşıyordu. Berdel evliliği olması psikolojik olarak çok yordu. Olaydan sonra aile bütün sülaleyi arayıp tehdit etmiş. ‘Konuşan olursa öldürürüz’ demişler. Olay günü S.A. ile büyük bir tartışma yaşanmış. Goncagül Arslan ailesini aramış ve demiş ki ‘Ben yapamıyorum.’ Ailesi de ‘Bizde boşanma olmaz, sen yapabiliyorsan kendini as, kendini de kurtar bizi de kurtar’ demiş. Goncagül de ağır bunalım yaşadığı için intihar etmiş. Aslında şiddet vardı ama Goncagül’le konuşmamız yasak olduğu için bana bunu çok detaylı bir biçimde anlatamıyordu. O gün Gonca’yı S.A. çok dövmüş. Gonca babasının evine sığınmış, babası geri getirmiş.”







