Yeşim Akbaş’ın annesi: Bizim çocuklarımız intihar etmiyor!

  • 09:05 22 Temmuz 2026
  • Güncel
MANİSA – Yeşim Akbaş’ın şüpheli ölümüne ve dava sürecine dair konuşan annesi Aysun Akbaş, adalet aramaktan vazgeçmeyeceğini ifade ederek dava süreçlerinde verilecek olan desteğin ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.
 
Manisa’nın Demirci ilçesinde 14 Nisan 2023 tarihinde polis lojmanında Doğan Can Yıldız’ın evinde katledilmiş halde bulunan Yeşim Akbaş’ın ailesi adalet arayışını sürdürüyor.  Failin 12 Temmuz 2024 yılında görülen duruşmasında mahkeme heyeti, suçunun sabit olmaması nedeniyle tutuklu bulunan Doğan Can Yıldız’ın “şüpheden sanık yararlanır” ilkesiyle beraatına karar vermiş ardından serbest bırakılmıştı. Bunun üzerine Yeşim Akbaş’ın ailesi karara itiraz etti. 
 
Raporlar çelişkili
 
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nde davanın istinaf kanun yolu aşaması sürerken, aile avukatları, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'na 19 Şubat tarihinde dilekçe vererek, olayın doğru şekilde yorumlanması ve raporlardaki çelişkilerin açıklığa kavuşturulmasını talep etti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı inceleyerek Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’ne gönderdiği tebliğ namede, kararın bozulması yönünde görüş bildirmişti. Yeşim Akbaş’ın ailesi, 17 aydır Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi'nin Başsavcılık görüşünü dikkate alarak beraat kararının bozulup bozulmayacağına karar verilmesini bekliyor. Bozma kararı çıkarsa fail Doğan Can Yıldız hakkında yeniden yargılama yapılacak.
 
Dava sürecinde neler yaşandı?
 
İddianamede, Yeşim Akbaş'ın ölümünden önceki gün yüzünde herhangi bir yara bulunmayan Doğan Can Yıldız’ın suratındaki çiziğe dikkat çekilmiş, yüzündeki izin kedi tırmalaması sonucu olduğu söylense de failin tırnağında Yeşim Akbaş’a ait doku örneğine rastlanmıştı.
 
Elini yıkayıp kolonya kullandı
 
Doğan Can Yıldız'ın, Yeşim Akbaş’ın vurulmasından hemen sonra elini yıkadığı ve olay yerindeki polis memurlarının verdiği kolonya ile elini temizlediği tespit edilmiş, daha önce boşandığı eşini başına silah dayayarak tehdit ettiği ve eşine şiddet uyguladığı için disiplin soruşturması sonucunda yer değiştirme cezasıyla olayın gerçekleştiği Demirci’ye atandığı da ortaya çıkmıştı. Yeşim Akbaş’ın aile avukatlarından Büşra Yıldız da saat 8:15'te Yeşim Akbaş'ın yaralandığına dair anonsun acil tıp teknisyeni R.G.'ye saat 8:45'te ulaştığı beyanında bulunmuş, böylelikle Yeşim Akbaş ateşli silahla yaralandıktan sonra dakikalarca ambulans çağırılmadığı ortaya çıkmıştı.
 
Adalet mücadelesini sürdüren Yeşim Akbaş’ın annesi Aysun Akbaş, “Adalet mücadelem devam ediyor ve edecek” diyerek destek çağrısında bulundu. 
 
Dava üç celsede bitti
 
Yeşim Akbaş davasının üç celsede bittiğini hatırlatan Aysun Akbaş, ikinci duruşmada mahkeme heyetinin adli tıp raporu istediğini söyledi. Aynı duruşmada Doğan Can Yıldız’ın ailesinin Yeşim Akbaş’a hakaret ettiğini ifade eden Aysun Akbaş, “Üçüncü duruşmaya gittiğimizde her şey belliydi. Bir bayrama gelmiş gibiydiler. Sonra ara verdi hâkim. Ara vermeden önce savcı kasten kadın öldürmekten ağırlaştırılmış müebbet, bir de üstüne devlet malını kullanmaktan 15-20 seneden bahsediyordu. Biz ‘Şükürler olsun’ deyip dışarı çıktık. Aradan sonra içeriye girdiğimizde bir anda çevik polis doldu içerisi. Avukatlar şaşırdı, karar duruşması değil de bir şey oluyor diye. Bir anda karar duruşması oldu. Hâkim bilirkişi raporu geldiğini söyledi ve bir tane tek imzalı bilirkişi raporuydu. O da yüzde 50 raporu vermiş. Hâkim dedi ki; ‘Biliyorsunuz Türkiye'de bilirkişi toplamak zor. Bilirkişi, yüzde 50'lik raporla, bu bir cinayet de olabilir, intihar da olabilir. Merhume nur içinde yatsın, beraat’ dedi. O günden bu yana adalet mücadelem devam ediyor ve edecek. Ta ki, hak ettiği cezayı alıncaya kadar. Durmak istemiyorum, durmayacağım da. Ben doğru dürüst evladımın oturup acısını yaşayamadım adalet aramaktan” dedi.
 
‘Benim çocuğum kol boyu kadar uzaklıktan vurulmuş’
 
Aysun Akbaş, Doğan Can Yıldız’a yardım eden polislerle olan davanın da iptal olduğunu belirterek, “Duruşmanın ocak ayından temmuz ayına çekilmesinden belliydi bir şey olacağı. Meğerse hâkim, savcı değişiklikleri, tayinleri oluyormuş o tarihte. Sonra ekim ayına ertelendi. Adli tatilin araya girmesi, kızımı bu hale getiren şahsa yaz tatili hediyesi gibi oldu. Benim çocuğum toprak altında. Adalet beklerken; anne, baba adalet derken o bir yaz tatili daha geçirecek. Bu bizi kahrediyor. Baştan beri böyle bu adam salınmamalıydı. Her şey ortada, biz tekrar adli tıp raporu çıkarttık. Benim çocuğum kol boyu kadar uzaklıktan vurulmuş. Dışarıya salınmasaydı bizim de içimiz rahat olurdu. Derdim ki, ‘Tamam benim çocuğum geri gelmeyecek. Bir kişi tarafından öldürüldü. Ama o da parmaklar ardında, betonların arasında çürüyecek’ derdim. Çocuğuma dua ederdim. İçimiz rahat olurdu. Ben çocuğumun yanına her pazar gidiyorum. Babası iki günde bir gidiyor, çiçeklerini sulamak için. Biz başımız dik gidemedik daha.” şeklinde konuştu.
 
‘Bizim çocuklarımız intihar etmiyor’ 
 
Şüpheli kadın ölümlerindeki intihar iddialarına dair, “Bizim çocuklarımız intihar etmiyor” diyen Aysun Akbaş, “Çocuklarımızı katledip çok güzel kılıf ayarlıyorlar. ‘İntihar etti’ diyorlar. Sadece Yeşim değil, hiçbir kadın intihar etmiyor. Niye yapsın? Herkesin çocuğunun bir işi var, gücü var, bir hedefi var. Bir hayali var. Niye intihar etsin? Benim kızım için intihar dedi. Psikolojisi bozuktu dedi. Yeşim’in ergenlik döneminde psikiyatriye götürmüştüm ve 12 yıl sonra mahkemede önüme çıktı bu. Anneler çocuklarını sağlıklı bireyler yetişmesi için psikiyatriye götürmesin mi? Ben pişman değilim götürdüğüme. Benim çocuğum çok sağlıklıydı. Benim çocuğum hayvan severdi. Bir sürü müzik aletleri çalabiliyordu. İki tane iş yeri vardı. Yani intihar edecek hiçbir sebebi yoktu” diye ifade etti.
 
Dayanışma çağrısı
 
Doğan Can Yıldız’a yardım ettikleri gerekçesiyle yargılanan polislerin davasında ilk duruşmada yalnız olduklarını söyleyen Aysun Akbaş, bu davalarda desteğin çok önemli olduğunu vurgulayarak şu çağrıda bulundu: “Demirci'de polislerle olan davamıza bir sürü insan geldi. Bizim için çok iyi oldu. Bir sürü asker vardı. Ben ne için gittim oraya? Ben çocuğumun adaletini aramaya gittim. O askerler için ben bizi koruyacaklar sandım. Meğerse oraya bizi içeriye aldırmamak için gelmişler. Buradan çağrı yapıyorum. Yargıtay'dan bir an önce dosyamız açılır da bu şahısla olan davamız başlar. Gerek o olsun gerek polislerle olan davamızda gerçekten çok insan bekliyorum. Gerçekten desteğe çok ihtiyaç oluyor. Bir tane fazla insan oldu mu insan daha rahat hissediyor kendini. Çok güzel oluyor. İlk duruşmada hep yalnızdım.  Diğer davada geldiler ve çok güzel oldu. Çok ses getirdi.  Bu davalarda bizim gibi anneleri yalnız bırakmasınlar.”
 
Ne olmuştu?
 
Yeşim Akbaş, 14 Nisan 2023 tarihinde Manisa’nın Demirci ilçesindeki polis lojmanında, Doğan Can Yıldız’ın evinde ateşli silahla vurulmuş halde bulundu. Kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Yeşim Akbaş'ın, polis Doğan Can Yıldız’a ait olan ateşli silahla vurulduğu belirlendi. Olayın ardından gözaltına alınan Doğan Can Yıldız, adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Savcılığın itirazı üzerine 19 Nisan 2023 tarihinde gözaltına alınan Doğan Can Yıldız, bu kez tutuklandı. Fail hakkında Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'nde “Kadına karşı kasten öldürme” ve “Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemi ile dava açıldı. 12 Temmuz 2024 tarihinde görülen davada, mahkeme heyeti, suçunun sabit olmaması nedeniyle tutuklu bulunan Doğan Can Yıldız’ın “şüpheden sanık yararlanır” ilkesiyle beraatına karar verdi.